Bahçeli: Tayyip tipi başkanlık hayalleri kurmaktadır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Recep Tayyip Erdoğan, aslında Türk tipi değil 'Tayyip tipi' başkanlık hayalleri kurmaktadır. Bütün yetkilerin kendisinde toplandığı, yargının kendisine bağlandığı, yasama organı Meclis'in kendi kontrolüne sokulduğu, denge, denetim ve fren sistemi olmayan, tek adam diktatörlüğü, tahtsız ve taçsız sultanlık peşinde koşmaktadır" dedi.

09 Mayıs 2015 Cumartesi, 17:51
Abone Ol google-news

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Manisa mitinginde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef aldı. Cumhurbaşkanın mitinglerde elinde Kuran taşımasını ve Mehmet Akif Ersoy'un ismini telaffuz etmesini eleştiren Bahçeli, 'başkanlık' talebini ise "Recep Tayyip Erdoğan, aslında Türk tipi değil 'Tayyip tipi' başkanlık hayalleri kurmaktadır. Bütün yetkilerin kendisinde toplandığı, yargının kendisine bağlandığı, yasama organı Meclis'in kendi kontrolüne sokulduğu, denge, denetim ve fren sistemi olmayan, tek adam diktatörlüğü, tahtsız ve taçsız sultanlık peşinde koşmaktadır" dedi.

Manisa'da partililerin erken saatlerde doldurduğu Cumhuriyet Meydanı'nda yaklaşık 15 bin kişiye hitap eden Bahçeli, "İstismarcıların oyunlarını ibretle izliyorsunuz. Başbakan maneviyat sömürüsünde, Erdoğan ile yarışmaktadır. Bunu da görüyorsunuz. Başbakan Davutoğlu, Diyanet üzerinden meydanlarda bilirkişilik taslamaktadır. Kudüs'ü saygısızca siyasete alet etmektedir" dedi.

Kadınların fazla olmasının dikkat çektiği alanda tezahüratlar arasında konuşmasını sürdüren Bahçeli, Başbakan Davutoğlu'nu hedef alırken de şöyle dedi: "Adıyaman'a gidip sahabelerin ruhunu incitmektedir. Davuoğlu, dün Adıyaman'da 'Biz milleti birleştirmeye yürürken, HDP zihniyeti bölmeye kalkıyor?' demiştir. Manisalının feraseti yüksektir. Manisalının aklı ve zekasını hamdolsun yerindedir. Davutoğlu HDP'nin bölücülüğünü biliyor idiyse; 28 Şubat'ta Dolmabahçe Sarayı'nda sahnelenen rezil görüntülere nasıl izin vermiştir. HDP'li vekiller ile AKP'li vekiller koro halinde İmralı canisinin 10 maddelik ihanet metnini okurken, Davutoğlu neredeydi? Nereye saklanmıştı. Oslo'da masa kurulurken, Davutoğlu nerelerde geziyordu. İmralı posterle gidip geldikçe hangi yalanı söylüyor, hangi selamı vermekle meşgul oluyordu? Davutoğlu'na başbakan demek için bin şahit gerekecektir. Erdoğan Davutoğlu'nu fikren ve ahlaken ilham etmiştir. PKK'ya pazarlık yapanlar, İmralı canisinin kapısında nöbet tutanlar, sandık görülünce kostüm ve ağız değiştirmişlerdir. AKP zayıflamaktadır. AKP her gün güç kaybetmektedir. AKP iniştedir ve düşüştedir. 7 Haziran'dan sonra AKP artık iktidar olmayacaktır. Türk milleti buna müsaade etmeyecektir. Kamuoyu araştırmaları buna işaret etmektedir. Herkes bu açık gerçeği görmektedir. MHP iktidara Allah'ın izniyle gelmektedir."

