AKP'li Özlem Zengin'den yeni çıplak arama açıklaması: "Türkiye'de bu tür arama hiç yoktur demiyorum"

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin daha önce Türkiye'de çıplak aramanın yapılmadığını söylemişti. Zengin yeni açıklamasında "Türkiye'de bu tür arama hiç yoktur demiyorum. Madem böyle bir mesele var bir zahmet bunun şikayetini de yapın. Bu kadınların tamamı şikayetçi olmasını beklerdim, ama şikayetçi değiller. Bu konuda haksızlığa uğradığımı düşünüyorum." dedi.

13 Mart 2021 Cumartesi, 16:43
AKP'li Özlem Zengin'den yeni çıplak arama açıklaması:
Abone Ol google-news

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, çıplak aramayla ilgili yeni bir açıklama yaptı. 

Zengin, daha önce yaptığı açıklamalarda “Ben Türkiye’de çıplak arama olduğuna asla inanmıyorum, yok böyle bir şey” demişti. Kadınların çıplak arandıklarını anlatmalarının üzerine ise Zengin, çıplak aramaya maruz kalan kadınların geç şikayette bulunduğunu belirterek, "Onurlu kadın, ahlaklı kadın bir sene beklemez" ifadelerini kullanmıştı. 

“BU TÜR ARAMA HİÇ YOKTUR DEMİYORUM BİR ZAHMET ŞİKAYETİNİ YAPIN”

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, katıldığı bir televizyon programında, çıplak aramayla ilgili farklı bir açıklama yaptı. 

"Anayasa Mahkemesi’ne başvurular var. Bu uygulamananın var olması İnsan Hakları İhlali konusu olduğu anlamına gelmez. Türkiye'de bu tür arama hiç yoktur demiyorum. Madem böyle bir mesele var bir zahmet bunun şikayetini de yapın. Bu kadınların tamamı şikayetçi olmasını beklerdim, ama şikayetçi değiller. Bu konuda haksızlığa uğradığımı düşünüyorum."

"MELİH BULU BİZİM DOSTUMUZ"

Özlem Zengin ayrıca AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atadığı Prof. Dr. Melih Bulu ve atanma sonrası başlayan protestolarla ilgili olarak şunları söyledi:

"Melih Bulu'yu çok yakınen tanıyorum. Bizim arkadaşımız dostumuz. AK Parti’de görev yaptık. Altı yıldan fazla biz aynı masada oturduk çalıştık. Çok yakından tanırım. Ve bu olay Melih Bey’e büyük haksızlık. Hukuken mümkün olduğu için o da başvurdu. O kadar akademisyen içinde o uygun görülmüş. Boğaziçi'nin kendi kuralları varmış gibi değil bu. Öğrenciler itiraz edebilirler ama artık oraya siyaset giriyorsa. Terör örgütlerinden oraya akınlar oluyorsa meselenin büyütülmek istendi. Orada mevzuata ya da hukuka ayrı bir olay yok."