30 Ekim depremi mağdurlarının sesini duyan var mı?

KONUK YAZAR | Anıl Talat Eryontuk, Cumhuriyet'in Ege'si için yazdı...

28 Mayıs 2021 Cuma, 14:06
30 Ekim depremi mağdurlarının sesini duyan var mı?
Abone Ol google-news

İzmir’de 30 Ekim 2020 tarihinde yaşanan depremin üzerinden 8 ay geçmesine rağmen hala somut bir adım atılmazken, depremzedeler kaderleriyle baş başa maalesef.

Bildiğiniz üzere 6,9 büyüklüğündeki depremin ardından 117 kişi hayatını kaybetmiş, binlerce insan evsiz kalmıştı İzmir’de. 

Hakkını yemeyelim yardımlar konusunda İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülük etmiş ve birçok yardım kampanyası düzenlemişti.

Elbette İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tek başına bu yükü omuzlaması zor.

Devletin bu konuda yetersiz kaldığını söyleyebiliriz.

Depremin üzerinden neredeyse 8 ay geçti.

Depremzedelerin sıkıntısı ise hiç geçmedi.

Eşyalarını hiç alamayandan tutun da kiralık eve çıkıp kirasını ödeyemeyen, taşıma firmasına senet imzalayıp senedi ödeyemeyen, eşyalarını depoya koydurup borçtan dolayı eşyalarını rehin bırakan bir sürü dertli var kentte.

Halk verilen sözlerin çoğunun tutulamadığından dolayı şikayetçi.

Peki devletin yardımları konusunda halkın şikayetleri neler? 

Mesela deprem bölgesinde devlet tarafından 7 tane ada bazlı proje alanı geliştirilmiş. 

Bu ada dışında kalan binalara kendi binalarınızı kendiniz yapın denmiş.

Depremzedeler bu nedenle çok üzgün.

Ayrıca yerinde dönüşüm için devlet tarafından yapılan yardım miktarı 125 bin TL. 

Lakin yerinde dönüşüm yapmak için daire başı yaklaşık 350 bin TL gibi bir maliyet söz konusu.

Pandemi nedeniyle ülke insanın iş, aş bulamadığı bu dönemde bu kadar yüklü ödemeyi kim yapabilir? soruyorum sizlere.

Burada ikamet eden emeklisi, asgari ücretlisine kendi evini üzerine parayla geri satıyorsunuz. 

Bu insanların suçu, günahı nedir?

İnsanlara ömrünü vererek aldığı evi ikinci kez borçlandırarak satmak Allah’tan reva mıdır?

Bunun yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Bayraklı Belediyesi meclislerinde evlerin metrekaresinin korunması için karar almış olmalarına rağmen müteahhitlerin vatandaşa sunduğu projelerde 130 metrekarelik evler, 90 metrekareye düşürülmekte. 

Proje alanında bulunan, orta ve az hasarlı olup resen yıkılan binaların Dask ödemelerinin halen yapılmadığı, bu binaların Dask ödemelerinin az hasarlı sıfatıyla yapıldığı iddialar var.

Evlerin hasarlarına göre eşya almak için vatandaşlara süre verilmiş, 1 saatte evlerini taşıyan depremzedelerin eşyalarını aldıkları düşünülerek 30 bin liralık eşya yardımı hala yapılmamıştır.

Ayrıca depremde iş yerlerini kaybeden esnaf ve ticarethane sahiplerine yeterince yardım yapılmamış ve bu insanlar tamamen unutulmuştur.

Lütfen!

Zor durumdaki depremzedeleri gündelik politikanın malzemesi haline getirmeyin.

Bu insanların tek bir özlemi var.

O da kendilerine ait sıcak bir yuva.

Bu yuva konusunda en somut adım Tunç Soyer’den geldi.

Dünya Bankası ile çok düşük faizli 5 yıl ödemesiz, 30 yıl vadeli bir anlaşmayı yapmak üzere olduklarını söyledi.

Sonuçta deprem bir afet ve kime geleceği belli olmaz. 

Dilerim devletimiz de Tunç Soyer gibi elini taşın altına sokar, sözde değil özde bu işin peşini bırakmaz.

Ve kaderine terkedilmiş depremzedeler biraz nefes alırlar.