'CUMHURBAŞKANI'NA KURAN İSTİSMARI ELEŞTİRİSİ'

Siirt'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kuranı eline alarak siyaset yapmasını eleştiren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yüce kitabımız Kuran'ı Siirt'te meydanda eline alıp siyaset aracı yapan Erdoğan, günahkarlıkla yeni bir terfi almıştır. Hatırlayınız; bunlar Kuran'dan pasta yapıp yiyenler ile ayetlerle dalga geçen iblis elçilerini koruyup kollamışlardır. Recep Tayyip Erdoğan eline almış mukaddes Allah kelamını, halka doğru sallıyor. Ey gafil, milletimizin inancı tamdır. İmanı bütündür. Cenabı hakkın mesajına karşın en küçük bir inat gerçekliği yoktur. Ne şimdi İslam'la tanışmış, ne de İslam'ı seninle tanımıştır. 17-25 Erdoğan, sana sesleniyorum. Kendine gel, haddini bil, küfre sapma. Bu büyük millet Ebul Gazi Bahadır Han'dan bu yana, yıllardır bu kutlu yolun yolcusudur. Yüreğinde asırlardır Allah inancı vardır. Gönlünde asırlardır Kuran'ın mesajı vardır. Bileğinde asırlardır İslam'ın kuvveti vardır. Elindeki Kuran-ı göstereceğin Müslüman Türk milleti değildir. O zaten İslam'la şereflenmiştir. Elindeki Kuran-ı işaret edeceğin yer vatanın toprakları değildir. Bu topraklar zaten İslam'la kucaklaşmıştır. Eğer göstereceksen Kuran-ı Kerimimizi, bu tebliğ edeceğin yer Anadolu beldeleri değildir. Şayet göstereceksen papa heykelleri önünde imza atarken aklın neredeydi? Müslümanların küresel zulümlere sürüklendiği Büyük Ortadoğu Projesi'nin taşeronluğunu Hıristiyan efendilerince boynuna asıldığı anda sıkıysa Kuran-ı orada gösterebilseydin. İncil tutan ellerden medet umdun. Müslüman kanı dökenlerden diyet gelecek bekledin ve menfaat aradın. İslam'a en çok zarar veren Zümre iktidardadır. İslam'ın efendilerimizin en çok mesajlarımızı inciten asıl anlamından saptıran Bizanslılar iktidardadır. Bunlar Allah'ın emir ve yasaklarını çiğnediler. Rüşvet alıp-rüşvet verdiler. Çaldılar çırptılar, 17-25 Aralıkta ayakkabı kutularını sizlerden aşırdıkları ile doldurdular. Kul hakkını umursamadılar. Haşa hırsızlık Müslüman'a caiz oldu da, bizim mi haberimiz yoktur. Rüşvet helal kılındı da, yalan riya, arsızlık ahlaksızlık inancımızın bir şartı oldu da Manisa mı habersizdir? İsraf, kayırmacılık, sömürü, edepsizlik, meşru kılındı da biz mi farkında değiliz."

YENİ BİR İSTİSMAR KAMPANYASI ELEŞTİRİSİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a eleştirilerini şiir okumaları üzerinden de sürdürdü. Bahçeli şunları söyledi: "Erdoğan sıkıştığı her fırsatta, vatan şairimiz Akif'ten şiirler okumakta. Yeni bir istismar kampanyasına imza atmaktadır. Buradan Tayyip Erdoğan'a diyorum ki. Merhum Akif'in ismini bir daha ağzına alma. Elini yıkamadan, adalette aklanmadan, tövbe etmeden, yüce kitabımızdan da uzak dur. Akif ne para çaldı, ne de çocuklarının yatak odalarına para kasaları sakladı. Akif'in haram parası yoktu. Helalinden yaşadı. Akif'in gemicikleri yoktu; her yere yürüyerek giderdi. Akif'in sarayları yoktu. Mütevazi hanelerde yaşardı. Akif'in uçakları yoktu. Devletten ödülünü bile almadı."

