Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2026 yılı başında yayımladığı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerine göre, çiftçinin üretim maliyetlerindeki yıllık artış oranları rekor seviyelerde seyretmeye devam ediyor. Gübre, mazot, tohum ve zirai ilaç gibi temel girdi maliyetlerinde yaşanan bu durdurulamaz artışlar, uzun vadeli, öngörülebilir ve üreticiyi koruyan yapısal bir tarım politikasının eksikliğini her hasat döneminde yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Girdi maliyetleri altında ezilen üretici, binbir emekle yetiştirdiği ürününü tarladan çıkarırken hak ettiği değeri bulamamaktan şikâyet ediyor. Tüketici ise plansızlık ve zincirdeki aracıların etkisiyle aynı ürüne pazarda fahiş fiyatlarla ulaşabiliyor. Tarım politikalarındaki bu derin çatlağın ve maliyet-fiyat dengesizliğinin en çarpıcı örneklerinden biri, şu günlerde Türkiye'nin en büyük ikinci soğan üretim merkezi olan Amasya'da yaşanıyor.
SOĞAN 15 LİRAYA ALICI BULUYOR
Bir zamanlar "kırmızı altın" olarak anılan ve üreticisine büyük kazançlar sağlayan soğan, artan üretim maliyetlerine rağmen tarlada 15 ile 25 TL arasında alıcı buluyor. Amasyalı üreticiler, verdikleri emeğin karşılığında soğanın kafelerde satılan bir bardak çaydan bile daha ucuza gitmesine dikkat çekiyor.
'MALİYETLER GÖRÜLMELİ, ABARTILACAK BİR FİYAT YOK'
Amasya'da uzun yıllardır soğan üretimi ve satışı yapan Oğuz Çelik, bahar aylarındaki yağışlar nedeniyle hasadın geciktiğini belirterek, "Soğanlarımız şu an tarlada 15 ile 25 TL arasında satılıyor. Yeni ürünlerin piyasaya girmesiyle birlikte önümüzdeki 15 gün içinde fiyatların normal seyrine dönmesini ve hem çiftçiyi hem de tüketiciyi memnun edecek bir seviyeye gelmesini bekliyoruz" dedi.
Pazardaki fiyat tartışmalarına da değinen Çelik, soğanın halen en ucuz temel gıda maddelerinden biri olduğunu vurgulayarak şu çarpıcı kıyaslamayı yaptı:
"Fiyatların abartılmasına gerek yok; ortadaki emeğin ve artan maliyetlerin görülmesi lazım. Soğan şu anda kafelerde satılan bir bardak çaydan ucuz. Sigaradan da ucuz. Bir kilo soğan, dört kişilik bir ailenin bir haftalık ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor. Eskiden bir çuval soğan ile bir çeyrek altın alınabiliyordu; şimdi 10 çuvalla bile alınamıyor. O zamanlar soğan kırmızı altın gibiydi."
'15 GÜNE KADAR FİYATLAR DÜŞER'
Erkenci soğan hasadının üreticinin yüzünü güldürdüğünü ifade eden Oluz Köyü Muhtarı Sami Baş ise pazardaki fiyat eleştirilerine karşı "Pazar ve marketlerdeki fiyatları biz de takip ediyoruz. Ancak bugün kafelerde bir bardak çay 40 TL’den satılıyor, bir paket sigara 100 TL’den başlıyor. Hal böyleyken bir kilo soğanın pazarda 40 TL’den satılmasının lafı ediliyor. Üretim giderek artıyor, 15 güne kadar pazar fiyatları da düşüşe geçecektir" dedi.
İstanbul'da bazı bölgelerdeki pazarlarda ise soğan fiyatının 80 lirayı aştığı görüldü.
TARIM İŞÇİSİNDEN EMEK VURGUSU
Soğan eleme depolarında çalışan tarım işçisi İnci Cingöz ise "Suluova’da eskiden soğana ‘kırmızı altın’ derlerdi. İnşallah emeğimizin karşılığını tam olarak aldığımız o günleri tekrar görürüz" ifadelerini kullandı.
