SGK uzmanından temmuz ayı öngörüsü: 'Artışlar zam değil enflasyonun telafisi olacak'

SGK uzmanından temmuz ayı öngörüsü: 'Artışlar zam değil enflasyonun telafisi olacak'

3.03.2026 15:08:00
Güncellenme:
SGK uzmanından temmuz ayı öngörüsü: 'Artışlar zam değil enflasyonun telafisi olacak'

Milyonlarca memur ve emekli, Temmuz 2026’da yapılacak maaş zammına odaklandı. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, enflasyon verileri üzerinden yaptığı değerlendirmede artışın refah payı değil, kayıpların telafisi niteliğinde olacağını söyledi.

Memur ve emekli maaşlarına Temmuz 2026’da yapılacak düzenleme öncesi beklentiler yükselirken, SGK Uzmanı Özgür Erdursun enflasyonun seyrine dikkat çekti. Erdursun’a göre temmuz ayında yapılacak zam, yeni bir kazanç yaratmaktan çok geçmiş dönemde yaşanan alım gücü kaybını kısmen karşılayacak.

SINIRDAKİ SAVAŞ VE ENERJİ MALİYETLERİ

Bölgedeki jeopolitik gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerine işaret eden Erdursun, enerji fiyatlarındaki olası yükselişin zincirleme sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Erdursun, “Hemen yanı başımızda bir savaş var. Amerika ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla birlikte enerji maliyetlerinin daha da artması bekleniyor. Büyük ihtimalle akaryakıta yeniden zam gelecek. Enerjinin maliyeti arttıkça bu artış sadece pompa fiyatıyla sınırlı kalmıyor; satın aldığımız mallara, hizmetlere ve genel olarak tüm yaşam maliyetine yansıyor. Bu da enflasyonu yukarı itiyor. Diğer taraftan cebimizdeki paranın değeri düşmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Enerji maliyetlerindeki artışın yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, üretim ve lojistik giderleri üzerinden tüm mal ve hizmet fiyatlarını etkilediğini kaydeden Erdursun, bunun da enflasyonist baskıyı artırdığını vurguladı.

SABİT GELİRLİLERDE ALIM GÜCÜ KAYBI

Enflasyonla mücadele edildiğine yönelik açıklamalara rağmen sabit gelirli kesimlerin yeterince desteklenmediğini savunan Erdursun, bayram ikramiyelerinde artış yapılmamasını örnek gösterdi.

Hükümet yetkilileri enflasyonla mücadele edildiğini söylüyor ancak bayram ikramiyelerinde herhangi bir artış yapılmadı" diyen Erdursun "Oysa fiyatlar artarken, mal ve hizmet bedelleri sürekli yükselirken, sabit gelirle geçinenlerin eline geçen tutar değişmiyor. Türkiye’de son yıllarda market etiketlerinin neredeyse haftalık hatta günlük değiştiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Resmî verilerin de bu tabloyu ortaya koyduğunu belirten Erdursun, yıllık bazda enflasyonda belirgin bir gerileme yaşanmadığını dile getirdi.

İLK AYLARDA MAAŞ ARTIŞI ETKİSİNİ YİTİRDİ

Yılın ilk iki ayındaki enflasyon oranının yaklaşık yüzde 7,94’e ulaştığını hatırlatan Erdursun, bu seviyenin maaş artışlarını kısa sürede erittiğini ifade etti.

Erdursun, “Bu oran, yapılan maaş artışlarının önemli bir bölümünün daha şimdiden eridiğini gösteriyor. Asgari ücret yıl başında artırıldı ancak iki ayda alım gücünde ciddi kayıp oluştu. Benzer durum emekliler, memurlar ve diğer sabit gelirliler için de geçerli. Cebe giren para nominal olarak aynı görünse de, o parayla alınabilen mal ve hizmet miktarı azalıyor” dedi.

Gelir seviyesi artsa da sorunun ortadan kalkmadığını belirten Erdursun, sabit gelirlilerin tamamının benzer bir tabloyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Erdursun, şunları kaydetti:

Örneğin 20 bin lira maaş alan bir kişi, iki ay önce alabildiği ürünleri bugün aynı tutarla alamıyor; aradaki farkı kapatmak için ek ödeme yapmak zorunda kalıyor. 30 bin ya da 50 bin lira gelir elde edenler için de durum farklı değil. Enflasyon, gelir düzeyinden bağımsız olarak sabit gelirlilerin alım gücünü aşındırıyor.

TEMMUZ ZAMMI ENFLASYON FARKINA BAĞLI

Temmuz 2026 maaş zammının enflasyon farkı çerçevesinde belirleneceğini ifade eden Erdursun, artışın niteliğine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

Temmuz ayında yapılacak artışlar ise ‘zam’ değil, gerçekleşen enflasyonun telafisi niteliğinde olacak. Mevcut eğilim devam ederse altı aylık enflasyonun yüzde 13 ila yüzde 15 bandında gerçekleşmesi beklenebilir. Bu durumda emekliler yaklaşık bu oran kadar artış alacak; memur ve memur emeklilerinin artışı ise toplu sözleşme farkı nedeniyle biraz daha düşük kalabilir. Ancak bu artışlar, kaybedilen alım gücünü tam olarak geri kazandırmayacak; sadece geçmiş kaybın bir kısmını telafi edecek