Aşk ve kaos

Harry Potter serisinde Prof. Severus Snape’i canlandıran İngiliz aktör, yönetmen, Alan Rickman, Emma Thompson’la annesi Phyllida Law’ı The Winter Guest’te (1997) yönettikten 17 yıl sonra yeniden kamera arkasına geçti.

06 Haziran 2015 Cumartesi, 18:23
Abone Ol google-news

Alan Rickman, dönem draması A Little Chaos’ta (Küçük Kaos / 2014) Sense and Sensibility’de (Aşk ve Yaşam / 1995) başrollerden birini paylaştığı meslektaşı Kate Winslet’ı yönetiyor, hem de Kral 14. Louis’yi canlandırıyor.

Paris 1682. Kral 14.Louis (Alan Rickman) cenneti dünyaya taşımak, Fransa’nın görkemini tüm dünyaya göstermek düşüncesiyle Versailles’da bir cennet oluşturulmasını emreder. Ülkenin en yetenekli peyzaj mimarı, geometrik tasarımlarıyla ünlü André Le Notre (Matthias Schoenaerts) hemen sarayca görevlendirilir. Versailles’ın bahçeleri öylesine büyük bir projedir ki zamanında bitmezse André’nin başı giyotine gidebilir. Devreye geleneklere uymayan, sıradışı zevkleriyle bilinen Madame Sabine de Barra (Kate Winslet) girer. Gözü yükseklerde olan, girişken Sabine, kızının ve kocasının yasını tutmaktadır. Genç kadın büyük acılarla başetmiş, herkesin ona acımasını istememiş, tek başına dimdik ayakta durmayı başarmıştır. Tarihi dramlarda sık rastlanmayacak türde olumlu bir kadın karakterdir.

André’nin kadınsı, Sabine’in erkeksi yönleri aralarında büyük bir cinsel gerilim yaratır, böylece peyzaj mimarları sarayın bahçelerini tasarlarken birbirlerine tutulurlar. Sabine kendini kaçınılmaz olarak ayrıntı dolu görgü kurallarının ve dinmez bir rekabetin içinde buluverir. Tüm kraliyet saraylarındaki gibi entrikaların, baltalamaların, arkadan vurmaların ardı kesilmez.

Komedi ve dram arasında iyi bir denge kuran Alan Rickman, 17. ve 21. yüzyıl arasındaki koşutlukları başarılı bir vurguyla yansıtır. André Le Notre’un gerçek öyküsüyle Sabine de Barra adlı kurgu karakteri harmanlayan yönetmen, tarihin en ikonik bahçelerinden Versailles’ı yaratan peyzaj tasarımcılarının üzerinden günümüze göndermeler yapar.

Hizmet ettikleri sınıfı eğlendirmek, memnun etmek için çabalayan, bu yüzden ellerini kirleten insanları izler, egemen bir sınıfın bir alt sınıfı nasıl ezdiğini, sömürdüğünü görürüz. Bu sömürüde en çok kadınlar mağdurdur. 17. yüzyıldan günümüze dek çok şey değişmemiştir. Salt dekoratif nesneler olan, hiçbir işlevi olmayan kadınlar günümüzde de vardır. “Bu durumun hala sürmesi üzüntü verici.

Medyayı süsleyen kadınların varlığı sürmekte” diyen Rickman, Küçük Kaos’un çağdaş bir öykü olduğunu vurguluyor. Sabine cinsiyetiyle meydan okuyor, sınıf engellerini güçlü kimliğiyle aşıyor. Yetkin dramatik komedi Küçük Kaos 12 Haziran’da gösterimde.