37 termik santrale dava

16 çevre örgütü Türkiye’'nin dört bir yanında çeşitli illerde bulunan 37 termik santralin kapatılması için Cumhurbaşkanlığı’na karşı Danıştay’a sunulmak üzere idare mahkemesinde dava açtı.

07 Eylül 2020 Pazartesi, 17:12
37 termik santrale dava
Abone Ol google-news

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ve Çan Çevre Derneği’nin de aralarında bulunduğu 16 çevre derneği, Türkiye’de bulunan 37 termik santralin kapatılması için Çanakkale Adliyesi’nde dilekçe verdi. Adliye önünde bir araya gelen çevre örgütü temsilcileri burada "Havama, toprağıma dokunma" yazılı pankart açtı. Kısa süreli dans gösterisinin ardından dava hakkında bilgi vermek için basın açıklaması yapıldı. 

Örgütler adına dava dilekçesini hazırlayan Avukat İsmail Hakkı Atav, 37 termik santralin kapatılması ve 7 termik santralin ihalesinin iptali için başvuruda bulunduklarını belirterek, “Dava dilekçemizde çok önemli bilimsel çalışmalar var. İtalya’da koronavirüs salgını sırasında otomobil fabrikalarının olduğu kuzeyde koronavirüs ölümleri yüzde 12 çıktı, İtalya’nın geri kalanında yüzde 4,5 çıktı. Dünya Bankası Hollanda’da bir çalışma yaptı. Termiklerin neden olduğu partikül maddedeki yüzde 20’lik artışın, koronavirüs ölümlerinde yüzde 100 artışa yol açtığı ortaya çıktı. Türkiye’de ise sadece Zonguldak karantinaya alındı, çünkü 3 tane termik santral var” diye konuştu.

Kömürlü termik santrallerin kapatılması gerektiğini belirten Atav, Türkiye’nin kömürlü elektrik santrallerden üretilen enerjiye ihtiyacı olmadığını savundu ve “Türkiye’nin şu anda yüzde 36 arz fazlası var ve kömürlü santrallerden yüzde 30’nu üretiyor. Elektrik açığı oluşturmayacak termik santraller uğruna insanlar ölüyor” dedi.

Koronavirüs salgını yokken 3 termik santralinin kapatılması için de dava açtıklarını hatırlatan Atav, açtıkları davalarda Danıştay Dava İdareler Kurulu’nun kendilerini haklı bulduğunu ve santrallerin kümülatif etkisinin hesaplanmasına karar verdiğini duyurdu.  Atav, termik santrallerin çalıştırılmasının özellikle koronavirüs sürecinde toplu ölümlere yol açacağını öne sürdü.