Bakın piyasa faizlerini kim yükseltti...

Seçimleri, zayıflayan büyümeye kurban vermek istemeyen Tayyip Erdoğan, "Merkez Bankası Faizleri indirsin" diye bastırdıkça dolar fırladı, piyasa faizleri yükseldi. Ayrıca Bank Asya'nın da prim yapması dikkat çekti.

09 Şubat 2015 Pazartesi, 10:30
Abone Ol google-news
 
Son birkaç aydır faizle yatıp kalkan Türkiye, geçen hafta iktisat bilimine katkı sağlayan önemli isimlerden John Maynard Keynes ve Adam Smith tartışmalarına dahil oldu. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi Keynes'in kitaplarının yakılmasını tavsiye etti. 'Faiz neden, enflasyon sonuçtur' paradigmasıyla iktisat bilimine yeni bir bakış açısı kazandıran Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da "Keynes ile Smith'i vurdurmak suretiyle bir yere varamazlar" diyerek 'şimdilik' noktayı koydu.
 
Erdoğan konuştukça dolar ve piyasa faizleri yükseldi
 
Faiz tartışmaları seçimlere kadar sürmesi beklenen bir 'arkası yarın'a dönüştü. Ancak seçimleri, zayıflayan büyümeye kurban vermek istemeyen Erdoğan, Merkez Bankası 'Faizleri indirsin' diye bastırdıkça pratikte olan dolar ve piyasa faizlerinin yükselmesi.
 
Piyasalar geçen haftaya enflasyon verisi ve buna bağlı olarak Merkez Bankası'nın ara toplantı yapıp yapmayacağı gündemiyle başlamıştı. Merkez'in ara toplantı kararının Erdoğan ve AKP çevrelerinin artan faiz baskılarının ardından gelmesi kurumların bağımsızlığı konusunda soru işaretleri yaratırken, bankanın erken faiz indirimi için enflasyonda yeterli düşüş görmemesi kısa süreli nefes aldırdı. Ancak kararın ardından eleştiri okları Başkan Erdem Başçı'yı hedef almayı sürdürdü. Dolar rekor kırdı, gösterge faiz yüzde 8'i gördü. Yani Merkez Bankası'nın politika faizinin üzerine çıktı.

Geçen hafta başında dolar/TL 2.43, Avro/TL 2.76 düzeyindeydi. 16 Kasım 2016 itfalı iki yıllık gösterge tahvilin faizi yüzde 6.95; 24 Temmuz 2024 itfalı 10 yıllık gösterge tahvilin faizi de yüzde 7.15'ten haftaya başladı. Salı günü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve hükümetin faiz indirimi isteklerine karşın Merkez Bankası yıllık enflasyondaki düşüşü ara Para Politikası Kurulu (PPK) ile erken faiz indirimi için yeterli görmezken, dolar/TL tarihi zirveden uzaklaşarak 2.40'ın altını gördü. Ancak çarşamba günü Erdoğan'ın TCMB'nin bağımsızlığına yönelik eleştirileri sonrası TL'nin dolar karşısındaki değer kaybı hızlandı, iki ve on yıllık gösterge faizler de sert bir şekilde yükseldi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin eleştirileri de tuz biber ekti. Küresel piyasaların da etkisiyle dolar/TL 2.4460'a kadar yükseldi. Gösterge tahvilinin faizi de yüzde 7.35’e çıktı. Çarşamba akşamı Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) beklenmedik şekilde Yunan tahvillerini teminat olarak kabul etmekten vazgeçmesiyle dolar/TL 2.4680'e kadar yükselerek rekor kırdı, Avro/TL de 2.79’u geçti.

Perşembe ise dolar/TL gelişen ülke para birimlerine yönelik iyimserlik ve siyasilerden Merkez'e yönelik herhangi bir eleştiri gelmemesiyle 2.43 düzeyine geriledi. Gösterge tahvilin bileşik faizi yüzde 8’i geçti; daha sonra yüzde 7.82’ye indi. 10 yıllık tahvil faizleri ise yüzde 7.53 oldu. Haftanın son gününde ise ABD’de beklentilerden yüksek gelen tarım dışı istihdam verisi Fed'in faiz artırım sürecini destekleyerek doların küresel anlamda güçlenmesine yol açtı. Buna paralel dolar/TL de tekrar 2.4735 ile yeni rekoruna imza attı. Gösterge faiz de yüzde 7.91’e kadar çıktı.
 
Erdoğan dün yaptığı açıklamada kurdaki yükselişle ilgili "Doların alçalmasını, yükselişini değerlendirmek bana ait değil. Bu şu anda Merkez Bankası'nın kabiliyetidir. Eğer Merkez Bankası bunu yönetemiyorsa, hesabını o verecektir" dedi. Bu da yeni haftanın gündeminin de faizle devam edeceğinin bir işareti oldu.
 