Kararsız seçmeni de MHP'ye oy vermeye davet eden Devlet Bahçeli, alandan 'Vur de Vuralım, Öl de Ölelim' sloganlarının yükselmesi üzerine "Şimdilik 7 Haziran'da sandığa gidin. Elinize mührü alın ve üç defa MHP diye vurun. Bu yeter" yanıtını verdi.

'TARAFSIZLIĞINI YEMİŞ VE YUTMUŞTUR'

Cumhurbaşkanının görevinin getirdiği tarafsızlığı altüst ettiğini söyleyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Erdoğan cumhurbaşkanlığı ağırlığını taşıyamamıştır. Anayasa suçu işlemiştir. Görevinin getirdiği tarafsızlığı alt üst etmiştir. Erdoğan AKP'nin fiili eş genel başkanı gibi konuşmaktadır. Açılıştan, açılışa koşmaktadır. Değişik kurum ve kuruluşların etkinliklerine kendisini davet ettirip gündemle ilgili atıp tutmakta; başkanlık falı açmakta, yeni anayasa dedikodusu yapmakta, yeni Türkiye rezilliğini savunmaktadır. Erdoğan milletin oyuyla işbaşına gelmiş ilk cumhurbaşkanı olması nedeniyle kenarda beklemeyeceğini söylemektedir. Parlamenter sistemi bekleme odasına tek başına olma teşebbüsünde bulunan bu adam, Türkiye'yi kenara çekmek, Türk milletini kenara itmek üzeredir. Türk milleti Erdoğan başkan olsun diye oy vermedi. Manisalı kardeşim Erdoğan fitneliğe batsın, siyaset yapsın diye seçimi yapmadı. Erdoğan siyasete madem bu kadar meraklıdır, madem cumhurbaşkanı olduğunu unutarak siyasi irade altına konuşmayı kendisinde hak görmektedir; o zaman bulunduğu makamdan derhal istifa edecek. Bu ahlakı sergileyebilmelidir. Erdoğan tarafsızlığını yemiş ve yutmuştur. Anayasaya göre Cumhurbaşkanı tarafsız olmalıdır. Görevine başlarken bunun için şerefi ve namusu üzerine yemin etmiştir. Şeref ve namus kavramları bundan nasibini alanlar için elbette ki mukaddestir. Fakat Erdoğan bundan bağımsızdır. Yeminlerini ezen ve unutan birisinin tarafsız kalmasını beklemek bu nedenle imkansızdır."

'TAYYİP TİPİ' BAŞKANLIK HAYALLERİ KURMAKTADIR'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın istediği başkanlık sistemini eleştiren Bahçeli, "Recep Tayyip Erdoğan, aslında Türk tipi değil 'Tayyip tipi' başkanlık hayalleri kurmaktadır. Bütün yetkilerin kendisinde toplandığı, yargının kendisine bağlandığı, yasama organı meclisin kendi kontrolüne sokulduğu, denge, denetim ve fren sistemi olmayan, tek adam diktatörlüğü, tahtsız ve taçsız sultanlık peşinde koşmaktadır" dedi.

Başkanlık sisteminin iyi yönleriyle ilgili Erdoğan'ın söylediklerinin tümünün yalan ve aldatmaca olduğunu söyleyen Bahçeli, "Türkiye prangalardan kurtulsun ve şaha kalksın, daha hızlı karar alınsın, daha süratli iş yapılsın sözleri, gerçek ve sinsi amaçların üzerini örtmek için piyasaya sürülen yalanlardır. Amaç başkadır, hesap başkadır. Başkanlık, federasyon demektir. Bu da Türkiye'yi bölünmeye götürecektir. İmralı canisiyle pazarlıklarda, yeni anayasayla bölünme yolunun açılması amaçlanmaktadır" dedi.

