1240 gün Mustafa Kemal’i bekleyen İzmir nasıl kurtuldu?

Bugün İzmir’in, 3 yıl 4 ay 24 gün süren emperyalist işgalinden kurtarılıp yeniden vatan toprağı yapıldığı gün. Peki İzmir nasıl kurtuldu? Yaşamını İzmir ve Atatürk tarihine adayan araştırmacı Ahmet Gürel ile konuştuk.

09 Eylül 2020 Çarşamba, 02:00
1240 gün Mustafa Kemal’i bekleyen İzmir nasıl kurtuldu?
Abone Ol google-news

30 Ağustos 1922’de alınan zaferin ardından Dumlupınar’dan bakınca nasıl bir manzara görünüyordu? 

17 Ağustos 1922 gününe geri dönmek isterim. Mustafa Kemal Paşa annesinin elini öper ama nereye gittiğini söylemeden, Konya Akşehir’e doğru yola çıkar. Gazi’nin Ankara’dan Akşehir’deki karargâhına gidişi, Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin 17 Ağustos 1922 günlü haberinde şöyle gizlenmiştir: “Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri, Çankaya’daki köşklerinde şehrimizde bulunan kordiplomatiğe bir ziyafet vereceklerdir.” 

26 Ağustos 1922 sabahı 05.30’da, Kocatepe’de güneşin doğuşuyla Türk topçusunun ateşi başlar. “Büyük Taarruz” başlamıştır. Birkaç saat içinde, iki tepe dışında tüm Yunan hedefleri ele geçirilir. Gelelim, 30 Ağustos 1922 Çarşamba gününe, Yunan ordusu tamamen sarılmış ve imha edilmiş ve “Dumlupınar Meydan Savaşı” kazanılmıştır. Büyük Taarruz’un son safhası da Türk askeri tarihine Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak geçmiştir. Bu nedenle; 1240 günlük işgalin, esaretin, zulmün ne zaman sona ereceğini, ta Ankara’dan gizlice yola çıktığında arkadaşlarına söylemiyordu.

Atatürk’ün “Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir” sözünün ardından İzmir’de yaşananları anlatabilir misiniz? 

İzmir’de güzel günler geçiren Yunan başkumandan Hacı Anesti, Atina’ya geri çağrılır ve yerine General Trikupis tayin edilir. Ama faydasız. Trikupis, çekilme sırasında terk ettikleri yerlerin, camilerin yakılması emrini verir. Gazi, 1 Eylül 1922 günü tarihe altın harflerle yazılan, sözlü emrini Uşak’ta ve daha sonra da Eşme’de veriyordu: “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz. İleri.” 

2 Eylül 1922 günü, Yunan Başkomutanı Trikupis, Çalköy’de Türk ordusuna yenilmiş ve teslim olmuştur. Gazi’nin karargâhına getirilen Trikupis, ona şu soruları sormuştur: “Siz bu savaşı nereden idare ediyorsunuz?” 

Gazi, “Süngülerin parladığı yerdeydim, askerlerimin hemen yanındaydım” yanıtını verir. Trikupis ise “Şimdi anladım neden yenildiğimizi, bizimkiler savaşı İzmir’den, gemiden idare ettiler” der.

İzmirliler, panik halde kendilerini gemilere atan Yunan askerlerini ve yerli Rumları görünce, kurtuluşun yaklaştığını anlıyorlardı. Türk kadınları, gizli gizli Türk bayrağı dikerler. İzmir’e Türk ordusu yaklaşırken Ege Bölgesi’nin üçte ikisinin yandığını gören Mustafa Kemal Paşa, gözleri yaşararak yapılan vahşeti izler. 

İZMİR’E KOŞUYOR

Tam 1240 gün Mustafa Kemal’in askerlerini bekleyen İzmir, işgalden sonra neler yaşadı?

Ordu, Başkomutan’ın verdiği tarihi emirle, atlısı ile süvarisiyle beraber İzmir’e doğru koşmaktadır. Gazi, Temsilciler Heyeti Başkanı Rauf Bey’e Alaşehir’den şu telgrafı çekmiştir: “İzmir’de hiçbir sebep ve nedenle yabancı müdahalesine izin verilmeyeceği ve azınlıkların hukukunu Türk ordusunun en iyi koruyacağını dostlarımızdan. Yunan ordusunun yaptığı gibi İzmir’de ve diğer yerlerde yangın çıkarmaktan ve adam öldürmekten kaçınmalarını. Bu hususları gerektiği tebliğ edilmesi uygundur.”

9 Eylül sabahı saat 09.00’da Bornova’ya giren Türk askerlerinin coşkusuna Bornovalı Levantenlerin korkusu karışmış ve ülkelerinin bayraklarını evlerine asarak, kendilerini güvenceye almaya çalışırlar.