Kılıçdaroğlu’nun ‘görevi’ ne zaman bitecek
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Kılıçdaroğlu’nun ‘görevi’ ne zaman bitecek

26.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

AK Parti’nin 25 yıllık iktidarı boyunca “Bunu da gördük” dediğimiz o kadar olay yaşadık ki ne yaşanırsa yaşansın artık şaşırmayız diyorduk.

Her seferinde de yaşanan gelişmelerden sonra yine de şaşırıyoruz.

Sanırım birileri çıkıp “CHP Genel Merkezi’ne çevik kuvvet gaz ve plastik mermi ile girecek” dese “Hadi canım, o kadar da değil” deriz.

Deriz ancak ne yazık ki oldu.

Atacağı her adımdan önce mutlaka halkın nabzını tutan anketler yaptıran ve sonuca göre davranan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, karşısında rakip olacak parti veya kişilerin bir şekilde önünün kesilmesini istediğini biliyoruz.

2002 yılında Cem Uzan, sonra Anavatan Partisi ile Demokrat Parti’nin birleşme süreci, Süleyman Soylu ve Numan Kurtulmuş... Hepsi bir şekilde “tehlikeli rakip” olmaktan uzaklaştırıldı.

Kılıçdaroğlu’nun kongrede Özgür Özel ve değişim ekibine kaybetmesinin ardından yapılan mahalli seçimlerde CHP, tarihinin en büyük başarılarından birini yakaladı ve 25 yıllık AK Parti iktidarı döneminde ilk kez birinci parti oldu.

Alınamaz denilen il ve ilçe belediyeleri kazanıldı.

Sonrasında bu rüzgâr dinmedi ve yapılan anketlerde üstünlük CHP’ye geçti.

Yine bilindik klasik yöntem denendi: rakibi bünyede eritmek. Önce milletvekilleri, sonra belediye başkanları çeşitli sebeplerle AK Parti saflarına katıldı.

Yetmedi...

Yapılan anketlerde CHP büyümeye ve seçimler sonrasındaki etkisini sürdürmeye devam ediyordu. Ekonomi kötü sinyaller veriyor, tarım ve eğitim gibi alanlardaki politikalar iflas noktasına geliyordu. Halka sunulacak hikâyeler ise ekonominin gölgesinde kalıyordu.

Aranan mucize, CHP içinde kongre sonucunu hazmedemeyen grubun başkaldırması ile gerçekleşti. Veyahut iktidardan gelen mesajla başkaldırıldı. “Kongre şaibeli”, “Belediyeler yolsuzluklara battı” iddialarıyla şekillenen süreçte, Kılıçdaroğlu’na yakın isimler; daha önce Kılıçdaroğlu’na “PKK’li”, “FETÖ’cü” iftiraları atan, Alevi kimliği üzerinden saldıran yandaş medyada sabah akşam CHP anlatılarıyla büyük operasyonların parçası haline geldi.

Bir doğrunun yanına bin yalan eklenerek verilen ifadeler, aileleriyle tehdit edildikleri için “etkin pişmanlık” ifadesi verdiklerini itiraf eden kişilerle süreç ilerledi.

Bu sırada Özgür Özel ve ekibi durmuyordu. Hem yargılanan isimlere sahip çıkıyor hem de ülkenin sorunlarını meydan meydan gezerek anlatıyordu.

Özgür Özel pes ettirilemeyince iktidarın baskısı CHP Genel Merkezi’ne kadar geldi.

YSK’nin yetkisinde olan CHP kongre sonucu, üstelik aynı delegelerin daha sonra yeniden Özgür Özel’i genel başkan seçmesine rağmen “şaibe” iddiaları neticesinde yargıya taşındı. İlk mahkeme davayı reddetti. İstinaf aşamasındaki bölge mahkemesi ise “mutlak butlan” kararı vererek kongreleri yok saydı.

Kararın hukuksuzluğunu bir kenara bırakalım; karar çıkmadan önce ne zaman ve nasıl çıkacağını yandaş medyadan öğrendik zaten.