Yabancı yatırımcı kaçıyor
 
Merkez Bankası'na yöneltilen faiz eleştirileri yabancı yatırımcıyı ürkütmeye devam etti. Yabancı yatırımcıların devlet iç borçlanma senedi (DİBS) portföyü 30 Ocak haftasında bir önceki haftaya göre piyasa fiyatı değişimi ve kur farkından arındırılmış olarak 52.2 milyon dolar azaldı. Hisse portföyü ise aynı dönemde net 31.8 milyon dolar azaldı. Yabancıların DİBS stoku bir haftada 52.07 milyar dolardan 50.98 milyar dolara, hisse senedi stoku ise 65.9 milyar dolardan 62.77 milyar dolara geriledi.
 
 
Bank Asya prim yaptı
 
Geçen haftanın en önemli gündem maddelerinden biri de kuşkusuz Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK), bankanın yönetiminin TMSF'ye devrine karar vermesiydi. 
Asya yönetiminin TMSF'ye geçtiği 3 Şubat gecesi duyurulmuştu. Haberin ardından piyasalarda güven endişesi oluşurken Cemaate yakın olarak görülen bazı şirketlerin hisselerinde kayıplar yaşandı. Ancak Bank Asya'nın hisseleri o tarihten bu yana keskin şekilde yükseldi. Banka hisseleri geçen hafta son üç işlem gününde 0.61 liradan 0.67 liraya çıkarak yüzde 9.84 prim yaptı. Geçen cuma ise yüzde 3.08 arttı.

 
Geçen sene üçüncü çeyrek sonu itibariyle yüzde 54.05'i halka açık olan ve eylül sonundan itibaren gözaltı pazarında işlem gören Bank Asya'nın 900 milyon lira ödenmiş sermayesi bulunuyor.
Gelecek hafta yurtiçinde aralık ayı sanayi üretimi ve cari işlemler dengesi verileri açıklanacak. Ayrıca G20 maliye bakanları ve merkez bankası başkanları bugün ve yarın Türkiye’nin G-20 dönem başkanı olması dolayısıyla Istanbul’da toplanacak.
 
Yunanistan için yol haritası belirlenecek
 
Küresel piyasaların gündem maddesi ise yine Yunanistan olacak. Avro bölgesi maliye bakanları, Yunanistan'a finansal destek konusunda nasıl bir yol izleneceğini görüşmek üzere 11 Şubat'ta program dışı bir toplantı yapacak. Yetkililer, bugün ve yarın İstanbul'da yapılacak G20 maliye bakanları toplantısının, Avrupa Birliği liderlerinin bir gün sonra aynı konuyu görüşecekleri toplantı için hazırlık niteliğinde olacağını belirttiler. Maliye bakanları toplantısında, 25 Ocak'taki seçimle iktidara gelen yeni Yunan hükümeti, ekonomik reformlara dair planını sunacak. Öte yandan, Avro Bölgesi dördüncü çeyrek büyüme verileri açıklanacak.
 
Yunanistan'ın yanı sıra Çin TÜFE’si ve Rusya başlıkları piyasaları meşgul edecek.
Çin hükümeti bankalara yönelik zorunlu karşılıkları düşürdü ve ekonominin yavaşlamasına karşı önlemlerini sürdürüyor. AB ülkeleri ise yaptırım uygulanacak kişi ve kurumlar listesine yeni Rus vatandaşları ve Rusya yanlısı Ukraynalı ayrılıkçıların eklenmesi konusunda anlaştı. AB dışişleri bakanlarının bugün Brüksel'de toplanarak listeyi kabul etmesi bekleniyor. Bu bağlamda Rusya-Ukrayna anlaşmazlığı piyasaların gündeminde kalmaya devam edecek.
 
Petrol fiyatları ise geçen haftalara göre hafif çıkış eğiliminde. Ancak petroldeki arz fazlası, ABD’deki rafineri grevleri ve Suudi Arabistan’ın fiyat indirimlerine devam etmesi fiyatlardaki çıkışın sürmesini güçleştiriyor. 
 
Liradaki değer kaybı sürebilir
 
Yunan hükümeti ile AB ve ECB arasındaki tartışmaların artması Avro bölgesinde belirsizliğin artmasına ve Avro'nun dolar karşısında bir miktar zayıflamasına neden olabilir. Son gelen ABD istihdam verileri de doların güçlü seyrini destekleyecek. Faiz açıklamalarının sürmesi ve Merkez Bankası’na yönelik 24 Şubat’ta faiz indirimi beklentileri nedeniyle liradaki değer kaybı devam edebilir.