Prof. Dr. Acar Baltaş’tan önemli uyarı: 'Cumhuriyet ışığını kaybetmemeli'

Prof. Dr. Acar Baltaş’tan önemli uyarı: 'Cumhuriyet ışığını kaybetmemeli'

23.04.2026 19:45:00
Güncellenme:
Prof. Dr. Acar Baltaş’tan önemli uyarı: 'Cumhuriyet ışığını kaybetmemeli'

Cumhuriyet Gazetesi tarafından ikincisi düzenlenen Geleceğin Eğitimi Zirvesi 13 Nisan Pazartesi günü Pera Müzesi'nde yapıldı. "Eğitimin Gücüyle Geleceği İnşa Etmek" başlıklı oturumda psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş, gazetemiz yazarı Özlem Yüzak'ın sorularını yanıtladı.

Dünyanın çok kapsamlı bir dönüşümden geçtiğini belirten Yüzak, “Yalnızca teknoloji değil, insanların düşünme biçimleri, öğrenme alışkanlıkları, hatta gerçeklik ile ilgili algıları da değişiyor ve dönüşüyor. Yapay zeka bilgiye ulaşımı inanılmaz hızlandırdı” dedi.

Öğrencilerin kendi eğitiminde, derslerinde ve insanların artık doktorda yaptırdıkları tahlilleri bile GPT'den öğrenmeye başladıklarını anımsatan Yüzak, Baltaş’a Biz nasıl bir gelecek istiyoruz? Gelecek için nasıl insanlar yetiştiriyoruz?” sorusunu yöneltti. İnsanlık tarihini boyunca önemli dönüşümler yaşandığını söyleyen Baltaş, “İnsanlar üç tane önemli karar veriyorlar hayatlarında: ‘Nerede yaşayacağım, ne iş yapacağım ve bunu kiminle yapacağım’. Bu üç karar da endüstri devriminden önce çok kolaydı. İnsanlar doğduğu yerde yaşar, anasının, babasının işini yapar. Sonra da komşu çocuklarından veya kuzenlerinden biriyle evlenirlerdi. Şimdi hareket, mobilite, bir kısmen trenler ama önemli ölçüde işte arabaların icadıyla insanlar doğdukları yerin dışında yaşamaya başladılar. Ve bu toplum dokusunu, gelenekleri, görenekleri değiştirdi” tespitinde bulundu. 

ENDÜSTRİ DEVRİMİNİN YIKICI ETKİSİ

İnsanların doğdukları toplumdan farklı bir toplumda yaşamaya başladığını ve bu durumun da kuşaklar arasındaki farkı açtığını vurgulayan Baltaş, “Kuşaklar arasındaki farkın açılmasının en önemli sebebi şudur: Eğer anne baba tarlada çalışıyorsa, çocuklar da evdeyse ve büyük anne ve büyük baba onlarla zaman geçiriyorsa, onlara tarihi öğretiyor.Kendi yaşadığı tarihi öğretiyor. Ve böylece kuşaklar arasında bir bağ oluşuyor. Hem aile tarihini hem işte yakın çevrenin tarihini, içinde bulundukları ekosistemin tarihini. Endüstri devrimi bunu koparttı. Metropolleşme, şu anda içinde yaşadığımız anomali bir miktar da anormi biraz da bu sebeple doğdu” dedi. 

“TEMEL ÖZELLİKLER DEĞİŞİYOR”

Hafıza, merak ve sabrın insana ait üç özellik olduğunu belirten Baltaş, “Şimdi bu bütünüyle değişiyor. Hafızanın değişmesi çok önemli değil. Çünkü zaten anı defteri tutuyorduk. Resim çekiyorduk, filmler var. Yani hafızamızı depoluyorduk. Merak önemli. Özellikle de çağdaş hayatta merak çok önemli. İş hayatı için de önemli. Bilmenin yolu meraktan geçiyor. Yapay zekânın varlığı bunu önemsizleştiriyor. Yani çünkü bilmeniz gerektiği merak ettiğiniz zaman bilmek için araştırırsınız. Araştırırken de onun etrafında birçok başka şeyle karşılaşırsınız. Şimdi öyle bir şey yok. Basıyorsunuz düğmeye, bilmek istediğiniz şey karşınıza geliyor. Yani öğrenmenin önemi kalmadı ve o orada öğrendiğiniz şeyi de bilmek sayıyorsunuz” uyarısında bulundu. 

