Asıl suçlu kim?

Cezaevlerinde çoğunlukla hırsızlık, gasp ve uyuşturucu suçlarıyla üç bine yakın çocuk bulunuyor. 169 yabancı çocuktan 119’u Suriyeli.

26 Mart 2018 Pazartesi, 22:17
Abone Ol google-news

Çocuk ve gençlik cezaevlerinde bulunan 13-18 yaş arasındaki 2 bin 818 çocuktan 2 bin 721’i erkek, 97’si ise kız. Bu çocukların yaklaşık yarısı yeniden suça sürüklenerek cezaevlerine dönüyor. Cezaevlerindeki yabancı çocuk sayısı ise 169. Bu çocuklardan 119’u Suriyeli. Çocukların cezaevine geliş nedenleri çoğunlukla uyuşturucu, hırsızlık ve gasp.

Tutuklu çocuklar genelde 2-3 ay kalıyor. Ancak bazıları 10 yıla kadar hüküm giyiyor. Çocuklar neyin suç olduğunu ya da olmadığını ve cezaevinin nasıl bir yer olduğunu bilmiyor. Aralarında 7. sınıfta olması gereken ama okuma-yazma bile bilmeyen çocuklar var. Sincan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda geçen günlerde bu konuda bir toplantı yapıldı. Adalet ve Milli Eğitim Bakanlıkları temsilcileri, psikologlar, öğretim üyeleri ve hukukçuların katıldığı toplantıda dile getirilen tespitler ve öneriler şöyle:

  • Çinçin bölgesindeki 12 okula önleyici tedbir alınırsa cezaevine gelen çocuk sayısı azalabilir.
  • Üniversite öğrencileri cezaevlerinde staj yapabilir. 
  • Akademik tez çalışmaları yapılmalı.
  • Meslek edinmeleri için çalışmalar yapılmalı.
  • STK’lerle işbirliği yapılmalı.
  • Çocukların suça yönelmesini önleyici olarak ne tür çalışmalar yapılabilir? Buradan ayrılan çocukların tekrar suç işlememesi için neler yapılabilir? Buradan çıkan çocukların izleme- değerlendirmesi nasıl yapılıyor?
  • Çocukların suça yönelmesini uyaran faktörler nelerdir?
  • Ailelerin suç oranı ile çocukların suç oranı arasındaki ilişki gibi konularda çalışmalar yapılabilir.
  • Gençlik ve Spor, Adalet, Kültür, Aile Sosyal Politikalar bakanlıkları, MEB ve İŞKUR birlikte çalışmalı. 
  • Çocuklar neyin suç olduğunu/ olmadığını bilmiyorlar. Bu konuda okulda bilinçlendirilmeleri çok iyi olur. 
  • Aynı şekilde cezaevinin nasıl bir yer olduğunu da bilmiyorlar. Bilseler uyuşturucu konusunda özellikle daha dikkatli olabilirler.
  • Bilinçlendirme ile ilgili konuları okulda öğretebilmek için müfredata eklenebilir mi?
  • Bu çocuklar belli bir ekosistemden geliyorlar. Bu ekosistem nasıl kırılabilir?
  • Bu çocuklara ayrı bir okul yapılarak özel eğitimin ve mesleki becerilerin kazandırılması sağlanabilir.

Her çocuğa ayrı uzman

Adalet sistemine giren çocuklara destek olmayı ve önleyici çalışmalar yürütmeyi amaçlayan Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı (TCYOV) Başkanı Nevin Özgün’ün verdiği bilgilere göre çocuk ve gençlik hapishanelerinde, Halk Eğitim Merkezleri tarafından atanan meslek öğretmenleri çeşitli kurslar veriyor. Ancak hapisteki çocukların asıl ihtiyaçları psiko-sosyal destekler ve tahliye sonrasına yönelik faaliyetler olmalı. Bu çocuk ve gençlerden yaklaşık yüzde 50’sinin yeniden suça sürüklendiğine dikkat çeken Özgün, şunları söyledi: “Sistemde neler olduğunu çözmek ve çocuklar yararına önleyici tedbirlerin alınması gerekir. Çocuk suça sürüklendiği ortama, iyileştirme yapılmadan geri dönüyor. Her bir çocuğa ait ‘tahliye sonrası bireysel program’ uygulanması gerekir. Bunun en iyi örneklerinden biri Almanya’da uygulanıyor. Her bir çocuk/genç için bir sosyal çalışma uzmanı, tahliye sonrası destek için atanıyor. Yerelde bulunan tüm kurumlar, spor kulüplerinden işletmelere kadar, işin içinde. Herkes adalet sistemine giren çocuklara uygun çeşitli atölyeler düzenliyor. Çocuğun talebine ve yeteneğine göre bu kurumlardan birine devam ederek, mesleki eğitim ve uzmanı kanalı ile de sosyo-psikolojik destek alarak, yeniden suça sürüklenmesinin önüne geçilmeye çalışılıyor. Her bir çocuk için bir uzman atanması oldukça dikkat çekici.’’

Temeli önleme

Çocuk adaletinin temelinin onarıcı adalet ve önleme olduğunu vurgulayan Özgün, “Çocuğu suça sürüklenmeden önce fark etmek ve önlem almak. Bu da birçok kurumların ortak görevidir. Özellikle milli eğitim sisteminde rehber öğretmenlerin çocuğu ve aileyi yakından izlemesi başlıca önlemdir. Tabii tüm çocukların eğitim sistemi içerisinde tutulması birincil tedbirdir. Çocuğa bakış açısının cezalandırma değil, topluma kazandırmaya yönelik tedbirlerin alınmasını bekliyoruz’’ dedi.

KURSLAR VERİLİYOR

Sincan Cezaevi’nden veriler:

  • Okuma - yazmadan mesleki eğitime kadar 25 kurs var. 
  • Halk eğitim merkezinin görevlendirdiği öğretmenler kurs veriyor.
  • Sincan’da 350 çocuk var. Yabancı uyruklu çocuk sayısı ise 160. 305 çocuk kurs alıyor.
  • Çocukların 36’sı ilköğretim, 100’ü açık öğretim ve 28’i de örgün öğretim programlarına kayıtlı.
  • Çocukların buraya geliş nedenleri çoğunlukla uyuşturucu, hırsızlık ve gasp