“İktidarın karşısına birleşerek çıkacağız”
Emekliler etkin mücadelenin yollarını arıyor. Sekiz emekli örgütü gelecek hafta ortak koordinasyonu gündeme alacak.
İşyerleri mezar olmaya devam ediyor!
Kozlu maden faciasında yaşamını yitiren emekçiler anısına “İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü” ilan edilen 3 Mart’ta STK’ların mesajı, “İş yerleri hâlâ mezar oluyor. Bu, kader değil siyasal tercihlerin sonucudur” oldu.
Hazırgiyim ve ayakkabıda alarm
Artan maliyetler ve küresel rekabet baskısı altında kalan hazırgiyim ve ayakkabı sektöründe gözler Hindistan’a çevrildi. Sektör temsilcileri, düşük üretim maliyetleri ve AB ile serbest ticaret anlaşmasının Türkiye’nin pazar payını tehdit ettiğini, ihracatta adet bazında sert düşüş ve istihdam kaybı yaşandığını vurguladı.
Sofrada savaş gölgesi
Ekonomist ve uzmanlar Türkiye’de risk priminin ve enflasyon baskısının artacağını, Merkez Bankası’nın faiz indirim planlarının ise rafa kalkabileceğini belirtiyor.
Tüm emekliler birleşin!
Emekli Meclisi, maaşların gerçek enflasyona göre güncellenmesi ve en düşük aylığın yoksulluk sınırına çıkarılması talebiyle “Emekli Kürsüsü”nü Kadıköy Meydanı’na taşıdı. Sözcü Hasan Kaşkıran, ocak enflasyonundaki artışa dikkat çekerek “Altı aylık zammın yüzde 85’i yılın ilk ayında cebimizden çalındı” dedi.
İşverene ‘finansman kalkanı’ oldu!
Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan’ın imalat sanayisine yönelik kredi desteği için İşsizlik Sigortası Fonu’ndan 51 milyar TL aktarılacağını açıklaması, fonun kullanım amacına ilişkin eleştirileri yeniden gündeme taşıdı. Emek örgütleri ve iktisatçılar, işçilerin primleriyle oluşan kaynağın işverenlere yönlendirilmesine tepki gösterdi.
Bütçede dolaylı vergilerin payı yüzde 62, kurumlar vergisinin payı yüzde 11
Emek örgütleri ve iktisatçılar, Vergi Haftası’da sistem eleştirisini yineledi: “Zenginden vergi alınmadığı sürece kamu hizmeti kalmayacak; toplum kalıcı yoksulluk ve eğitimsizlik döngüsüne sıkışacak”
Müjde üreticiye değil şirkete
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarıma ilişkin “müjdelerinin” çiftçide de sofrada da karşılığı yok: “Bize masal anlatılmasın”
Enflasyon beklentisi ve dış borç takibi değişiyor!
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Hanehalkı Beklenti Anketi’ni yayımlamaya başlayacağını ve Türkiye dış borç istatistiklerinin yayımlanmasını devralacağını açıkladı. Yapılan düzenlemelerle birlikte hem beklenti verilerinde hem de istatistik üretiminde kapsamlı değişiklikler hayata geçirilecek.
İş dünyası o anlaşmanın modernize edilmesini bekliyor
Güncellemeyle; turizm, lojistik, yazılım, finans gibi alanları kapsayan hizmetler ve tarım sektörü operasyonel maliyetlerde büyük rahatlama ve AB pazarına tam entegrasyon beklerken uzun vadeli projeksiyonlar GSYH seviyesini kalıcı olarak yüzde 2,5 yukarı taşıyabilecek bir etkiye işaret ediyor.
Önce yüzde 45 iyileştirme sonra TÜFE+20 puan
Migros’un eylemdeki depo işçilerini mağazacılık işkolunda kadroya almasının ardından, 54 yıldır yetkili olan Tez-Koop-İş’in yürüttüğü TİS süreci gündeme geldi. Sendika, kadroya geçen işçiler için yüzde 45–54 zam açıkladı. Yeni dönem için ise yıllık enflasyonun üzerine 20 puan artış, kıdem zammı ve yan hakların iki katına çıkarılmasını teklif etti.
Kartlardaki kullanılmayan limitleri düşürmek iç talebi etkileyecek
Bazı sektörler taksit kolaylığı gibi iç talebi canlandıracak düzenleme beklerken daralma geldi. Turizmden ticarete birçok sektör düzenlemenin olumsuz yansıyacağı görüşünde.
DEİK’ten AB liderlerine açık mektup
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Avrupa Birliği liderlerine açık mektup göndererek Türkiye’nin tam üyeliğine iş dünyasının verdiği desteği vurguladı. Financial Times’ta yayımlanacak mektupta, ortak projeler ve işbirliği alanları öne çıkarılırken demokrasi, hukuk ve insan hakları başlıklarına değinilmedi.
Krizdeki ekonomi şimdi de yeni bir tehdit altında
AB’nin yerli üretimi teşvik etmeyi amaçlayan “Made in Europe” stratejisi, Türkiye’nin Avrupa üretim zincirindeki konumunu tartışmalı hale getirdi. Türkiye’nin dışarıda kalması halinde otomotivden çeliğe birçok sektörde ağır bedel ödenecek. AB uzmanları siyasi ve ekonomik reformların acil yapılmasını öneriyor.
