'AKM’yi hırsla yıktı'

Gezi Direnişi ruhu, 5. yıldönümünde dayanışmayla ve her şeye rağmen umutla varlığını sürdürüyor. Gezi Direnişi’ne katılan şehir plancısı Ayşe Yıkıcı, “Her neslin bir hikâyesi var, bu devrin hikâyesi de Gezi Direnişi” diyor.

31 Mayıs 2018 Perşembe, 21:36
Abone Ol google-news

Gezi Direnişi ruhu, 5. yıldönümünde tüm heyecanıyla, dayanışmayla, bıraktığı ümitle varlığını sürdürüyor. Gezi’de hayatının kaybedenler özlemle ve hüzünle anılıyor. O dönem aktif olarak Gezi Direnişi’ne katılan, 11 yıldır Gezi Parkı’nın karşısındaki ofisinde çalışan şehir plancısı Ayşe Yıkıcı, “Parkın çevresinde sürekli bir inşaat faaliyet gerçekleştiriliyor. Böyle bir panik atak şeklinde yaşıyoruz. Erdoğan, Gezi’nin hırsından çevreye zarar veriyor. Önce AKM’yi yıktı. Sonra camiyi dikti. Hâlâ ‘Geziciler...’ diyor. Ben gurur duyuyorum” diyor. Yıkıcı ile Gezi Parkı’nı dolaştık. 5 yılda yaşanan değişimi konuştuk.

Parktaki ağaçların arasında sohbetimize başlıyoruz. Gezi Direnişi’nden, geçmiş gibi konuşmak Yıkıcı’nın garibine gidiyor. Her jenerasyonun bir hikâyesi olduğunu dile getiren Yıkıcı, bu devrin hikâyesinin de Gezi Direnişi olduğunu söylüyor. “Gezi’yi bir olaydan ibaret görmek o dönem yaşanan tüm mücadelenin kendisine büyük haksızlık olur” diyen Yıkıcı, “8 kişi hayatını kaybetti. Engelli ve sakat konumuna düşen insanlar oldu. O yüzden Gezi büyük bir mücadeledir. O yüzden etrafıma baktığımda içinde oturduğumuz parkın park olarak kalması en büyük kazanımlarımızdan biridir. Parkın çevresinde sürekli bir inşaat faaliyet gerçekleştiriliyor. Böyle bir panik atak şeklinde yaşıyoruz. Cumhurbaşkanı geçen haftalarda verdiği demeçlerde ‘dış güçler, faiz lobisi, Geziciler..’diyor. Gezi onların gözünde hakaret gibi bir şey. Ben gurur duyuyorum. Bana Gezici diyebilirler” diyor.

Kazanımlar gitti

Gezi döneminde hukuki olarak kazanılan bir sürecin olduğunu söyleyen Yıkıcı, şöyle devam ediyor: “Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararları vardı. 15 Temmuz sonrasındaki süreçte yargı sistemindeki derin değişikliklerden dolayı hukuki kazanımlarımızı bir bir kaybetmeye başladık. Odaların açtığı dava vardı. O davalarda maalesef yürütmeyi durdurma kararları bozuldu. Yani hukuki olarak buraya isterlerse her şeyi yapabilirler. Elbette yapamazlar ama kâğıt üstünde yapabilecek konumdalar. Bu açıdan sıkıntılı durumdayız.”

Bellek yok oluyor

Yıkıcı, Gezi’den bu yana Taksim’in yüzünün nasıl değiştiğini de anlatıyor: “Taş saksıların içinde ağaçlar yoktu. Büyük bir beton kitlesine dönüştü. İki yıldır da meydana kurulmuş bir festival etkinliği var. 6 ay boyunca daha kalanacağı söyleniyor. Topçu Kışlası’nı açamadılar ama yerel el sanatları, yöresel şeyler diyelerek meydanı portatif dükkânlarla işgal etmiş durumdalar. Lalerin konduğu betondan bir alan var. Eskiden toprakla yeşilin birleşebildiği noktalar vardı. Toprakla yeşilin bağlantısı bu kadar kesilmemişti. Cami yapılıyor şimdi. İki yıl önce bana sormuş olsalardı imkânsız bir şey derdim. AKM’yi yıktılar. Bir kent meydanının belleğini yok ediyorlar. AKM’nin yıkılması çok kritik bir şey. Koruma kurulu yetkisi altındaki bir yapıyken bir toplantıda kurul kapsamından çıkarılıp yıkım kararı alındı. 15 Temmuz sonrası hayatını kaybedenlerin listesinin asıldığı büyük bir Türkye haritası ve bayrak vardı. İlk izin o gün alındı. Aslında o gün anlamalıydık AKM yıkılacaktı...”

Park kalacak

Yıkıcı, “Topçu Kışlası hep Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aklında” diyor ve ekliyor: “Erdoğan’ın kendi adına gördüğü tek başarısızlık Gezi Parkı. Burası bir hırs mevzusu. Burdan kendisine sesleneyim; çok hırslanmasın, bu park park olarak kalacak. Bu hırsı bana kalırsa kendini yiyip bitiren şey olacak. Topçu Kışlası’nı yapamadığı için daha agresif adımlar attılar. Son 5 yılı düşünürsek her şey son 5 yılda oldu. 17 yıldır iktidarlar ama Gezi’yi son 5 yılda yaşadık. Bombalar son 5 yılda patladı. Neden patladı. Çünkü yönetemiyorlardı. Savaşlar çıktı. Son 5 yılda siyasi gücünü toplamaya çalışıyordu. Ama yapamadı. Gezi onun kırılma noktası ve siyasetinin çöküşünün başladığı yer oldu. Erdoğan bu ekonomik düzende Topçu Kışlası hayalini gerçekleştiremez. 15 Temmuz’dan sonra kendilerinin dediği ‘istikrar ortamı’ hiç kalmadı. Döviz kurlarının dalgalanmaları çok hareketli...”

‘Yine olsa yine katılırım’

Yıkıcı, Gezi günlerini özlediğini de vurgulayarak, “Bugün Gezi olsa yine katılırdım. Bir ay yetmemiş. Özlüyorum. Hele de şu günlerde muhalefetin geldiği nokta yaşadığı kısırdöngü o kadar yorucu ve üzücü ki. Gezi’deki metotları yöntemleri neden uygulayamıyoruz. Gezi’de biz; bir araya getiren sadece park değildi. Özlediğimiz bir yaşam ve hayat tarzı vardı” diyor.