3. Köprü "trafik sorununu çözmeyecek"

İstanbul Boğazı’na 3. köprünün yapılma istemiyle başlayan tartışmalarda, bilim insanları, meslek örgütleri ve ulaşım uzmanları 3. köprünün kentin "trafik sorununu çözmeyeceği", yenilerini gündeme getireceğini çok kez vurgulayarak, bu duruma birinci ve ikinci köprüleri örnek gösterdiler.

29 Mayıs 2013 Çarşamba, 19:53
Abone Ol google-news

Ulaşım sorununu çözmek için deniz ve toplu taşmayı öneren başta bilim insanları olmak üzere kurum ve kuruluşların 3. köprüye karşı çıkış nedenleri, özetle şöyle sıralandı:

Trafik sorununu çözmeyecek

Bilim insanları, bilimsel kurum ve kuruluşlar, meslek örgütleri, ulaşım uzmanları 3. Köprü’nün İstanbul için bir ihtiyaç olduğunu savunmadı. Aksine 3. Köprü'nün İstanbul’a vereceği zararlar bilimsel açıdan kanıtlandı.

Köprü açıldıktan sonra bugüne dek, Boğazdan geçen insan sayısı yüzde 170 artarken, boğazdan geçen araç sayısı yüzde 1180 arttı.

Kentte toplu taşımacılığa gereken önemin verilmemesi. Yolcuların yüzde 37’sini taşıyan özel araçların köprü trafiğindeki payı yüzde 90.

Boğazda karşıdan karşıya geçmenin en kolay yolu karayolu odaklı ulaşım/boğaz köprüleri mi? Böyle bir kentte, özellikle boğaz geçişlerinde  deniz, toplu ulaşım için başta gelen  hızlı, etkin, rahat ve düşük maliyetli seçeneklerden birisi.

Ulaşım sorununu çözmek için iki yaka arasında daha dengeli bir nüfus dağılımı yaratılmalıdır.  Toplu taşımacılığın kalitesi arttırılarak özel araç kullanımını caydırıcı önlemler  alınmalıdır.

3. Köprü, Marmara bölgesinin tamamını etkileyecek olan Kuzey Otoyolu projesinin bir parçası. Bu otoyol, Kocaeli ve Çatalca havzalarındaki birinci sınıf verimli tarım topraklarının ve su havzalarının da tahribi ve yağmalanması anlamına gelecek.

Boğaz köprüleri İstanbul’un plansız ve sağlıksız biçimde kuzeyde doğru genişlemesini teşvik ederek, planlanmamış nüfus artışına neden olacak. Bu durum 2. Köprü'nün açılması sonrası oluşan Sultanbeyli ve Sarıgazi gibi kalabalık ve çarpık yerleşimlerde çarpıcı biçimde yaşandı. 3. Köprü bu çarpık gelişmeyi daha da hızlandıracak.

Büyük inşaat şirketleri, arazi spekülatörleri, bankalar, petrol devleri, otomotiv şirketleri. Olağanüstü yetkiler yaratan kentsel dönüşüm yasasıyla beraber, İstanbul’da 250 bin yapının yıkılması gündeme gelecek ve geldi.

3. Köprü kentin kuzeyinde yoğunlaşan son doğal yaşam alanları üzerinde geri döndürülemez yıkıcı sonuçlar yaratacak. Köprünün yapımı sırasında, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü verilerine göre, 3. köprü projesi nedeniyle İstanbul’da toplam 2 milyon 507 bin 152 ağaç kesilecek. 3. Köprü'yle birlikte İstanbul ormanlarının üçte biri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. 60 ki­lo­met­re­lik ye­şil alan hat­tı da yok ola­cak, ya­pı­laş­ma­ya açı­la­cak.

Bir cinayetin anatomisi: 3. Köprü...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı yaptığı  27 Nisan 1995 tarihindeki demecinde söylediği, “Üçüncü köprü bir cinayettir. Böyle bir teşebbüs İstanbul’un çağdaş kentleşmesi ve şehir içi ulaşım sistemi için ölümcül sonuçlar doğurur” değerlendirmesi dünde kaldı. Başbakan Erdoğanbu sözlerini, değerlendirmesini unutarak, 3. köprünün temelinis attılar.