Kemal Kılıçdaroğlu görevi tekrar kabul etti. Pazar günü sabah 07.00’de genel merkez binasının önüne CHP’li vekiller ve kim oldukları meçhul kişiler dikildi. Sonrasında ise Kılıçdaroğlu’nun “CHP Genel Merkezi boşaltılsın” talimatıyla tarihe kara leke olarak geçecek olaylar yaşandı.

107 yıllık şanlı tarihe sahip Cumhuriyet Halk Partisi’ne, eski genel başkanının talimatıyla polis gaz ve plastik mermilerle girdi. Kapılar söküldü, camlar kırıldı.

Kim sebep olduysa utanmalı. Yaşananlardan herkesin utanç duyması lazım.

Dürüstlüğünden ve iyi niyetinden kimsenin şüphe etmediğini düşündüğüm Kılıçdaroğlu ne yazık ki hata yapmaya devam ediyor. Koltuk hırsı mı, ego mu ya da başka bir ajanda mı bilinmez; ilmek ilmek ördüğü kendi geçmişini ve CHP’nin şanlı tarihini yok ediyor.

“Polise CHP Genel Merkezi’ne girin” demek ne anlama geliyor?

Kime karşı, neye karşı bu öfke, bu hırs?

AK Parti doğal olarak rakibinin zayıflamasını ister. Sanırım AK Parti kadroları dahi bu kadarını düşünmemiştir.

Demokratik kurumlarımız o kadar yerle bir oldu ki terör örgütü lideri Abdullah Öcalan bile yayımladığı mesajda “Bu kadar da olmaz” diyor. AKP Türkiye’yi öyle bir yere getirdi ki terör örgütü liderinden nasihat dinler hale geldik.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız dahi dün “mutlak butlan” kararının yok hükmünde olduğunu belirtti.

Ne yazık ki bu kara tablo yaşandı.

Artık gücü eline alan tüm partiler rakiplerini mutlak butlan kararıyla yok edebilecek.

Asıl merak edilen konu şimdi ne olacak?

Edindiğim bazı bilgiler var.

Halihazırda Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi döneminde yer alan parti meclisi listeleri geçerli. Bu listeden istifa edenler, belediye başkanı olanlar ve TBMM’de görev alanlar düşünüldüğünde PM’deki sayı 58 oluyor.

Bu 58 kişinin 32-33’ü Özgür Özel destekçisi. Şayet kurultay kararı söz konusu olduğunda sosyal medyada açıklama yapan isimler de eklendiğinde sayı 40’a çıkıyor. Yani en kısa sürede alınacak bir kurultay kararı için Özgür Özel destekçisi kişilerin sayısı oldukça fazla.

PEKİ SÜREÇ NASIL İLERLEYECEK?

Kılıçdaroğlu, PM’yi bu gündemle toplamayabilir.

Özgür Özel destekçisi kişiler istifa ederse PM’deki sayı ciddi anlamda düşüyor. Bu sayı 40 kişinin altına düşerse PM organsız kaldığı için haziran ayında Sayıştay’a hesap verilmesi gerekiyor ancak bu hesap verilemiyor.

Sayıştay’a hesap verilemeyince hesapların tamamı reddedilir. Parti para alamaz ve parti yöneticileri hakkında ceza istenir. Hatta kapatma davası dahi söz konusu olabilir.

Bu durumda kurultay tek seçenek olur.

CHP’nin lideri önemli ancak unutulan bir gerçek var: CHP bir örgüt partisidir.

MYK oluşturuldu ve iddialara göre bazı milletvekilleri disipline sevk edildi. Ancak bu kararı da parti meclisinin kabul etmesi gerekiyor. Milletvekilleri, Meclis faaliyetleri ile ilgili grup disiplin kuruluna sevk edilebilir. Orada da Özgür Özel ekibi çoğunlukta.

Hatta grup başkanına hakaret eden bir milletvekili olursa bu kurulu Özgür Özel de çalıştırabiliyor.

CHP kasasında halihazırda 1 milyar Türk lirası para var. Bankada durduğu için yaklaşık 140 milyon Türk lirası faiz geliri oluşmuş durumda.

