Müjde üreticiye değil şirkete

Müjde üreticiye değil şirkete

23.02.2026 04:00:00
Güncellenme:
Müjde üreticiye değil şirkete

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarıma ilişkin “müjdelerinin” çiftçide de sofrada da karşılığı yok: “Bize masal anlatılmasın”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı 81 milyar TL temel planlı üretim desteği ve 150 bin küçükbaş projesi ile söz ettiği geçmiş ve planlanan destekler üreticiyi sevindirmiyor. Erdoğan, çiftçilerle iftar programında yaptığı konuşmada tarımsal üretimin üreticilerin desteksiz bırakıldığı yönündeki eleştirileri hedef aldı. “Ağızlarını her açtıklarında ‘Tarıma destek verilmiyor’ diyenlerin şu rakamları iyi dinlemesini istiyorum” diyen Erdoğan, geçen yıl doğrudan destek, kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları ve ihracat teşvikleri dahil olmak üzere tarım sektörüne sağlanan toplam kaynağın 706 milyar TL’yi bulduğunu, 2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayrılan tutarın ise 939 milyar TL olduğunu belirtti. Erdoğan, Türkiye’de 606 çeşit tarım mahsulü yetiştirildiğini söyleyerek “Bunların birçoğunda kendi ihtiyacımızı kendimiz karşılar durumdayız” dedi. Bu rakamlar özellikle küçük-orta ölçek üretici için bir şey ifade etmiyor. Tüketici ise o mahsülleri sofrasına koymak için bitmeyen bir gıda enflasyonuna katlanmak zorunda. 

BİTİRİLEN AİLE İŞLETMELERİ

Çiftçi-Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu Erdoğan’ın açıklamalarına karşı “Doğru söylemiş. Bitirilen tarımsal üretim değil. Bitirilen, aile tarımı yapan çiftçiler” diyerek tepki gösteriyor. Tarımsal üretimin şirketlerin elinde büyüdüğünü, üretim kontrolünün tamamen sermayenin eline geçtiğini belirten Çobanoğlu, şunların altını çiziyor:

“Erdoğan çalışan nüfus içinde çiftçilerin/köylülerin oranının her geçen gün ne kadar azaldığından; borç yüzünden traktör, tarım aletleri satmak zorunda kalanlardan bahsetmiyor. Verdikleri/verecekleri destekler şarta bağlı; sertifikalı şirket tohumu kullanmayanlar destekten yararlanamıyor. Bağ-Kur’a borcu olan çiftçi bırakın destekleri kredi bile alamıyor. İthal edileceği söylenen hayvanların çoğu büyük işletmelere verilecek. Küçük işletmelere ise en fazla 30 büyükbaş hayvan şartı bağlı kalacak. Sonuç şirketlerin gıdayı ve piyasayı kontrol etmesine yardım.”

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez tarımın 2025 son çeyrekte yüzde 12.7 küçüldüğü, Türkiye’nin kronikleşen gıda enflasyonunda zirvede olduğu, Aralık 2025’te çiftçilerin kredi borcunun 1 trilyon 239 milyar TL’ye ulaştığı gerçeklerini hatırlatıyor ve Erdoğan’ın açıklamasına karşı şu tepkiyi paylaşıyor:

“Temel ürünlerde kendimize yeterlilik oranlarımızın düştüğü bir ortamda arz açığının ithalatla karşılanması yanlışına devam edilirken; olağanüstü koşullarda kuraklık, don, şap hastalığı, kahverengi kokarca, dolu karşısında ek ekonomik ve tarımsal paketlerin açıklanmazken; desteklerin yine geç ödendiği, girdi maliyetlerinin arttığı, alım fiyatlarının üretici aleyhine baskılandığı, artan çiftçi borçlarının çiftçi lehine yapılandırılmadığı, kuraklık gerçeğine karşın sulama yatırımlarının yeterli olmadığı, hal yasası gündeme getirilmesine rağmen tedarik zincirinin kısaltılmadığı, geniş halk kesimlerinin gelir dağılımında talebi karşılayacak düzeyde gelirinin olmadığı bir ortamda bizlere tarımda büyüme ve kendimize yeterlilik masalları anlatılmasın.”

TARIM PAYI DÜŞTÜ

Siyasi iktisatçı İnan Mutlu ise ekonomi programına dikkat çekerek “Tipik IMF programlarının klasik politikalarından biri tasarruf adı altında çiftçi desteklerinin oransal olarak düşürülmesi” diyor. Mutlu, “2024 sonrası bu pay yüzde 1’in altına düştü. 2025’te yüzde 0.9 olarak öngörülüyordu ancak zirai don sonrası gerçekleşme yüzde 1.1 oldu. Dolayısıyla şişirilmiş destek rakamları gerçekliği yansıtmıyor. Devlet tarımı desteklemediği sürece ucuz gıdaya erişim imkânsız. AKP en büyük tarım zararısı. Merkez Bankası’nın yüzde 5 enflasyon hedefi ne kadar yakınsa ucuz ve kaliteli gıdaya erişim de o kadar yakın” diyor.

İlgili Konular: #Üretici