SABIR EROZYONU 

En büyük tehlikenin sabır konusunda olduğunun altını çizen Baltaş, “Sabır ortadan kalkmaya başladığı zaman toplum dokusu da değişiyor. Şöyle düşünün, karşınızdaki bir halka dönmeye Başladığı zaman bir şey aradığınızda beş saniye eğer ona çok önem veriyorsanız bir beş saniye daha bekliyorsunuz. Sonra basıp devam ediyorsunuz. Üzerinden geçiyorsunuz. Bu çok önemli. Çünkü sabrın erozyona uğraması toplum dokusunu değiştirme potansiyeline sahiptir. Neden? Çünkü derinleşmek ancak sabırla olur. Sabır göstermeden derinleşemezsiniz ve hep yüzeyde kalırsınız. Ve o yüzeyde rastladığınız şeyi de ‘bilmek’ ve ‘bilgi’ zannedersiniz” dedi.

“TARİHİMİZİ BİLMEK ZORUNDAYIZ” 

Gençlerin en önemli özelliği tarihin kendileriyle başladığına inanmaları diyen Baltaş, “Bu toprakların nasıl zor şartlarda vatan olduğunu çocuklara aktarmak zorundayız. Yapılan fedakarlıklardan, ödenen bedellerden haberleri yok. O sebeple bir kere önce tarih bilincini vermeniz gerekir ki bir sahiplenme duygusu yaratalım. Cumhuriyet çünkü böyle kuruldu” ifadelerini kullandı. Ülkede yaşanan gelişmelerin, Türk pasaportunun değerini kaybetmesinin de etkisiyle gençlerde başka ülkelere göç etme isteğinin arttığın anımsatan Baltaş, öte yandan gençlerin göç etmek istedikleri ülkelerde şartların kolay olmadığına değindi. “Gittikleri zaman ne kadar parlak bir öğrenci olurlarsa olsunlar başladıkları nokta sıradan göçmen, sıfır” diyen Baltaş, “Ve bu çok zor değişiyor. Dolayısıyla çocukları gerçekçi olmayan bir şeye özendirmemek gerekir. Hiçbir bitki kendi toprağının dışında tam potansiyeline ulaşamaz. çok istisnai bir yetenek değilse” ifadelerini kullandı. 

“GENÇLER ÖRGÜTLENMELİ”

“Gençlere önerdiğim, örgütlü olmak, dünya görüşünüze uygun bir örgüte girip, hedef koyduğunuz yolda eylem içeren bir çaba içinde olmaları” diyen Baltaş, sözlerine şöyle devam etti: “Başka bir yolu yok. Başarılar hep böyle başarmış. Cumhuriyet aslında bir insan yetiştirme yolunu seçmiş. Her bu sorumluluğu olan herkes ilkokuldayken sabahları mutlaka bir şey söylemiş. Demiş ki, varlığım Türk varlığına armağan olsun. Bu tam bir entropilizasyondur. Temel felsefenin zihinlere yerleştirilmesidir. Ve nitekim Cumhuriyet'in görevlendirdiği kişiler bunu sözcülük olarak değil, karanlığa ışık getirmek olarak görmüşler. Oradaki deneyimlerini çok önemsemişlerdir ve bunu severek görmek istemişlerdir. Dolayısıyla bu ışığı kaybetmemek önemli, bu duyguyu kaybetmemek önemli. Onun için ben geleceği şekillendirmek derken tarihe gitmesinin oydu. Çünkü geçmişini bilmeyen geleceğini şekillendiremez.”