Bahçeli, Erdoğan'ın başkanlık sistemini ihanet sürecinin sonuçlandırılması için istediğini ileri sürerek, şöyle dedi: "Beştepe hanedanı ve AKP yönetimi aile boyu rüşvet ve yolsuzluk çamuruna batmıştır. 17-25 Aralık yolsuzluk dosyalarının bir daha açılmamak üzere kapatılması; bu rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk çarkının döndürülebilmesi, Tayyip Erdoğan'ın bütün yetkileri elinde toplayarak diktatörlüğünü ilan etmesine bağlıdır. Yeni anayasayla başkanlık sistemine geçilmesi bunun için istenmektedir. Recep Tayyip Erdoğan tipi Başkanlık sistemi; Türkiye'nin bölünmesinin reçetesidir. Demokrasinin idam fermanıdır. Tek adam diktatörlüğünün beratıdır. Hırsızlık ve yolsuzluk ruhsatıdır. Beştepe'nin ve peşinde sürüklenen AKP'nin 'Yeni Türkiye'den anladıkları ve murat ettikleri budur. İstedikleri ve amaçladıkları; bölünmenin, hırsızlık ve soygunun, hukuksuzluk ve zorbalığın önünün açıldığı, bu konuda Erdoğan'ın sınırsız yetkili olduğu karanlık bir Türkiye'dir. Erdoğan'ın gizli ve sinsi amaçları bunlardır. Manisa bu oyuna gelecek midir? Manisalı despota kanacak mıdır? Manisalı Erdoğan'a, yıkım ve parçalanma kadrosuna daha fazla tahammül edecek midir? Allah nazardan saklasın, bu iş Manisa'da bitmiş, hain emeller duvara toslamıştır."

SOMA'YI VE MADENCİLERİ HATIRLATTI

Soma'daki maden faciasına da değinen MHP Lideri Bahçeli "Şüphesiz Manisa'da Soma'yı anmadan, hatırlamadan geçmek doğru olmayacaktır. 13 Mayıs 2014'de 301 evladımızı kaybettik. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum. Eynez Maden Ocağı'nı işleten şirket, farklı bahanelerle 2 bin 831 işçimizi, kömürden ekmek çıkaran emekçimizi işten çıkarmıştır. Partimizin yoğun uğraş ve mücadeleleriyle, işten çıkarılan madencilerimizin kıdem tazminatlarının ödenmesine ilişkin ihtiyaç ve beklentiler yasa kapsamına alınmıştır. Buna rağmen madencilerimize kıdem tazminatlarının hala ödenmediği anlaşılmaktadır" dedi.

AKP iktidarının gider ayak kömür işçisinin alın terinin hakkını vermesi gerektiğini anlatan Bahçeli, "Madenci kardeşim üzülme, Milliyetçi Hareket Partisi her zaman seninledir, senin yanındadır. Gafletin ihanete vardığı, korkaklığın teslim olmaya dayandığı bir iktidar dönemi 7 Haziran'da sona erecektir. Biz Milliyetçi Hareket olarak bütün meselelerin üstesinden geliriz" diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, partinin seçim beyannamesi hakkında Manisalılara bilgi verip seçimde destek istedi.

ESAD VE SADDAM NE İSE SARAYDAKİ AYNISIDIR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 7 Haziran seçimleri öncesinde İzmir Gündoğdu Meydanı'nda miting düzenledi. Alanı dolduran yaklaşık 15 bin kişiye konuştu. MHP lideri Devlet Bahçeli'yi vatandaşlar da coşkuyla karşıladı. İlk olarak milletveki adaylarının tanıtılmasının ardından Devlet Bahçeli kürsüye çıktı. Alanı dolduran partililere bakıp “İzmir yine destan yazıyor" diye konuşmasına başlayan Devlet Bahçeli, “Yine Gündoğdu Meydanı'nda milli vicdanlar heyecan dalgası altında Türkiye'ye sahip çıkıyor. Allah sizleri nazardan saklasın. Güzel İzmir, onurlu İzmir, dik duruşlu İzmir. 7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak seçimlere 30 gün kala İzmir'de bulunmak, mahşeri kalabalığa hitap etmek şahsım adına gurur vericidir. İzmir millet diyor, İzmir bayrak gibi dalgalanıyor, İzmir kutlu bir emanet gibi şahlanıyor. Karanlığı sonlandırmak için bizimle yürü İzmir. Hasan Tahsin'in hatıralarını inkar edenlere karşı bizimle yürü İzmir. Yüzbaşı Şerafettin'in astığı bayrağı indirmek için kuyruğa girenlere karşı bizimle yürü İzmir. Mustafa Kemal'e ayyaş diyenlere, ahlaksızlara, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini sarsmak isteyen arsızlara karşı bizimle yürü İzmir. Milliyetçi hareketin tek başına iktidar olması için İzmir'den uzanacak el bekliyoruz. Bizimle yürü İzmirli kardeşim" dedi.

