Kartal Belediyesi tarafından bu yıl üçüncü kez düzenlenen Felsefe Buluşmaları etkinlik dizisinde, günümüzde gitgide kronikleşen eğitim sorunları insanla ilişkisinde felsefi olarak tartışıldı. Etkinlikte Arel Üniversitesi’nden felsefeci Dr. Berrak Coşkun, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nden İsmail Hakkı Tonguç Belgeliği Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Prof.Dr.H.Haluk Erdem konuşmacı olarak katıldı.
Maltepe Üniversitesi’nden Prof.Dr. Sevgi Şahintürk’ün kolaylaştırıcılığında gerçekleştirilen ve filozof Betül Çotuksöken, Kartal Belediyesi Başkanvekili Özlem Bulut, Seyfettin Balcı, Yusuf Çotuköken, Prof.Dr.Bergen Coşkun Özüaydın da dinleyici olarak katıldığı toplantıya ilgi yoğundu. 16 Mayıs 2026 tarihinde Bülent Ecevit Kültür Merkezinde gerçekleştirilen açıkoturumda Dr Berrak Coşkun, günümüz eğitiminde insanın unutulduğunu ve kültür bağının neredeyse koptuğunu dile getirdi. Eğitimin insanın insanlaşmasını sağlamadaki etkin rolünün anlaşılamadığını dile getirdi. İnsanın, insan bütünlüğüyle eğitilmesinin örneklerini oluşturan Eski Yunan dönemindeki Paideia ve sonrasında hümanizmle biçimlenen Bildung anlayışlarının önemini vurguladı. Coşkun, bu iki eğitim anlayışının insanın özgürce olanaklarını gerçekleştirebilme yolları olduğunu ifade etti.
Türk eğitim tarihinin önemli uygulaması olan Köy Enstitüleri her iki eğitim yaklaşımını tamamlamaktadır. Prof.Dr.H.Haluk Erdem konuşmasını bir soru (eğitim sanılanın/sözde eğitimin kendisi de eğitim sorunlarının kaynağı olabilir mi?), bir saptama (eğitim sorunlarının temel nedeni, ‘eğitimin düşünme dünyasında’ yer alan eğitimin amaçları, yetiştirilmek istenen insan anlayışı ve uygulanması istenen eğitim modelleridir) bir öneri ( doğru bir eğitimsel dayanışma, etik işbirliği) biçiminde üç ana başlık altında topladı.
"TÜM DİSİPLİNLERDEN YARARLANMALI"
Erdem’e göre, eğitim sanılanın/sözde eğitim eğitimde ki kronik sorunlara yol açmaktadır. Bugün eğitimde uygulanan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde ileri sürülen eğitimin amaçlarının, yetiştirilmek istenen insan anlayışının, modelin kavramsal örüntüsündeki belirsizliklerin oldukça sorunlu olduğunu vurguladı. PISA 2022 sonuçlarından hareketle okula karşı yaşanan güvensizlik, akran zorbalığı, okul aidiyetindeki olumsuzluklar, dezavantajlı konumdaki öğrencilerin durumuna ilişkin bilgiler verdi. Tüm bu eğitim sorunlarının yalnızca eğitim bürokratları ve eğitim uzmanlarıyla değil, başta felsefeciler olmak üzere insan üzerine bilgi üreten tüm disiplinlerden yararlanılması ve tüm eğitim bileşenleriyle birlikte doğru bir iş birliği kurulması gerektiğini sözlerine ekledi.
Dinleyicilerden gelen çok sayıda sorularla ve konuşmacıların verdiği yanıtlarla açıkoturum tamamlandı.
