Francis Ford Coppola bugün 83. yaşını kutluyor!
İşte doğum gününde ünlü yönetmenin asla gözden kaçırılmaması gereken filmleri...
THE GODFATHER 2
Baba 2, 1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola’nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım.
Film, altı adet Oscar ödülü kazandı.
KONUSU
Genç Corleone, Amerika’ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehri’nin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.
Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington’da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir.Film,eleştirmenler tarafından önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor.
Robert De Niro filmde yalnızca 45 dakika Vito Corleone'yi canlandırarak Oscar'ı almıştır.
THE GODFATHER 3
Baba III sinema tarihinin başyapıtlarından biri olan Baba serisinin üçüncü ve son filmi.
KONUSU
Ailenin lideri olan Michael Corleone artık 60’ına geldiği için kendisine yeni bir varis aramaktadır. Kendisi yeraltı dünyasından çekilecek ve ailesinin suç dünyasıyla ile olan bağlarını da koparacaktır. Varis olarak gözünü kestirdiği kişi ise Vincent’dır. Fakat olaylar Michael’ın umduğu gibi gitmez ve yeni hesaplaşmalar ve oyunlar baş gösterir...
SİYAM BALIĞI
Francis Ford Coppola’nın emeği olan bu film bir roman uyarlaması.
KONUSU
Ortalıkta avare dolanan, herhangi bir işin ucundan tutmaya isteği bile olmayan Rusty James genelde bilardo salonlarında vakit geçirmektedir. Ağabeyi Motorcycle Boy, bir çeşit sürgün misali Kaliforniya’da yaşamını südürmektedir. Rusty için gerçekten önemli bir model olan ağabeyi, aslında onun yolunu gözlediğidir. Nihayet ağabeyi geri döner ancak Rusty’nin planladığı gibi gelişmez hiçbir şey. Artık hiçbir şey eski hayatlarındaki gibi değildir. Motorcycle bunun bilincindedir ancak Rusty daha farklı bir pencereden bakmaktadır hayata.
DRACULA
Bram Stoker’ın romanından ünlü yönetmen Francis Ford Coppola tarafından uyarlanan Drakula, vampir filmleri arasında en unutulmaz klasiklerden biri olarak yer edindi. Drakula’yı oynayan Gary Oldman ve Van Helsing rolündeki Anthony Hopkins gibi dev isimleri kadrosunda barındıran yapım, 1993’de makyaj, kostüm ve ses efektleriyle Oscar almıştı.
KONUSU
Genç bir avukat olan Jonathan Harker, görevi gereği Doğu Avrupa’da küçük gizemli bir kasabaya gelir. Burada ölümsüz vampir Drakula tarafından kaçırılan Harker, onunla birlikte Londra’ya gitmek zorunda kalır. Drakula, Harker’ın nişanlısı Mina’nın fotoğrafını görerek etkilenmiş ve genç kızı ele geçirmek istemektedir. Önce Mina’nın yakın arkadaşı Lucy’i ele geçiren Drakula’ya karşı Lucy ve arkadaşları direnmeye çalışacaklardır.
DIŞLANMIŞLAR
Francis Ford Coppola’nın içerik anlamında da epey kuvvetli olan filmi, bünyesinde barındırdığı genç aktörlerin kısa süre sonra ünlenmesini sağladı.
KONUSU
Kıyıda köşede kalmış bir kasabada birarada yaşayan bir grup genç, gerek sosyal gerekse ekonomik anlamda ikiye bölünmüştür. Daha alt sınıfa ait olan Greasers, ekonomik anlamda pek de parlak ailelerde yetişmeyen ve gelecek adına beklentileri olmayan gençlerden oluşurken; Socs adlı grup zengin ailelere sahip olan hayata dair pek de kaygısı olmayan gençlerden oluşmaktadır. İki çete arasında süregelen rekabet Greasers'lı iki gencin, Socs'lu iki genç kız ile flört etmesiyle fişeklenir. Ponnyboy ve Johnny'nin bu hareketi karşılıksız kalmaz ve aralarında bir kavga çıkar. Kavga sonucunda Socs'un ileri gelen isimlerinden Bob Sheldon öldürülür....
KIYAMET
Joseph Conrad’ın "Karanlığın Kalbinde" kitabından ve karısının notlarından da faydalanarak Francis Ford Coppola tarafından uyarlanan film, sinema tarihinin en ünlü savaş filmlerinden biri kabul ediliyor. Coppola, kitaptaki hikayeyi Vietnam Savaşı’na uyarladı.
KONUSU
Kıyamet, yerel bir kabilenin tanrısı ilan edilen bir adamı öldürmekle görevli bir adamın hikayesini anlatıyor. Yüzbaşı Willard ve ekibinin görevi, Vietnam'da Amerikan ordusuna isyan eden ve vahşi bir şekilde bir orman kabilesini yöneten Albay Walter Kurtz'ü öldürmektir. Kurtz’ün izini süren Willard, savaşın acımasızlığı altında giderek takip ettiği kişiye benzemeye başlayacaktır.
