Mahfi Eğilmez’den 'öğrenilmiş çaresizlik' çıkışı: 'Suçlu dışarıda masalı...'

Mahfi Eğilmez’den 'öğrenilmiş çaresizlik' çıkışı: 'Suçlu dışarıda masalı...'

24.02.2026 10:43:00
Güncellenme:
Mahfi Eğilmez’den 'öğrenilmiş çaresizlik' çıkışı: 'Suçlu dışarıda masalı...'

İktisatçı Mahfi Eğilmez, “Öğrenilmiş Çaresizlik” yazısında ekonomik sorunlar ve siyasal dil üzerinden toplumsal davranış kalıplarını değerlendirdi. Eğilmez, başarısızlıkların dış güçlere bağlanmasının çabayı zayıflattığını vurgulayarak sorumluluk ve çözüm tartışmasına dikkat çekti.

İktisatçı Mahfi Eğilmez, “Öğrenilmiş Çaresizlik” başlıklı yazısında kavramın yalnızca bireysel psikolojiyle sınırlı olmadığını, ekonomik ve siyasal davranış kalıplarını da açıklayabilecek güçlü bir çerçeve sunduğunu vurguladı. Eğilmez, tekrar eden başarısızlıklar karşısında sonucun baştan kabullenilmesinin zamanla hem bireyin hem de toplumun çabasını aşındırdığını belirtti.

SONUCU BAŞTAN KABULLENMEK

Eğilmez yazısında şu değerlendirmeyi yaptı:

Psikolojide öğrenilmiş çaresizlik, kişinin tekrar eden olumsuz deneyimler sonucunda çabasının sonucu değiştirmeyeceğine inanmasıyla ortaya çıkan ruh hâlini tanımlamak için kullanılan iki kavramdır. Özellikle Martin Seligman’ın çalışmalarıyla literatüre giren öğrenilmiş çaresizlik kavramı, bireyin denetleyemediğini düşündüğü durumlar karşısında zamanla deneme ve mücadele etme isteğini yitirmesini açıklar. Kişi, bir konuda sürekli uğraştığı hâlde başarısız olmuş ve bu başarısızlığı değiştiremeyeceğine kendini inandırmışsa, sonucu baştan kabullenmiş demektir. Bu kabullenişin doğal sonucu ise çoğu zaman çaba göstermeyi bırakmaktır.

Örneğin okulda bir öğretmenin kendisiyle uğraştığına ve onu sınıfta bırakmaya çalıştığına inanan bir öğrenci, o derse çalışmayı bırakabilir ve gerçekten sınıfta kalabilir. Böylece başlangıçtaki inancı kendi sonucunu üretmiş olur. Öğrenci bu durumda ailesini öğretmenin kendisiyle uğraştığı konusunda ikna etmeye çalışabilir; hatta bunda başarılı da olabilir. Benzer bir durum iş hayatında da görülebilir. Yöneticisinin kendisiyle uğraştığını düşünen bir çalışan zamanla motivasyonunu kaybeder, performansı düşer ve bu süreç işten çıkarılmasına kadar gidebilir.

BAŞARISIZLIĞI DIŞ ETKENLERE BAĞLAMAK

Eğilmez, bazı durumlarda gerçekten öğretmen ya da yöneticinin haksız tutumunun söz konusu olabileceğini, bunun ise ayrı bir sorun alanı olduğunu belirtti. Ancak asıl meselenin, bireyin kendi başarısızlığının nedenini sistematik biçimde dış etkenlere yüklemesi ve kendi etki alanını göz ardı etmesi olduğunu ifade etti.

Öğrenilmiş çaresizlik yaşayan kişilerde özgüven kaybı, karar verme güçlüğü, dikkat ve algı sorunları görülebileceğini belirten Eğilmez, bu durumun uzun sürmesi halinde depresyonla iç içe geçebileceğine dikkat çekti. Temel sorunun “nasıl olsa değişmez” inancının sorgulanmaması olduğunu vurguladı.

TOPLUMSAL VE SİYASAL DÜZEYDE ETKİLERİ

Eğilmez’e göre öğrenilmiş çaresizlik yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde de ortaya çıkabiliyor. Başarısızlık yaşayan siyasal iktidarların, sorunların kaynağını kendi politika tercihlerinde aramak yerine “dış güçler” ya da “lobiler” gibi aktörlere bağlayabildiğini ifade etti. Bu yaklaşımın, bireysel örneklerdeki dışsallaştırma eğilimiyle benzerlik taşıdığını belirtti.

Toplumsal ölçekte algı yönetimi ve siyasal iletişimin daha güçlü olması nedeniyle bu durumun uzun süre fark edilmeyebileceğine dikkat çekti.

EKONOMİDE ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK

Eğilmez, ekonomik sorunlar karşısında da benzer bir yaklaşımın görülebildiğini ifade etti. Enflasyonla mücadelede başarısız olan bir yönetimin, politika tercihlerinin sonuçlarını tartışmak yerine sorumluluğu “faiz lobisi” gibi dış aktörlere yükleyebileceğini belirtti.

Toplumun bir kesiminin ekonomik ilişkilerin karmaşıklığı nedeniyle bu tür açıklamaları benimseyebileceğini kaydeden Eğilmez, ekonomik sorunların çoğu zaman para politikası tercihleri, hukukun üstünlüğü, kurumsal güven, demokrasi standartları ve beklenti yönetimi gibi çok boyutlu etkenlerin sonucu olduğunu vurguladı. Basit ve kişiselleştirilmiş açıklamaların ise daha kolay kabul gördüğünü ifade etti.

“ÇÖZÜM, ‘SUÇLU DIŞARIDA’ MASALINI BİTİRİR”

Eğilmez yazısında şu ifadelere yer verdi:

Çözüm, ‘suçlu dışarıda’ masalını bitirir

Sürekli dış güçler ve gizli odaklar üzerinden kurulan siyasal dilin, yalnızca başarısızlığı örtmekle kalmadığını, topluma “Siz hiçbir şeyi değiştiremezsiniz” mesajı verdiğini belirtti. Bunun bir yönetim biçimi hâline gelmiş çaresizlik olduğunu ifade etti.

“ÇARESİZLİK BİR SONUÇ DEĞİLDİR”

Eğilmez, hataların kabul edilmemesi ve hesap verilebilirliğin zayıflamasının sorunları derinleştirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

Çaresizlik bir sonuç değildir; çoğu zaman bilinçli olarak beslenen bir alışkanlıktır.