Ekonomide dalga uyarısı: 'Maliyetler artacak!'
Ekonomik krizi aşamayan Türkiye yeni bir kırılganlık dalgasına giriyor. Ekonomist ve stratejistlere göre dönemin enkazının altında kalmamak için güçlü bir ulusal kapasite kurmak şart.
E-ticaret emekçileri insanca çalışma düzeni istiyor
İşçi sayılmadıkları için iş güvencesi, kıdem tazminatı, toplusözleşme gibi haklardan yararlanamayan ve yüksek maliyetlere katlanan kuryeler, adil bir ücret sistemi için mücadele veriyor.
Uzmanlardan çarpıcı değerlendirme!
Türkiye, İran’la ticarette üst sıralarda yer alırken ABD hızla büyüyen pazar konumunda. Yüzde 25’lik verginin 4 milyar dolar maliyet ve enerji tedarikinde kırılganlık yaratması bekleniyor
Ekonomi yönetimi sorumluluğu sanayiciye yükledi!
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek “Her şeyi devletten beklemeyin” diyerek sorumluluğu sanayiciye yükledi. İş dünyası ise dönüşüm için kamu desteğinin şart olduğunu vurguluyor.
Uzmanlardan kritik değerlendirme!
İktidarın “Genç İstihdam Hamlesi (GÜÇ)” programı uzmanlar tarafından daha önce defalarca uygulanan istihdam teşviklerinin tekrarı olarak değerlendiriliyor. Eleştiriler, programın işsizliği yaratan yapıya dokunmadığı ve genç emeğini ucuzlattığı yönünde.
Tüketici sahipsiz kaldı
Ticaret Bakanlığı cezaları her yıl artırsa da tüketici mağduriyeti de biçim değiştirerek artıyor. Tüketici örgütleri yaptırım gücü olmadığı için hak aramanın lafta kaldığını savunuyor.
Reel artış bekleniyor mu?
2025’te gayrimenkul sektörü yüksek satış rakamlarına rağmen krediye erişim, konut sahipliği ve üretim maliyetleri sorunlarıyla sınanıyor. Uzmanlara göre reel fiyat gerilemesi alıcılar için fırsat yaratırken, sektörün kalıcı toparlanması kamu destekli üretim ve finansman modellerine bağlı.
Özel sektör temsilcileri 2026’da dengelenme ve destek bekliyor
Türkiye iş dünyası, 2026’ya temkinli ama doğru politikalarla toparlanma umudu taşıyan bir beklentiyle girerken, 2025’in yüksek maliyetler ve finansmana erişim sorunları nedeniyle zor geçtiği vurgulanıyor. İş dünyası temsilcileri, öngörülebilir ekonomi politikaları, KOBİ’lere yönelik kredi mekanizmaları ve dijital-yeşil dönüşüm destekleri olmadan direncin zayıflayacağı uyarısında bulunuyor.
Kaybeden yine emekçiler
İşçiler yılın ilk 9 ayında toplam 1.2 trilyon TL’yi aşan gelir kaybetti. Ortalama emekli aylığının ise 2002’de kişi başına GSYH’ye oranı yüzde 46.4 iken 2025’te yaklaşık yüzde 29’a geriledi.
2025’teki sarsıntıların etkisinin sürmesi bekleniyor
Yüksek enflasyon, ağırlaşan finansman koşulları ve derinleşen yoksullaşma 2025’e damga vurdu. Ekonomistler, küresel sarsıntıların sınırlı kaldığını ancak ekonomi programının toplumsal maliyetinin ağırlaştığını, siyasi riskler ve ücret baskısı nedeniyle 2026’ya da kırılgan bir zeminde girildiğini vurguluyor.
TÜİK yoksulluğu da örttü!
TÜİK, yoksulluk oranının gerilediğini açıklarken, ekonomistler gelir uçurumunun büyüdüğüne dikkat çekti. 2025 verilerine göre nüfusun üçte biri yeterli beslenemiyor. Gelir uçurumu büyürken orta sınıf eriyor.
İşgücü piyasası çıkmazda
Geçen 11 ayda 25 bini aşkın şirket, 103 bine yakın esnaf kapandı. Şahıs işletmesi açılışlarındaki artışın ardında KPSS’yle atanamayanların, makul ücretli iş bulamayanların esnaflık umudu var.
Şap hastalığı, yüksek maliyetler ve ithalat baskısı kırmızı et piyasasını kilitledi
Üretici “Zarardayız”, tüketici “Et alamıyoruz” derken sektör 2026’ya krizle giriyor. Asgari ücretin açıklanmasının ardından et fiyatları iki haftada 41 lira arttı.
Para politikası yetmiyor
TÜSİAD seminerinde siyasetin hanehalkı beklentileri ve dolayısıyla enflasyonu belirlediği, para politikasının etkisinin sınırlı kaldığı vurgulandı.
Dışarıda yılbaşı hayal!
Enflasyon yılbaşı eğlencesini de unutturuyor. Ekonomistler refah krizinin bir araya gelme biçimlerini kökten değiştirdiğine dikkat çekiyor. Sektöre göre talep daralması “risk”.