İZMİR'E GAVUR DİYEN ALÇAKLAR AKP'NİN İÇİNDE

Cumhurbaşkanı Recep tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu sert sözlerle eleştiren Devlet Bahçeli, “Son yıllarda yurdumuzu parçalama amacı güden zalimler haince beklemektedir. Bölünmeyi projelendiren hainler kudurmuş gibidir. Cumhuriyeti yıkmak için teyakkuzda olan iç ve dış hainler daha hızlıdır. Sorgulanan milletimiz, soruşturmaya tabi tutulan kimliğimizdir. Kimliksizler iş başındadır. Köksüzler koltuk sahibidir. Teslimiyetçiler terfi ve mevki elde etmiştir. İzmir'e gavur diyen alçaklar AKP'nin içinde. Milliyetsizler AKP'ye demirlemiştir. Yunan işgali nasıl zarar verdiyse, Ermeniler nasıl şiddet yaptıysa, bir benzerini AKP yapmıştır. Bir yılda teröristlere umut aşılamıştır. Esaretiniz açık çek vermiştir. Türkiye'nin tarihinde birçok başbakan ve cumhurbaşkanı gördünüz ancak Erdoğan ile Davutoğlu gibi görmediniz. Biri diktatörlük heveslisi, saray, lale devri peşindedir. Esad ne ise saraydaki aynısıdır. Saddam ne ise saraydaki aynısıdır. Eleştirdiği Mısırlı despot Sisi'nin rol arkadaşı olmayı benimsemiştir. Yıllar önce bir lokma diye yola çıkanlar yoldan çıkmıştır.

HARAM PARA CEPLERİNE GİRDİKÇE, NAMUS BEDENLERİNDEN ÇIKMIŞTIR

Bunların haram para ceplerine girdikçe, namus bedenlerinden çıkmıştır. Rüşvet kasalarına girdikçe, ahlak kalplerinden çıkmıştır. AKP'ye bakınız, AKP'yi iyi tanıyınız. AKP'yi başındaki zevatın niyetlerini iyi belleyiniz. Haramzadeler, rüşvetçiler, el ele vermiştir. Utanmazlar, yüzü kızarmazlar bir araya gelmiştir. Küresel şebekelerle işbirliğine gitmişler, vahşi kapitalizmle el ele vermişlerdir, çalmışlar, çaldırmışlardır. Recep Tayyip Erdoğan devri saltanatın meziyetleri bunlardır."

