Küresel enerji piyasalarında petrol fiyatlarının hızla yükselmesi dikkat çekiyor. Kuzey Denizi Brent petrolü 116 doların üzerine çıkarken, ABD WTI ham petrolü de 100 doları aştı. Uzmanlar, Batı Asya’daki gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kapanmanın devam etmesi halinde fiyatların daha da yükselebileceği uyarısında bulunuyor.
Bu senaryoda petrolün varil fiyatının 200 dolara ulaşabileceği ve küresel ekonominin “stagflasyon” (yüksek enflasyon ve ekonomik durgunluk) riskiyle karşı karşıya kalabileceği ifade ediliyor.
GÜNDE 9 MİLYON VARİL AÇIK
Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz, ciddi bir tedarik kesintisine yol açtı. Piyasada günlük 9 milyon varillik arz açığı oluştuğu belirtiliyor.
Bu miktarın, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya’nın toplam günlük petrol tüketimine denk geldiği ifade ediliyor.
Patrick Pouyanné, arzın yüzde 20’sinin kesilmesinin sürdürülemez olduğunu belirterek, "Bu kriz 3-4 aydan fazla sürerse, tüm dünya için sistemik bir çöküş haline gelecektir" uyarısında bulundu.
200 DOLAR SENARYOSU MASADA
Petrol fiyatlarının 110-116 dolar bandında kalmasının dahi zor yönetildiği belirtilirken, piyasalarda asıl endişenin fiyatların kontrolsüz yükselmesi olduğu vurgulanıyor.
ABD’li analistler ve hükümet yetkilileri, petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara ulaşabileceği senaryoları gündeme getiriyor. Commerzbank analistleri ise riskin yalnızca enflasyonla sınırlı kalmadığını, kalıcı enerji krizinin ekonomileri “stagflasyon” sürecine sürükleyebileceğini ifade ediyor.
ASYA’DA PETROL KISITLAMALARI BAŞLADI
Yükselen fiyatların etkisi özellikle Asya’da daha belirgin hissediliyor. Bazı ülkelerde petrol tüketimi sınırlandırılmaya başlanırken, stoklama eğilimi de artış gösterdi. Bölgedeki talebin günlük 2 milyon varil azaldığı kaydedildi.
Ham petrolün yanı sıra dizel ve jet yakıtı gibi rafine ürünlerin fiyatları da bazı bölgelerde 200 doları aşarak küresel taşımacılık maliyetlerini artırdı.
TARIM VE SANAYİDE ZİNCİRLEME ETKİ
Enerji fiyatlarındaki artışın yalnızca akaryakıtla sınırlı kalmadığı, sanayi ve tarım sektörlerini de doğrudan etkilediği belirtiliyor. Petrol ve doğalgazın; plastik, kimyasal üretim ve gübre gibi temel alanlarda kritik rol oynadığına dikkat çekiliyor.
Bahar sezonu öncesinde gübre tedarikinde yaşanan sıkıntıların, gıda fiyatlarında yeni bir küresel artış dalgasına yol açabileceği ifade ediliyor.