Özel döneminde ise 140 milyon Türk lirası borç ve kasada yalnızca 4 milyon Türk lirası para ile devralındığı belirtiliyor.

Özetle Yargıtay’dan gelecek karara göre Özel cephesi hareket edecek. PM’deki çoğunluğu nasıl kullanacaklarına dair ser verip sır vermiyorlar.

Süreci takip edeceğiz.

Yazarın Son Yazıları

Fon parası nerede? Nijerya’da mı Finlandiya’da mı?

Finlandiya’da satın alınan bir sanayi şirketi, Türkiye’de soruşturulan portföy yönetim şirketi ve Nijerya’da açığa çıkan ortaklıklar...

Devamını Oku
06.10.2026
Fonlar bir bir çökerken kimler çıkış yaptı?

Türkiye yine tarihe geçecek bir skandalla karşı karşıya.

Devamını Oku
29.09.2026
Ev hayalinden İsviçre hesabına: Devlet bu balonu görmedi mi?

Bir tarafta faizsiz finansmanla ev sahibi olmak isteyen insanlar...

Devamını Oku
26.09.2026
Vatandaşlık dediğin böyle mi verilir?

Bu köşeyi sıkı takip edenler hatırlar.

Devamını Oku
22.09.2026
SPK her şeyi biliyor, kim kazandı açıklayın

Her şeyi bilmek zorunda değiliz.

Devamını Oku
19.09.2026
Bitmeyen düğün altınları!

Haftalar önce belgeleri yayımladım.

Devamını Oku
15.09.2026
İBB davasında yer alan firma mahkeme salonunun betonunu döktü!

İBB davaları devam ediyor.

Devamını Oku
12.09.2026
‘Jokerler’ trafikte dolaşıyor: Skandal ehliyet sahteciliği

Bir iddianameye ulaştım, hayretler içerisindeyim.

Devamını Oku
08.09.2026
Gökçeklerde ikinci perde

Gökçek ailesine uzanan soruşturmanın merkezindeki şirketlerin Türkiye’deki arazi satışı ile Almanya’daki mülk üzerine konulan 6.5 milyon Avroluk ipoteğin yalnızca iki gün arayla gerçekleşmesi soru işaretleri yarattı.

Devamını Oku
04.09.2026
Melih Gökçek soruşturması: Tüm belgeleri verdim

Melih Gökçek ile ilgili önceki yazımı bitirirken “Gazetecilikte bazı sorular cevabından güçlüdür” diye yazmıştım.

Devamını Oku
01.09.2026
Ecem Alkaş neden hâlâ cezaevinde?

Futboldaki bahis ve şike soruşturmasında çok sayıda isim gözaltına alındı, tutuklandı.

Devamını Oku
29.08.2026
Gökçek ailesinin Almanya dosyası

Türkiye’nin bir Melih Gökçek sorunu vardır.

Devamını Oku
28.08.2026
Paymix iddianamesi ve Mustafa Varank’ın ziyareti

Yasadışı bahisi bıkmadan usanmadan anlatmaya devam edeceğim demiştim.

Devamını Oku
25.08.2026
Nişasta bazlı şurup: Soframıza akıtılan zehir

Önümde iki ayrı devlet raporu var.

Devamını Oku
22.08.2026
Devlet kapısını açtı, cemaatler içeri girdi

“Efendiler ve ey millet! İyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti; şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyettir.”

Devamını Oku
18.08.2026
Süleymancılara operasyon: Tasfiye mi dizayn mı?

Türkiye’de bugün yaşanan her operasyonun yalnızca savcılık dosyasındaki suçlamalardan ibaret olmadığını yaşayarak görüyoruz.

Devamını Oku
15.08.2026
Çerçeve yasa: 62 günde ne değişti?

Çerçeve yasa ile çözüm sürecini konuştuğumuz günlere geldik.

Devamını Oku
11.08.2026
IQ Money kapandı, sistem ‘klonlandı’

Geçen yazımda IQ Money iddianamesini anlatmıştım.