PKK İLE MÜZAKERE YAPAN SIKIŞINCA TERÖRİST DİYEN ODUR

Ak Partiyi, PKK ve Ermenistan politikaları üzerinden de eleştiren Bahçeli, “Türk milleti herşeyi gördü. Vakıf denilen karanlıklarda kirli hesaplar, yandaşlara ayrılan hesaplar, harama ve rezilliğe gözüne yuman yandaş kalemleri, havuzcu destekçileri, kiralık adamları tümüyle meydandadır. Ermeniler ile masaya yıllardır oturan kafa tutuyor gibi görünen yine odur. PKK ile müzakere yapan, sıkışınca PKK terörist diyen yine odur. İsrail ile ilişkileri hala sürdüren o, sıkışınca yine meydan okuyor gibi göründen de odur. Yıllardır el ele ihale şebekeleri ile devleti yağmalatan o, sonra da haktan bahsederek Müslümanlığı Allah ile aldatmaya çalışan yine odur. Avrupa'ya övgüler düzen, işine gelmeyince eleştiren o. Esad ile ile kucak kucağa gezen, aramız bozulunca baş düşman olan yine odur. Can dostunu paralel olarak suçlayan yine o dur" dedi.

'BU KİŞİYİ SİZ TANIYORSUNUZ'

Konuşmasında sık sık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiren Devlet Bahçeli'ye vatandaşların da sloganlarıyla destek vermesi üzerine 'Bu kişiyi siz tanıyorsunuz' diyen MHP lideri konuşmasını şöyle devam etti: “İzmirli iş ve aş derdindeyken 1 trilyon 370 milyar liraya kaçak saray yaptıran Erdoğan, Gündoğdu'dan sana sesleniyorum. Milletimizle oynama. Çık ve cevap ver. Kimsin onu söyle. Saydıklarımdan hangisi sensin onu anlat. Hırsız mısın polis mi? Darbeci misin? Darbeye maruz kalan mı? Avukat mısın? Savcı mı? Arsız mısın? arlı mı? Mağdur musun? Muzaffer mi? Ahlaksız mısın? Ahlaklı mı? Düşman mısın? Dost mu? Çalan mısın? çaldıran mı kanan mısın kandıran mı? Herkes kimin ne olduğunu gördü. İzmirli gerçeklerin farkına vardı. AK Parti kademe kademe çökmeye başladı. Recep Tayyip Erdoğan'da dökülüş, Davutoğlu'nda dağılış baş gösterdi. AKP kademe kademe eridi. Korkuları bu yüzdendir. Paniğin sebebi budur. Erdoğan'ın memuru Davutoğlu bir yandan meydanlarda. Başbakan'ın sahibi Erdoğan da komşu meydanlar da gezmektedir. Siyasi ahlak mı, bunlarda hiç aramayın. Siyasi namus mu ikisinde de göremezsiniz. İlke, hak, hukuk, fazilet hak getirene. Kaybettikleri irtifaya tutunabilmek için yapmayacakları şey yoktur. Gittikleri yerin rengini alan hemen bunlardır. Erivan'da Ermeni, Brüksel'de Avrupalı, Washington'da Amerikalı, Vatikan'da diyalogculardır. Tutturabilirse, tutturamazlarsa Kürt, tuttururlarsa Türkmen olurlar. Tam bir çarkıfelek gibidirler. Şekilden şekile renkten renge girmekten utanmazlar. Bunlarda duruş yoktur, kimlik yoktur. Ama Türk olmayı yük görürler. Tük milleti demekten sakınırlar. Hele Mustafa Kemal'den ödleri patlar. Çünkü zihinleri kapkaradır. Ne oldukları belirsiz kim oldukları belirsizdir" dedi.