NEW YORK HİKAYESİ
Martin Scorsese , Francis Ford Coppola ve Woody Allen... Beyazperdenin kendi tarzını yaratmış üç büyük yönetmeninden, üç farklı New York hikayesi...
KONUSU
Artık hayatta hiçbir şeyden ilham alamadığı için üretim sıkıntısı çeken bir ressamın hikayesinin anlatıldığı Scorsese bölümü, ayrı anne ve babasının yeniden birleşebilmesinin hayallerini kuran yanlız bir kızın hikayesinin anlatıldığı Coppola bölümü ve annesinin hakimiyetinden kurtulmayı başaramamış bir adamın nevrotik hayatının resmedildiği Allen bölümünün toplamından oluşan New York Stories, bu üç ismi biraraya getirmiş olmasının hatırına bile ilgiyi hak ediyor.
YAĞMURCU
Matt Damon, Danny DeVito, Virginia Madsen ve Jori Voight gibi oyuncularla dikkat çeken Rainmaker, tüm zamanların en önemli yönetmenlerinden biri olan Francis Ford Coppola tarafından yönetiliyor.
KONUSU
Rudy Baylor, henüz okulu yeni bitirmiş olan çiçeği burnunda bir hukuk mezunudur. Genç yaşına rağmen mesleğine karşı son derece idealist bir tavırla yaklaşmakta ve hukuksal haksızlıklara karşı gelmeye çalışmaktadır. Rudy, girdiği bu camiada büyük bir şirkete kapak atabilmek için yoğun bir şekilde çalışmaktadır. En sonunda amacına ulaşır ve kendisini büyük bir şirketin avukatlarından biri olarak bulur. Şimdi sırada adaletin ikiyüzlülüğünü kabullenmek vardır.
KONUŞMA
Coppolla’nın Baba 1 ve 2 arasında yaptığı bu film, kimilerine göre giderek yönetmenin filmografisindeki en çarpıcı ve değerli yapıt olarak öne çıktı.
KONUSU
İşinin ehli bir gözetleme uzmanı olan Harry’ye esrarengiz ve güçlü bir işveren tarafından, genç bir çifti takip edip casusluk yapma görevi verilir. Konuşmaları teybe alan Harry, çiftin bir cinayete kurban gideceğinden şüphelenmeye başlar. Bir yandan kendi karmaşık iç dünyası ve münzevi hayatının hastalıklı yönleri; bir yandan geçmişinde yaşadığı kötü deneyimler, Harry’nin elindeki bu işle obsesif bir şekilde içli dışlı olmasına yol açar. Yaptığı işi sorgulamaya başlarken, paranoya onu ele geçirmeye başlar.
TETRO
Tetro, Francis Ford Coppola’nın 1974 tarihli Konuşma’dan sonra gerçekleştirdiği ilk özgün senaryo olma özelliğini taşıyor. Coppola tarafından 'ikinci kariyerimin ikinci filmi' olarak nitelenen Tetro, efsanevi yönetmenin, yaşamının erken dönemlerine ait hatıralardan ve duygulardan doğan, bugüne kadar çektiği en kişisel film olma niteliğiyle öne çıkıyor. Tetro, Coppola’nın yaşamıyla ilişkisi tümüyle kurmaca olsa da, ailelerini kaybedip bulan iki erkek kardeşin hem acı hem tatlı öyküsünü ve yaratıcı bir Arjantin-İtalyan asıllı ailenin içindeki çatışmaları ve sırları anlatıyor.
KONUSU
Genç görünümlü ve naif 17 yaşındaki Bennie, on yıldan beri kayıp olan ağabeyinin izini sürmek için Buenos Aires’e gelir. Aileleri, İtalya’dan Arjantin’e göç etmiş fakat ünlü bir senfoni şefi olan babaları Carlo’nun müzik alanında elde ettiği büyük başarı sayesinde Arjantin’den New York’a taşınmıştır. Bennie ağabeyi hassas, dengesiz ve melankolik şair Tetro’yu bulduğunda, onun beklediği gibi olmadığını görür. Tetro ve Tetro’nun kız arkadaşı Miranda’nın yanında kaldığı vakit boyunca, iki kardeş, paylaştıkları geçmişe ait unutulması güç deneyimlerle mücadele edecektir.
CAZ DÜNYASI
Jazz müziğiyle renklenen filmin hikayesi gerçek karakterler üzerinden şekillenerek oluşturuldu. Ayrıca 1985 yılındaki Oscarlarda, en iyi yönetmen ve en iyi film dallarında da aday gösterildi.
KONUSU
New York, Harlem’deki The Cotton Club isimli caz klübüne gelen müşterilerin ve klübün işletmecilerinin hayatına Jazz müziği penceresinden bakıyor. Başarılı müzisyen Dixie Dwyer, kariyerine yardım sağlaması için mafyayla beraber çalışmaya başlar. Ama mafya lideri Schultz’ın kız arkadaşına aşık olunca işin rengi değişecektir.