Atletizmde silahlanma yarışı

Maratonlarda rekorların kırılmasını sağlayan “süper ayakkabıların” geliştirilmesiyle birlikte yeni bir devrim süreci yaşanıyor.

29 Mart 2021 Pazartesi, 04:00
Atletizmde silahlanma yarışı
Abone Ol google-news

2019’da Eliud Kipchoge resmi olmayan bir yarışta iki saatlik maraton sınırını aşıp 2:01:39’luk kendi dünya rekorunu kırdığında ayağında süper ayakkabılar vardı. Ancak bunun dışında yarış kiti, kulvar tasarımı, hız denetimi ve eğitim stratejileri gibi tüm başka unsurlar enine boyuna araştırılmış ve bilimsel açıdan en iyi biçimde düzenlenmişti. 2020 yılında 5 bin ve 10 bin metre dünya rekorları sırasında yararlanılan wave-light adımlama teknolojisi gibi başka yenilikçi teknolojiler de hız artışına katkıda bulunmuş olabilirler. 

Bundan tam 5 yıl önce maraton koşuları ve 2019’da da koşu parkurları için piyasaya sunulan yeni ayakkabı teknolojisi sayesinde, tüm dayanıklılık koşularında peş peşe rekorlar kırıldı. 

Bu durum atletizm dünyasını ikiye böldü. Kimileri olağanüstü niteliklere sahip bu ayakkabılarla yarışmanın adil olmadığını öne sürerken kimileri bunların yapay koşu pistlerinden farklı olmadıklarını ve ayakkabıların dayanıklılık koşularına katılan yarışçıların yararlanabilecekleri kaçınılmaz bir teknolojik atılım olduğunu dile getiriyorlardı. 

Spor biyomekaniğiyle ilgili araştırmalar süper ayakkabıların kimileri onlarca yıl kırılamayan eski rekorlara yeni bir boyut kazandırdığını açıkça ortaya koysa da bu teknolojiye spor dünyasının performans artırıcı yeniliklerinden biri olarak bakmak gerekiyor. 

KOŞU EKONOMİSİ 

2016 Yaz Olimpiyatları maratonlarında madalya kazanan erkek atletlerin üçü de aynı marka ayakkabılarla podyuma çıktılar. Bunlar şimdi hemen hemen tüm seçkin koşucuların gözdesi olan koşu ayakkabılarının ilk örnekleriydi. 

Ardından 2019 yılında benzer bir süper ayakkabı teknolojisi atletizm pistlerine girdi. Atletler inanılmaz hızlara ulaşmaya başladılar. 

Bu performans artışının temelinde atletlerin belli bir hızda koşmalarının enerji maliyeti anlamına gelen koşu ekonomisi yatıyor. 

Ayakkabının ağırlığı, malzeme bileşimi, topuk kalınlığı ve ayakkabının parmak ucundan topuğa esnekliğini belirten “boylamsal bükülme” gibi çeşitli özellikler belirleyici. 

TAHTEREVALLİ ETKİSİ

Süper ayakkabıların bir yenilik olarak manşetlere yansıması, burundan topuğa uzanan köpük tabanının içindeki karbon lifli kaplamadan kaynaklanıyor. Bu tür kaplamalar gerçekte yeni olmasalar da son performans artışında özel olarak tasarlanmış ve tahterevalli etkisi yaratarak koşucunun ayağı her yere bastığında enerjinin kendisine geri dönmesini sağlayan kepçe biçiminin etkili olduğu belirtiliyor. 

Son olarak da bu ayakkabıların yaklaşık 40 mm olan topuk kalınlığı öteki yarış ayakkabılarından 10 mm daha kalın. Böylelikle hem ayakkabıdaki öteki teknolojilerle uyum sağlanmış oluyor, hem de kullanıcının bacak boyu uzatılarak enerji tasarrufuna katkıda bulunuluyor. 

Dayanıklılık koşularından sorumlu olan Dünya Atletizm Birliği, 2020’de ayakkabılarla ilgili kılavuzda güncelleştirme yaparak yürüyüş ayakkabılarında topuk kalınlığının 40mm, uzun mesafe koşu ayakkabılarında da 25mm’ye dek çıkartılmasına izin verdi. 

YÜZMEDE DE PAYI VAR

Başka spor dallarında da benzer yenilikler var. 2008’de yüzme yarışlarındaki rekorlarda Nasa tasarımı mayoların ciddi bir payı vardı. Bu mayoların kullanımı çok geçmeden yasaklansa da günümüz mayolarında aynı teknolojinin basitleştirilmiş biçiminden yararlanılıyor. 

Süper ayakkabı yarışının yakın bir gelecekte de tüm hızıyla sürmesi kaçınılmaz. Yeni teknolojiler yeni dünya rekorlarının yolunu açacak. Bu sürekli değişim sürecinde, zamanların tersine, sonuçlara ağırlık verilmesi gerekiyor. Sonuçta, teknolojiye bakılmaksızın, kuşakların ötesine geçen unvanlar ve zamandan çok daha kalıcı olan madalyalardır.