Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yayımladığı “Demografik Krizi Bakım ve İstihdam Ekseninde Yeniden Düşünmek” başlıklı araştırma notu, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarının arka planını ortaya koydu. Uzman Mehmet Emin Sezgin’in hazırladığı raporda, sorunun kültürel tercihlerden değil ekonomik ve mesleki risklerden kaynaklanan bir “güvence krizi” olduğuna dikkat çekildi.
İDEAL ÇOCUK SAYISI İLE GERÇEKLER ARASINDA FARK
Raporda yer verilen TNSA verilerine göre, Türkiye’de hiç çocuğu olmayan kadınların zihnindeki “ideal çocuk sayısı” 2,6 olarak ölçülürken, mevcut çocuk sayısı arttıkça bu ideal 3,8’e kadar yükseliyor. Ancak bu eğilim, gerçekleşen doğum oranlarına yansımıyor.
2014 yılında 2,19 olan toplam doğurganlık hızı, 2024 itibarıyla 1,48’e geriledi. Uzmanlar, 2025’te oranın 1,40 seviyesine inmesini ve önümüzdeki beş yıl içinde 1,30’un altına düşerek “en düşük-düşük” doğurganlık tuzağına girilmesini öngörüyor.
KADINLAR İSTİHDAM VE BAKIM ARASINDA SIKIŞIYOR
Araştırma, kadınların çalışma hayatında kalma çabası ile çocuk bakımı sorumluluğu arasında kaldığını ortaya koyuyor. İşgücü piyasası dışında bulunan kadınların yüzde 42,9’u “ev işleri ve bakım sorumlulukları” nedeniyle çalışamadığını belirtiyor.

Kadınlarda geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 30,6 seviyesine ulaşmış durumda. Özellikle yüksek eğitimli kadınlar açısından çocuk sahibi olmak; kariyer kesintisi, gelir kaybı ve mesleki aşınma gibi riskleri beraberinde getiriyor.
Rapora göre kamu sektöründe çalışan kadınların ikinci çocuğa geçiş olasılığı, özel sektöre kıyasla daha yüksek. Bu durum, doğurganlığın nakdi teşviklerden çok iş güvencesi ile bağlantılı olduğunu gösteriyor.
ÇÖZÜM “GÜVENCE MİMARİSİ”
Toplum Çalışmaları Enstitüsü, demografik gerilemeyi tersine çevirmek için kapsamlı bir “Güvence Mimarisi” öneriyor. Modelin temel unsurları arasında ilk çocuktan ikinciye geçişi destekleyen ve 23-30 yaş grubunu hedefleyen politikalar yer alıyor.

Ayrıca çocuk sahibi olan kadının işine dönüşünü güvence altına alacak istihdam mekanizmaları ile 12-36 ay grubunu kapsayan, düşük maliyetli ve nitelikli kamu kreşlerinin yaygınlaştırılması öneriliyor.
“MİLLİ GÜVENLİK” UYARISI
Raporun sonuç bölümünde, Türkiye’nin nüfus sorununun artık uzun vadeli bir projeksiyon olmaktan çıkıp acil müdahale gerektiren bir “milli güvenlik” meselesine dönüştüğü ifade edildi.
Geleneksel nakdi teşviklerin yetersiz kaldığına işaret edilen çalışmada, devletin doğrudan sorumluluk üstlendiği yeni bir risk yönetimi modelinin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.