‘Artık bir akademimiz yok’

Boğaziçi Üniversitesi’nde Afrin operasyonu için lokum dağıtanları protesto etmelerinin ardından tutuklanan öğrencilerden matematik bölümü öğrencisi Deniz Yılmaz, matematik ve gündemle ilgili bir mektup yazdı.

27 Mayıs 2018 Pazar, 22:17
Abone Ol google-news

Boğaziçi Üniversitesi’nde Afrin operasyonu için lokum dağıtanları protesto etmelerinin ardından tutuklanan öğrencilerden matematik bölümü öğrencisi Deniz Yılmaz, matematik ve gündemle ilgili bir mektup yazdı. Yılmaz, “Nazi Almanyası’nda tüm Yahudi bilim insanları ve matematikçilerden temizlenen akademi üzerine, ‘Führer’ dönemin önemli bir matematikçisine, artık akademi gerektiği gibi (milli değerlere uygun) işleyebilir mi minvalinde bir soru sorar. Cevap nettir, artık bir akademimiz yok” ifadelerini kullandı.

İki ayı aşkın süredir Silivri Cezaevi 5 No’lu koğuşta tutuklu bulunan ve gönderdiği mektupta “Matematiğe en çok benzeyen, veya benzemesi gereken, insanı konu alan disiplin hukuktur” diyen Yılmaz , “Ancak adaleti sağlamak amaçlı yetiştirilen, ciddi bir disiplin olan hukuk mantıksal bir formalizm yahut kesinlik içermek zorundadır. Son dönemde yaşanılan pek çok dava, tutuklama ve hüküm, kendi tutukluluk sürecimi de dahil ediyorum, ülkemizdeki hukukun, bahsettiğim anlamda hukuk olmaktan çıktığına delalettir” dedi.

Yılmaz, “Her gün ‘Bugün bir arkadaşım (veya ben) gözaltına alınacak mı(yım)?’, ‘Bu düşüncemi, duygumu yazıp yayımlarsam tutuklanır mıyım’ gibi endişeler duyan insanlar ne denli kendilerini yoğun bir düşünceye adayabilirler? Her gün bir başka acı ve gözyaşının, önceki yaraların kapanmasına bile fırsat vermeden yaşandığı bu topraklarda hangi vicdanlı ve aklı başında insan tüm gerçekliği yadsıyabilir ve aklını tamamen matematiğe verebilir? Nazi Almanyası’nda tüm Yahudi bilim insanları ve matematikçilerden temizlenen akademi üzerine, ‘Führer’, dönemin önemli bir matematikçisine, artık akademi gerektiği gibi (milli değerlere uygun) işleyebilir mi minvalinde bir soru sorar. Cevap nettir, artık bir akademimiz yok... Ülkemiz tarihinde de benzeri örnekler yok değildir, sayılı fizikçilerimizden Feza Gürsoy darbeciler tarafından ‘ya burada ya Amerika’da çalışırsın ikisi birden olmaz’ denilerek ülkeyi terk etmeye zorlanmıştır. Darbe dönemleri ülkemizde kapatılan enstitüler ile şu günlerde kapatılan temel bilimler bölümleri ve bölünen üniversiteler ortak bir payda içeriyor mudur?” ifadelerini kullandı.

‘Neden ifade özgürleşemiyor?’

Yılmaz mektubunu şöyle sürdürdü: “Ülkemizde bilim neden gelişmiyor” sorusunu soranlara bir cevap oluşturmaya çalışacağım. Matematiğin doğa bilimleriyle ilgisini, bilimle ekonomik ya da bir başka deyişle bilim-matematikle altyapının ilişkisini yadsımak mümkün değildir.

Bununla birlikte yazımın genelinde konu ettiğim sorunların -üstyapıyla ilişkili sorunlar da denebilir- yadsınamaz derecede önem arz ettiğini sanıyorum. Bu soruyu soranlara ülkemizde neden ifade özgürleşemiyor?’ ‘Acaba bilim insanı için, teknik, duygusuz, her ortamda çalışan, işinden başka şey düşünmeyen yakıştırması gerçekliğin tam aksi olabilir mi?’ sorularını sorarak ve bu sorulara vicdanlı ve derin cevaplar bulmaya çalışmalarını isteyerek cevap veriyorum. Bitirirken, cezaevinde tutsak arkadaşların, birine fazla, gereksiz veya angarya iş yüklenmeye çalışıldığında söyledikleri ‘bırakın da adam cezasını yatsın’ sözünü sizlerle paylaşmak istedim. Bırakın da matematik yapayım!”