İngiliz basınında yer alan haberlere göre, öldürülen dini lider Ali Hamaney’in ofisinde görevli protokol şefi Mezaher Hüseyni’nin üst düzey din adamları ve Devrim Muhafızları komutanlarına yaptığı konuşma sızdırıldı.
Bağımsız kaynaklarca doğrulandığı belirtilen kayıtta, saldırının yalnızca askeri değil, doğrudan liderlik kadrosunu hedef aldığı ifade edildi.
The Telegraph'a göre Hüseyni, Mücteba Hamaney’in saldırıdan kısa süre önce “bir şey yapmak için” dışarı çıktığını ve bu sayede hayatta kaldığını aktardı.
Aynı kayda göre saldırıda Mücteba Hamaney bacağından hafif şekilde yaralanırken, eşi ve oğlu olay yerinde yaşamını yitirdi. Damadının ise başının koparak hayatını kaybettiği öne sürüldü.
Ali Hamaney’in askeri ofisinin başındaki Muhammed Şirazi’nin de patlamada parçalandığı, kimliğinin ancak sınırlı kalıntılar üzerinden tespit edilebildiği belirtildi.
28 Şubat’ta gerçekleştiği belirtilen saldırı sırasında Ali Hamaney ve üst düzey güvenlik yetkililerinin toplantı halinde olduğu aktarıldı.
Füze saldırısının aynı anda birden fazla noktayı hedef aldığı, bu durumun tüm liderlik yapısının ortadan kaldırılmasının amaçlandığı yönünde yorumlara neden olduğu ifade edildi.
Saldırıda Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Pakpur ile Savunma Bakanı Aziz Nasirzadeh de yaşamını yitirdi.
FÜZELER KATLARI DELDİ
Saldırıda kullanılan füzelerin yüksek tahrip gücüne dikkat çekilirken, bazı füzelerin üst katı delerek alt katlara ulaştığı belirtildi. Mücteba Hamaney’in konutunun yanı sıra damadına ait dairenin de doğrudan hedef alındığı ifade edildi.
Aile üyelerinden Mustafa Hamaney’in ise eşiyle birlikte saldırıdan yara almadan kurtulduğu aktarıldı.
Saldırı sonrası Mücteba Hamaney’in kamuoyu önüne çıkmaması dikkat çekti. Yeni liderin seçilmesinin üzerinden 18 gün geçmesine rağmen herhangi bir görüntü vermediği, İran halkına yalnızca devlet televizyonunda okunan yazılı bir mesajla seslendiği belirtildi.
Bu durum, Hamaney’in sağlık durumunun resmi açıklamalardan daha ağır olabileceği yönündeki iddiaları güçlendirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki liderlik yapısının ciddi bir kriz içinde olduğunu öne sürdü.
Öte yandan ABD istihbaratına dayandırılan değerlendirmelerde, Ali Hamaney’in oğlunun kendisine halef olmasına sıcak bakmadığı iddia edildi.
İranlı bir yetkili de bu durumun ülke içinde bilinen bir gerçek olduğunu belirterek, Mücteba Hamaney’in seçilmesinin tartışmalı olduğunu ifade etti.
İran’da bazı siyasi ve askeri çevrelerin, liderliğin babadan oğula geçmesi ihtimaline karşı çıktığı ve bunun 1979 İslam Devrimi’nin ruhuna aykırı olduğu görüşünü dile getirdiği belirtiliyor.