Yüz yüze eğitimde iki ay doluyor: Okulda şiddet arttı

Çocuklarda genel bir kendine güvensizlik, içe dönüklük hali gözüküyor. Bu durum ilköğretimde daha da yaygın. Öğretmenler, okullardaki şiddet olaylarında da artış gözlemlediklerini söylüyor.

27 Ekim 2021 Çarşamba, 04:00
Yüz yüze eğitimde iki ay doluyor: Okulda şiddet arttı
Abone Ol google-news

Yüz yüze eğitim iki ayını doldurmak üzere. Sadece son haftada 500’den fazla sınıf karantinaya alındı. Sınıfları kapatılan öğrenciler, evde gerekli teknolojik destek bulunmaması halinde 10 gün boyunca eğitimden kopuyor. 

Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay, yüz yüze eğitimde yaşanan sorunları değerlendirdi: 

KAPANAN SINIFLAR:  Pandemi ülkeye ilk sıçradığında hükümet nasıl gerekli mücadeleyi vermek yerine rakamlarla oynadıysa şimdi Milli Eğitim Bakanlığı da kendi alanında bunu yapıyor. 

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, toplam 2 bin 225 sınıfın kapandığını söyledi. Bakanlığın verdiği sınıf ortalaması olan 25 sayısını baz alırsak bu 55 bin 625 öğrencinin eğitiminin aksadığı anlamına gelir. Bu sayıyla bizim sahadan, üyelerimizden aldığımız bilgiler arasında uçurum var. Biz 6 bine yakın sınıfın kapandığını söyleyebiliriz. Daha geçen hafta 500’den fazla sınıfın kapandığı bilgisine sahibiz. 

Özellikle sınav sınıflarındaki öğrencilerimiz için bu belirsizlik, sınıfın her an kapanıp geri kalabileceği ihtimali büyük bir stres kaynağı oluşturmuş durumda. Öğrencilerimizin zaten 2 yıla yakın bir öğrenme kaybı var. Açılan destekleme yetiştirme kurslarında bile sadece Türkçe, Matematik gibi ana derslerin olduğunu görüyoruz. Yani bu kurslar da sınav eksenli bir mantığa sahip ve çocukların geri kaldığı diğer alanları es geçiyor. 

Ayrıca kapanan sınıflarla ilgili yaşanan bir materyal desteği sorunu var. Hâlâ öğrencilere de öğretmenlere de tablet/bilgisayar ve internet MEB tarafından temin edilmiş değil. Kapanan sınıflardaki çocukların ailesi yoksulsa 10 gün karantina süresi eğitimden kesin bir kopuş haline geliyor. 

 KALABALIK VE HİJYEN: Sınıflar seyreltilmemiş, yeni derslikler inşa edilmemiştir. Bakanlığın bu konudaki en büyük illüzyonu tüm okulların fiziki şartları aynıymış gibi açıklamalar yapmasıdır.  Bu konuda bir standart da standart getirme niyeti de yoktur. Örneğin MEB istatistiklerine göre Gümüşhane’de ilk ve ortaokulda derslik başına 13 kişi düşerken Gaziantep’te bu sayı 35. Anadolu imam hatip liselerinde derslik başına düşen öğrenci ortalaması 15 iken genel liselerde 32’dir. 2021 yılında Türkiye’de hâlâ 40-50 kişilik sınıflar vardır. 

 Bakanlığın bu iki ayda verdiği en kötü sınav hijyen alanındadır. Devlet okullarında sabun, tuvalet kâğıdı, dezenfektan gibi ana ihtiyaç malzemelerinin maddi yükü bile velilerin ve öğretmenlerin sırtına yüklenmiştir. Bu kendi haline bırakılmışlık hali, özellikle yoksul mahallelerdeki devlet okullarında kendisini büyük bir tehlike olarak göstermektedir. Tuvaletler yetersiz ve pis, sınıflar kir içindedir. 

SEMPTOM TAKİBİNİN ZORLAŞMASI VE BİLİNÇSİZLİK: İki ayda, özellikle kapanan sınıflar üzerinden rahatça söyleyebiliriz ki velilerin doğru bilgilendirilmemiş olması da yüz yüze eğitime ciddi darbe vurmaktadır. Kapanan sınıfların birçoğunda öğrencinin Covid-19 semptomları gösterdiği halde velisi tarafından okula gönderildiği anlaşılmaktadır.  Son birkaç haftada eğitimdeki korona takibinin sadece semptom üzerinden gidiyor olmasının sıkıntılarını yaşıyoruz; çünkü bu sene yaygın olan grip ile koronanın semptomları bire bir benzerlik gösteriyor. Havaların iyice soğuyup gribin daha da yaygınlaşacağı önümüzdeki aylarda, bu benzerlik bize büyük bir sorun olarak dönecek görünüyor ve bakanlığın bu konuda açıkladığı bir plan da yok.