Yüksek Seçim Kurulu (YSK); Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin 4-5 Kasım 2023’teki 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği “mutlak butlan” ve ihtiyati tedbir kararına ilişkin CHP’nin itiraz başvurusuna yönelik ret kararının gerekçesini açıkladı.
CHP’NİN TALEBİ NEYDİ?
CHP, BAM’ın mutlak butlan kararının ardından 22 Mayıs’ta YSK Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu aracılığıyla YSK’ye kararın “madden ve hukuken uygulanamaz” olduğu, iptal konusu kurultaylardaki mazbataların geçerli olduğunun ve bu kongre/kurultaylarda seçilenlerin görevlerine devam ettiğinin, anayasanın 79. maddesinden kaynaklanan tam kanunsuzluk yetkisine dayanarak tespitine karar verilmesini istemişti. YSK ise aynı gün içinde, gerekçeli kararın açıklanmasının sonraya bırakılarak, talebi reddetmişti.
‘İPTAL İSTEMİ SEÇİM KURULLARININ GÖREVİ DIŞINDADIR’
YSK’nin açıkladığı 12 sayfalık gerekçeli kararda; seçim iş ve işlemlerine ilişkin tüm itirazların incelenip karara bağlanması ilçe seçim kurulu başkanının görevinde olduğu, siyasi partilerin kongrelerinde yapılan organ seçimleri konusu dışında kalan gündem maddeleri, kararları ve kongrenin iptali istemli talepler de seçim kurullarının görevi dışında olduğu vurgulandı. Bununla birlikte kararda, “Seçim kurullarının, kongreye katılacak parti üyelerini belirleyen listelerin onaylanması ve benzeri sınırlı konular dışında ‘seçim günü öncesinde’ gerçekleşen olaylarla ilgili olarak yetkilendirilmediği hususu da izahtan varestedir (açıklama gerektirmeyecek kadar açık)” ifadeleri kullanıldı.
‘KARAR SÜREN BİR KURULTAYA İLİŞKİN DEĞİL’
Kararda; BAM kararının devam eden bir kongre veya kurultaya ait değil, daha önce yapılmış olan kongre ve kurultaylara ilişkin olduğu belirtilerek, bu aşamda seçim iş ve işlemlerin yürütülmesine ilişkin YSK’nin alması gereken bir kararının bulunmadığı, kararın temyiz mercinin Yargıtay olduğu, bu nedenle YSK’nin kararı denetleme olanağının bulunmadığı değerlendirmesi yapıldı.
‘YETKİ SEÇİM GÜNÜ VE SONRASINDA SINIRLI’
Kararda; YSK’nin “seçim günü” ve “seçim sonrası”na ilişkin sınırlı bir denetim ve gözetim yetkisinin olduğu vurgulanarak; CHP’nin talebinin reddine ve BAM tarafından gönderilen yazının iadesine karar verildi. Ayrıca, Kemal Kılıçdaroğlu tarafı da CHP’nin başvurusunun ardından Yakupoğlu’nun görevinin sonlandırılması nedeniyle, YSK’ye onayları dışında yapılmış başvuruların işleme ve dikkate alınmaması talebine ilişkin da karar kapsamında gerekçesini belirtti. YSK, Yakupoğlu’nun başvuruyu da aynı gerekçeyle “karar verilmesine yer olmadığı” yönünde kararlaştırdı.
BUNDAN SONRA NE OLACAK?
YSK kararını Cumhuriyet’e değerlendiren Av. Bülent Yücetürk; “YSK diyor ki: ‘Benim yaptığım kurultaylarda seçim öncesi, seçim zamanı ve sonrasında tespit ettiğim bir usulsüzlük yok, verdiğim mazbatalar da geçerli. Dolayısıyla benim yeniden karar alamama gerek yok; ama mahkeme böyle bir karar verdiyse, bunu denetleme şansım yok. Kararın denetim yeri Yargıtay’dır’ diyor. Şimdi bu karar Yargıtay’a gidecek. Yüzde 99 Yargıtay da bu kararı, ‘Senin böyle bir yetkin yok’ diyerek bozacak. Ardından yeniden istinafa gelecek. Ancak verilen tedbir kararı yüzünden Kılıçdaroğlu ve ekibi orada oturmaya devam edecek; çünkü tedbir kararları temyize tabi değil, yani Yargıtay’ın kaldırma yetkisi yok. Eğer istinaf kararında direnirse, bu kez dosya Hukuk Genel Kurulu’na gidecek ve o bir karar verecek. Bu da baya bir süre demek. Bu yüzden Kılıçdaroğlu ve ekibi ‘Asla kurultay olmaz’ diyor; aslında olur. Ancak; temyizden vazgeçip, kararı kesinleştirmek de işlerine gelmiyor. Yani kurultaysız, seçimsiz, mazbatasız mahkeme kararıyla genel başkanlığa devam etmek istiyor. Yani hukuk kriziyle koltuğa oturmayı sürdürmek istiyor” ifadelerini kullandı. ANKARA