3. Köprü Yerine Yaşam Platformu Sekretaryası TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nce yapılan yazılı açıklamada, dönemin İBB Başkanı Erdoğan’ın 3. köprüye yönelik sözleri anımsatılarak, “Yaklaşık 20 yıl sonra, sözünün arkasında bir iktidar ile İstanbul’a karşı işlenen cinayetin tanıkları konumundayız.İstanbul’un sermaye tarafından fethedilebilmesi için her türlü yolun mubah ilan edildiği tarih. Billboardlar, reklam panoları bugün İstanbul’un son kalan orman alanlarını, belki de son kez arka planına alarak 3. Köprü’nün müjdesini veriyorlar..”denildi.İnsana, doğaya, kente, yaşama dönük saldırganlığın sınır tanımaz boyutlara ulaştığı bir dönemi yaşadığımıza dikkat çekilen açıklamada, “3. Köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu, 3. Havalimanı, Kanal İstanbul, Yeni Şehir gibi hiçbir üst ölçekli plan kararına uygun olmayan, yaşayanların gereksinimleri ile uzaktan yakından alakası bulunmayan ve bundan sonra İstanbul’da yaşayacaklar için temiz hava ve suya erişebilmeyi imkansızlaştıracak projelerin en önemlisinin temeli atıldığı” değerlendirmesi yapıldı.

“1’e, 2’ye karşı çıktık, 3’ye karşıyız”

Zamanında 1. ve 2. köprüye de karşı çıktıklarını 3.süne de karşı çıktıkları vurgulanan açıklamada özetle şu görüşlere yer verildi: “Tüm bilimsel araştırma ve çalışmalarımız yıllardır ortaya koymaya çalıştığımız gibi, yapılan köprüler ulaşım sorununu azaltmadığı gibi aksine kendi trafiklerini yaratarak araç sayısını, trafiği, hava kirliliğini daha da çok arttırdı. Kurulacak yeri bile yıllarca bir türlü kesinleştirilemeyen 3. köprü projesi bilimsel verilere ve kentin gerçek gereksinimlerine açıkça aykırıdır. Karayolları Müdürlüğü‘nün etüt raporunda ‘uygulanabilir görülmeyen’ bu proje ile kentin kuzeyine 7,3 milyon ek nüfus çekilecektir. Boğazlardaki transit taşımacılık, toplam boğaz geçişinin sadece ortalama yüzde 3’ünü oluşturur ve bu türlü taşımacılığa dair deniz ve demir yolları olanakları çok daha rasyonel iken Türkiye’nin en önemli yatırımlarından birini bu gerekçeyle meşrulaştırmak inandırıcılıktan son derece uzaktır.İstanbul kentinin ulaşım sorunlarını yeni köprüler çözmeyecektir. Yapılması gereken, İstanbul halkının ortak çıkarlarını ve kamu yararını gözeten, doğal ve tarihsel çevrenin korunduğu, halkın demokratik katılımını esas alan bir planlamayı acilen hayata geçirmektir.Bizler; İstanbul’u savunmaya, daha yaşanabilir kılmaya ve en önemlisi çocuklarımıza, torunlarımıza güzel bir şehir bırakmaya gönül vermiş insanlar; uzun süredir 3. Köprü’nün yapımını durdurmaya çalışırken, bir yandan da bu yağmanın ormanlarla sınırlı olmadığını vurgulayan, kentteki tüm ranta konu olmuş alanları doğadan, bilimden, insandan yana savunmaya çalışanlar; çözümü ucuz, nitelikli, erişilebilir toplu taşımada, demokratik ve kamu yararı odaklı bir planlamada arayanlar;  tüm bu rant hırsıyla temeli atılan projelere karşı inadına yaşamı ve bilimi savunacağımızı tekrar dile getiriyoruz.”