‘Aşka her zaman yer var!’

İşte size üç tümce: “Aşka her zaman yer var!”... “Sen aşkı bulamazsın, aşk seni bulur”... “Aşk gezegen değiştirdi müzikle”... Üçü de Fazıl Say’dan geliyor.

10 Mart 2015 Salı, 22:30
Abone Ol google-news

Şimdi durup dururken nerden çıktı bu aşk muhabbeti demeyin. Durup dururken değil. Fazıl Say’ın 20 Mart’ta Ada Müzik’ten çıkacak yeni albümü “Yeni Şarkılar”ı dinledim ve neye uğradığımı şaşırdım. Müziğiyle şaşırttı. Çarpıcılığı, etkileyiciliğiyle, çok yönlülüğü, çeşitliliğiyle şaşırttı. Tepeden tırnağa aşka bürünmüş olmasıyla şaşırttı. Soluğu, doğru Fazıl Say’ın yanında aldım. Her şarkı üzerine sohbeti derinleştirirken söz ha bire aşka geldi. (Her anlamda!)

Önce çok kısa özlü bir bilgi: “Yeni Şarkılar”da, Fazıl Say’ın beş şairden yeni bestelediği beş şarkı yer alıyor: Edip Cansever’den “Şey şey şey ve şeylerden”, Turgut Uyar’dan “Göğe Bakma Durağı”, Cemal Süreya’dan “Bu Bizimki”, Nâzım Hikmet’ten “Masalların Masalı” ve Ömer Hayyam’dan “Ey Kör”... Serenat Bağcan, Cihan Aşkın gibi 30 sanatçının emeği... Albümün destekçisi ENKA Vakfı...

Dayanamayıp sondan başladım:

- Yine mi Hayyam? Hayyam’dan diliniz yanmadı mı?

- Önce dört şarkı vardı. Hayyam’ı sonradan ekledim. Piyano, ramazan davulu, kudüm, “klasik koro”... İlk kez bir eserime rock gitarları kattım... Hayyam’ı çok seviyorum. Tepkili bir şarkı oldu. (Gülüyor)

- Neye tepki, neyin tepkisi?

- Müziğin tepkisi. Bütün bu olup bitenlere rağmen Hayyam tepkisi... Ayrıca Hayyam’la Nâzım Hikmet arasında bir akrabalık görüyorum. (Hayyam’ın “Ey kör” adlı 4 dizesi şöyle: “Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş! /Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!/ Şu durmadan kurulup dağılan evrende/ Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!”... Şarkıyı dinlediğinizde cazdan oratoryoya uzanan bir zenginlikle karşılaşıyorsunuz...

- Nâzım’la Hayyam’ın akrabalığına ben de katılıyorum. Öteki seçimleri nasıl yaptınız?

Çocukluğumdan beri Türk şiirine, şairlere aşinalığım var. 2010’da Nâzım Hikmet ve Turgut Uyar şiirleri bestelemiştim. Bence edebiyatımızın en önemli şairleri... Bu kez onları farklı olarak yeniden besteledim. Cemal Süreya bestemin temelini ise on yıl önce atmıştım. O günden beri içimdedir. Edip Cansever en az bildiğimdi. Benim için büyük bir keşif oldu. Öğrendikçe daha çok sevdim...

- Bence en zor, en değişik şarkı o! Hani o şiirde Cansever, “Aşk, gene kelime değiştirdi” der ya, ben bu parçayı “aşk gene müzik değiştirdi” diye dinledim.

- En zor değil, “ters köşe vuruşu” o şarkı. O şarkıda aşk, gezegen değiştirdi, müzikle! 

- Cansever’de denizkızı aşkı getiriyor; telli sazlar ve ney ile... Cemal Süreya’da yıkıcı, hain, yasadışı aşk adeta opera tadında... Turgut Uyar’ınkinde ise bir aşk çığlığı, travmaya, fısıltıya dönüşüyor, sonunda solo piyanonun yalnızlığı, insanı perişan ediyor... Hepsi aşk şiiri...

- Bence aşk şiirinden çok hepsi aşk etrafında dönen şiirler. Örneğin Turgut Uyar’ın “Göğe Bakma Durağı” şiirinde alt metni aramak gerek...

- Nedir alt metin?

- Aldatılmışlık... “Geri dön” haykırışı, çağrışı... Şair, şiiri kendine kalkan etmiş.

- Siz de yaşadınız mı, yaptınız mı bu çağrıyı (Eyvah! Çok mu özel oldu... diye endişelenirken ben, o kocaman gülüyor...)

- Ben çağrılarımı müzikle yapıyorum.

- Gelelim Nâzım’ın “Masalların Masalı”na... Adeta senfonik bir şiir. Aynı zamanda felsefi...

- Nâzım’ın en sevdiğim şiiridir. Burada şiiri çalgılarla resmetmek istedim. Arp su oldu; blok flüt çınar oldu... Kedi, kanun... Böyle gidiyor... Benim üç senfonim, beş oratoryom var... Bu şarkılarda tümünün damıtılması söz konusu... Benim korom yok, orkestram yok. Küçücük bir stüdyoda çalışıyoruz. 8 kişiden 80 kişilik koro etkisi, birkaç enstrümandan orkestra etkisi alıyorum.. Serenat Bağcan gibi harika bir sanatçım var...

- “İlk Şarkılar”, ardından “Yeni Şarkılar”... Devamı gelecek mi?

- Müziğim, şairlerin hizmetinde... Nâzım’dan “Akrep Gibisin”i bestelemek isterim... Ahmet Arif, Can Yücel, Attilâ İlhan, Özdemir Asaf bestelemek isterim... Bir şiirin hakkını vermek, matematiğini çözmek, işin en zor yanı...

- 12 Mart’ta konser, ardından Çin ve Kore turnesi... Bunca yoğunlukta aşka yer var mı? (Yine kocaman gülüyor)

- Aşka her zaman yer vardır! (Ve işte o espriyi patlatıyor: ) Bakıyorum, aşk, kelime değiştirdi, aşk müzik değiştirdi derken, şimdi de aşk gazete değiştirdi!

- (Anlamazlıktan geldim: Bal gibi anladığımı o da anladı.) Oldu olacak sizden bir de aşk tarifi alalım:

- Aşkın tarifini bu kadar muazzam şairler bu kadar güzel şiirlerinde yapmış zaten. Benim bu konuda kendimi ifade etmem çok çok zor elbet. Ama “sen aşkı bulmazsın aşk seni bulur” teorisine çok inanırım.

Teşekkürler Fazıl Say, daha nice albümlere..

.