ERDOĞAN KUZU KUZU DİNLEYECEK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün İzmir'de bulunduğunu ve miting yapacağını söyleyen Devlet Bahçeli, “Duydum ki Erdoğan bugün İzmir'e gelmiş. Gündoğdu Meydanı'nda yine miting yapmak için olmadık ayak oyunlarına tenezzül etmiş. Şimdi Türk Milleti konuşacak, Erdoğan kuzu kuzu dinleyecektir. Gündoğdu'da Türklük konuşacak ister sevsin ister sevmesin Erdoğan ve Davutoğlu buraya kulak kabartacak. Erdoğan konu Türk milleti olunca kenardadır. Başkanlık sistemi gündeme gelince kenarda duramam demektedir. Anayasa'da cumhurbaşkanının görev ve sorumlukları ana hatlarıyla çizilidir. Tarafsız ve eşit olması kurala bağlanmıştır. Erdoğan her gün siyasi demeçler vererek AKP'ye ne hakla hangi yetki ile destek istemektir? Muhalefete laf yetiştiren bir cumhurbaşkanı cumhuriyet tarihinin hangi devrinde görülmüştür? Cumhurbaşkanı olmak dışında her göreve taliptir. Her yetkiyi kendisine layık bulmaktadır. Bu görevi kötüye kullanmak değil midir? Erdoğan yanlıştadır. Yanlış istikamettedir. Meydan meydan gezerek milli iradeye ihanet etmektedir. Sistem arıza veriyormuş, hızlanmaya ihtiyaç varmış, dünya başkanlıkla yönetiliyormuş. Üzerimizdeki gömlek dar geliyormuş. 7 Haziran istasyonmuş ve Türkiye başkanlığa geçmeliymiş. Erdoğan bunlarla oyalanıyor. Kendi, ikbali için makamının saygınlığını da veriyor. 92 yıllık Türkiye Cumhuriyeti'nin modası geçti mi? Sistem ve rejim değişikliği gerekiyor mu? AKP, PKK, HDP arasındaki yeni anayasa sözleşmesine onay veriyor musunuz? Elbette ve her zaman asla" dedi.

PAŞA PAŞA MAHKEMEYE ÇIKACAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a “Hevesin boşuna" diye seslenen Bahçeli, “İzmir'in sana ve niyetlerine geçit vermesi asla mümkün değildir. Parlamenter sistemin kime ne zararı vardır? Kendisini ve ailesini kurtarmak amacındaysa paşa paşa mahkemeye çıkacaktır. Kumpas, dublaj, paralel ezberini sürdürecekse 30 gün sonra yüce divan yolu kendisi için açılacaktır. Açıkça söylemek isterim ki; Türk milletinin ruhu tarihinde hiçbir zaman zapt olunmamıştır. Bu itibarla Türki milletinin himaye altına alınması asla mümkün olmamıştır. Türklük mahkum olmaz, işgale rıza göstermez. Türk milletinin akan kanları semada yankılanan 'Allah Allah' nidaları ve topraklarımızın her karışında bulunan aziz şehitlerimizin ruhları ve cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır. 2'nci Cumhuriyetçilerin ihanet geçidine, zaman ve fırsat kollayan çağsız ve ruhsuzlara direnç gösteriyoruz. AKP zihniyeti boşuna uğraşmasın. Bir gün federasyoncu, bir gün cumhuriyet yanlısı, bir başka gün bölücülük yanlısı yörüngesizler amacına ulaşamayacaktır. MHP hem cumhuriyetin teminatı, hem de ecdad mirasının koruyucusudur" ifadelerini kullandı.

Alanı dolduranlara “milletimize sahip çıkmaya hazır mısınız?" diye soran Devlet Bahçeli, “Geleceğimize sahip çıkmaya hazır mısınız? İzmir'e sahip çıkmaya hazır mısınız? Bunun yolu 30 gün sonra tertemiz vicdanlarınızla üç hilale vuracağınız mühürden geçmektedir. Çare tek başına MHP'dir. Türkiye için MHP'nin iktidarı lazımdır. AKP'ye oy veren kardeşlerim ülkemiz kötüye gidiyor. AKP aldığı oyları kötüye kullanmış, Türkiye'yi enkaza çevirmiştir. Ülken için milletin için vatanın için geleceğin için bu defa birlikte yürüyelim. Bunlarda hatır yok. CHP'ye oy veren vatandaşlarım Atatürk'ün kurduğu partinin halini görünüz. Manzaradan ibret alınız. Bu defa bizimle yürüyün. Kararsız duran kardeşlerim boşuna zaman kaybetme MHP bil ki senin yanında" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuşmasını seçim vaatlerini anlatarak bitirdi.