Devamını Oku
08.08.2026
155 milyar liralık IQ Money iddianamesi

Bir soruşturma dosyasını okurken bazen en önemli ayrıntılar suçlamaların yazıldığı bölümlerde değil, şirketin kuruluş hikâyesinde gizlidir.

Devamını Oku
04.08.2026
At yarışı bahsinde Demirören ortaklığı

Gazetecilik bazen arkadaşınla sohbet ederken duyduğun tek bir cümleyle başlar.

Devamını Oku
01.08.2026
CHP’si, iktidarı; gazetecileri rahat bırakın

Yalan, kumpas, FETÖ’vari operasyon, kurgu...

Devamını Oku
28.07.2026
Ahbap soruşturması: Cadı avı isteyenler var

Ahbap soruşturması başladı başlayalı bir cadı avıdır sürüp gidiyor.

Devamını Oku
25.07.2026
Oğuzhan Uğur ifadesinde neler söyledi

Ahbap davasının yankıları sürüyor.

Devamını Oku
21.07.2026
Ahbap soruşturması: İyi niyet, muhasebe kaydı değildir

Bir haftadır Ahbap ve Haluk Levent ile ilgili soruşturmayı konuşuyoruz.

Devamını Oku
18.07.2026
Ahbap soruşturması: Haluk Levent’e sorular

Türkiye’nin hafızasında bazı tarihler vardır.

Devamını Oku
14.07.2026
İran’dan Türkiye’ye: ‘Böbrek’ dolandırıcılığı

Bazen yaşamımızda sağlığın önemini çok kavrayamadığımızı düşünüyorum.

Devamını Oku
11.07.2026
Gözaltı, gözaltı, gözaltı... Adaletsizlik ekiyoruz

Her zaman haber, bilgi, belge anlatacak değilim.

Devamını Oku
07.07.2026
Murat Ongun savunmasında neler söyledi

İBB davasında savunmalar devam ediyor.

Devamını Oku
04.07.2026
Adaletin terazisi kimin elinde?

Bugün sizinle adalet üzerine biraz dertleşmek istiyorum.

Devamını Oku
30.06.2026
Belediyelere operasyonların içeriğini biliyor musunuz?

Adalar Belediyesi’ne, Seferihisar Belediyesi’ne, Bornova Belediyesi’ne ve Şile Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonları görmüşsünüzdür.

Devamını Oku
27.06.2026
Papel iddianamesindeki tarih

Bir süredir yasadışı bahis işlemlerinin, elektronik ödeme sistemleri üzerinden nasıl para döndürdüğünü yazıyorum.

Devamını Oku
23.06.2026
Bir Türkiye tablosu: Sadık Karayel

Şimdi size garip bir Türkiye tablosu anlatacağım.

Devamını Oku
20.06.2026
121 milyar liralık soru

Bir düşünün...

Devamını Oku
16.06.2026
Merkez Bankası ne yapıyor

Yasadışı bahis operasyonları son hız devam ediyor.

Devamını Oku
13.06.2026
Paybull dosyası: Bir şirketin değil, bir sistemin şifresi

Bir ödeme kuruluşu düşünün.

Devamını Oku
09.06.2026
Çağımızın vebası: Görünür olma hastalığı

Uzun zamandır kafamda dönüp duran bir mesele var.

Devamını Oku
06.06.2026
Milyarlarca liralık PayCO iddianamesi

Bir elektronik para kuruluşu düşünün.

Devamını Oku
02.06.2026
Tartışmalı araçlar: Kılıçdaroğlu ve Nafer Bey ilişkisi

CHP ile yatıyoruz, CHP ile kalkıyoruz.

Devamını Oku
30.05.2026
Kılıçdaroğlu'nun 'görevi' ne zaman bitecek

AK Parti’nin 25 yıllık iktidarı boyunca “Bunu da gördük” dediğimiz o kadar olay yaşadık ki ne yaşanırsa yaşansın artık şaşırmayız diyorduk.

Devamını Oku
26.05.2026
Mesele mutlak butlandan çok daha büyük

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 38. olağan kurultaya ilişkin verilen “mutlak butlan” kararını herkes konuşuyor.

Devamını Oku
23.05.2026