Çay İşletmeleri (Çaykur) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim’in açıklamaları, Karadeniz’de yaşanan yaş çay hasadındaki sorunları görmezden geldiği ve üreticilerin sıkıntılarını hafife aldığı eleştirilerine neden oluyor.
10 Temmuz’da başlayan 2. sürgün yaş çay hasadında, üreticilerin şarjlı çay motorlarıyla hızlı toplama yapması nedeniyle fabrikalarda büyük izdiham yaşanırken, Çaykur’un bu durum karşısında etkili bir önlem almaması dikkat çekiyor. Üstelik bazı özel firmalar, üreticilerin zor durumundan faydalanarak çayları düşük fiyatla almaya devam ediyor.
Alim, üreticilere acele etmemeleri çağrısında bulunurken "Biz Karadenizliler, Karadeniz gibi hırçın ve dalgalıyız. Bir günde, iki günde çayımızı bitirip tamam ben bitirdim deyip yan tarafa çekilmeyi hesaplıyoruz ama bu şekliyle bu işin olmayacağı kesin" ifadelerinde bulundu.
SÜRGÜN KAMPANYASI KAOSA DÖNÜŞTÜ
40-45 gün sürmesi gereken ikinci sürgün kampanyası, üreticilerin aceleciliğiyle 10-15 güne indirilmiş ve bu durum fabrikalarda yoğun yığılmaya neden olmuş durumda. Ancak Çaykur yönetimi, üreticileri kontrol altına almak yerine sorumluluğu üzerlerinden atıyor.
MAKİNE KULLANIMINI ENGELLEYEN YANLIŞ TAVIR
Makineyle günlük toplanması gereken miktarın üzerinde üretim yapılmasına yönelik açıklamalarda bulunan Alim, bu alandaki makineleşmeye temkinli yaklaşıyor. Makine kullanımı, üreticilerin iş yükünü hafifletip verimliliği artırma potansiyeline sahip bir yöntem olarak görülüyor. Bu konuda benimsenen yaklaşım, modernleşme sürecinin yavaşlamasına ve üreticilerin bazı zorluklarla karşı karşıya kalmasına neden olabilir.
ÜRETİCİ FİYATLARINDA VE SATIŞTA ZOR DURUMDA
Fabrikadaki aşırı yoğunluk, üreticilerin çaylarını zamanında ve uygun fiyata satmasını engelliyor. Özel sektörün düşük fiyat politikaları ve peşin ödemeyi azaltması, üreticileri ekonomik sıkıntıya sürüklüyor. Çaykur’un bu sorunlar karşısındaki etkisizliği, yönetimin başarısızlığını gözler önüne seriyor.
YEVMİYE İŞÇİLERİ İŞSİZLİĞİN EŞİĞİNDE
Çay motorlarının sürgün süresini kısaltması, yevmiye işçilerinin çalışma günlerini önemli ölçüde azaltmış durumda. Geçimini bu işten sağlayan işçiler, yönetimin ihmali yüzünden büyük mağduriyet yaşıyor. Yeni fabrikalar açılmasına dair umutlar ise yönetimin üretici ve işçi taleplerini görmezden geldiğinin açık kanıtı.