Antalya'da başpehlivanın öldürülmesiyle ilgili zanlının ifadesi ortaya çıktı!

Antalya'da eski güreşçilerden Hakkı Aygün'ün, uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybettiği olaya ilişkin tutuklanan zanlının, savcılık ifadesi ortaya çıktı.

10 Eylül 2020 Perşembe, 08:47
Abone Ol google-news

Antalya'da yağlı güreş sporcusu başpehlivan Hakkı Aygün'ü (25) sokak ortasında tabancayla vurup öldüren Umut Can F. (20) ifadesinde, 7 mermiyle 4 kişiyi öldürmeyi düşündüğünü belirterek, “Hakkı Aygün, Burak Yılmaz, Mustafa Sever ve Mehmet Ali Avcı'ya 6 el sıktım. Son mermiyi her ihtimale karşı silahta bıraktım" dedi.

"Cezaevinden çıktıktan sonra Yavuz Tayfur'un kardeşinin yanında otoparkta çalıştım. Burada çalışan biriyle kavga ettikten sonra otoparktan ayrıldım. İki hafta önce de Yavuz Tayfur ile husumetli olan maktul Hakkı Aygün ile sosyal medya üzerinden bağlantıya geçtim. Aygün'e, Tayfur'un hakkımı yediğini, bu yüzden yanından ayrıldığımı ve onun tarafına geçmek istediğimi söyledim. Hakkı Aygün ve Mehmet Ali Avcı ile buluştuk. Benden Yavuz Tayfur'u vurmamı istediler. Ben de kabul etmedim. Benden silah zoruyla, güya Yavuz Tayfur'un 4 milyon TL karşılığında Azeri iş insanını öldürdüğünü, benim payıma düşen 350 bin TL'nin verilmediğini ve bu yüzden de işten çıkarıldığım yönünde düzmece ses kaydı ve yazılı ifademi aldılar. Hatta ikinci ses kaydında Yavuz Tayfur ile husumetli olduğumu, Tayfur'un başına bir şey gelmesi halinde Hakkı Aygün ve Mehmet Ali Avcı'nın suçu olmadığını, olayı benim yaptığımı ve bu ses kaydında 3 kez üst üste 'Bunu kendi rızamla söylüyorum' şeklinde tekrar ettirdiler."

Olaydan bir gün önce, saat 24.00 sıralarında Hakkı Aygün ve Burak Yılmaz'ın kendisini dövdüklerini de ileri süren Umut Can F., "Lara'da ormanlık alana götürdüler. Hakkı elleriyle, Burak bilardo sopasıyla kollarıma ve bacaklarıma vurdu. Hakkı beni kucakladı ve 'Bu saatten sonra ne Yavuz'un yanına gidebilirsin ne de bizden ayrılabilirsin. Ya bizim yanımızda kalırsın ya da Yavuz Tayfur'u vuracaksın' dediler. Mecburen kabul ettim. Sonra oradan ayrıldık ve bir eve gittik. Bana kahverengi veya pembe bir beze sarılı silah getirip teslim ettiler" diye konuştu.

"SON MERMİYİ MUSTAFA'YA SIKACAKTIM"

Olayın yaşandığı gün kendisini dövdükleri için onları vurmayı kafasından geçirdiğini sözlerine ekleyen Umut Can F., ifadesini şöyle sürdürdü:

"Hakkı Aygün ve beraberindekiler beni Demircikara Polis Merkezi'ne götürerek, zorla Yavuz Tayfur ile adamları hakkında şikayetçi olmam için ifade verdirdi. Sanki yediğim dayağı Tayfur atmış gibi gösterdiler. Yavuz Tayfur'u vurduktan sonra bu ifademin daha az ceza almamı sağlayacağını söylediler. Bana hastaneden darp raporu bile aldılar. Plana göre Yavuz Tayfur'un ofisine gidip onu orada vuracaktım. Araç durdu ve Burak araçtan inip, benim otomobilden çıkmamı sağladı. Araçtan iner inmez otomobilin önüne geçip önce Hakkı'ya 2 kez, ardından Mehmet Ali'ye, sonra da Mustafa Sever ve Burak'a birer el sıktım. Mermilerin isabet edip etmediğini görmedim. Sonra kaçmaya başladım. Mehmet Ali arkamdan küfrederek ateş etti. Ben de döndüm ve kendisine bir el daha sıktım. İsabet etti mi bilmiyorum. Son mermim kalmıştı. Mustafa arkamdan koştu. Son mermiyi Mustafa'ya sıkacaktım ama iki çocuk araya girince vazgeçtim. Sonrasında her ihtimale karşı son mermiyi silahta bıraktım ve kaçtım. Polisteki ifademi kabul etmiyorum. Yavuz Tayfur ile adamları beni azmettirmedi."

DAVA DOSYASINDA ANLATILAN OLAY

Muratpaşa ilçesi Cebesoy Caddesi'nde 1 Eylül'de Hakkı Aygün (25), uğradığı silahlı saldırıda göğsünden vurularak ölmüştü. Olay sonrası kaçan zanlı Umut Can F, yakalanmış ve çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanmıştı. Soruşturma kapsamında 13 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.

Hayatını kaybeden Hakkı Aygün, 24 Mart 2018'de Muratpaşa ilçesi Eski Lara Yolu'ndaki bir kafenin önünde çıkan kavgada yanındaki pehlivan arkadaşıyla birlikte silahla yaralanmıştı. Aygün, 655'inci Kırkpınar güreşlerinde başaltı kategorisinde ikinci olmuştu.