Balık çiftlikleri akdenizfokunu tehdit ediyor

Paraya doymayan sermayenin kurduğu balık çiftlikleri akdenizfoklarını tehdit ediyor. Çevre örgütleri antibiyotik, parazit ilaçları, balık yemleri, mazot ve su atıklarıyla koylara zehir saçan bu çiftliklere karşı direniyor.

08 Aralık 2014 Pazartesi, 05:00
Abone Ol google-news

Ülkemizin üç yanı denizlerle çevrili olmasına karşın, kişi başına balık tüketimimiz yaklaşık 7 kilo... Tamı tamına 7 kilo balık tüketiyor bizim insanımız... Dünya ortalaması ise 16 kilo... Bu sayı AB ülkelerinde 22, Japonya’da 38 kilo... Halkımız balığı sevmiyor, fiyat ve pazarlama sorunları nedeniyle tüketim artmıyor. Denize sırtımızı dönen bir toplumuz! Denizlerimiz, akarsularımız kirleniyor; o güzelim koylarımız, büklerimiz yağmalanıyor; kıyı kasabalarımız çarpık kentleşmenin içinde çirkinliğin anıtı oluyor. Cumhuriyet, çevreye duyarlı gazete kimliğini buna karşın korumayı sürdürüyor. HES’ler, madenler, kirlilik. kararıyor.

 

Akdeniz’de 500 balık türü var

Bugün Karadeniz’de 247, Ege’de 300, Akdeniz’de 500 balık türü var... Birkaç balık türünü tanıyoruz? Şöyle topladığınız zaman 20’yi geçmez! Ekonomik öneme sahip tür sayısı ise yaklaşık 100. En büyük balık üreticisi Çin. Çin’i Peru, Endonezya, Japonya izliyor. Türkiye ise dünya sıralamasında 30. sırada... 2013 yılında ülkemizde su ürünleri toplamı 608 tondu. Bunun 435 tonu avcılık yoluyla sağlandı. Gerisi (173 ton) iç deniz, göller ve akarsulardaki çiftlik balıklarından. İç sularda yoğun olarak alabalık, denizlerde levrek, çipura, orkinos yetiştiriliyor. Bunun adına kültür balığı deniliyor. Çiftlik yani kültür balıkları Ege ve Akdeniz’de yoğun... Çanakkale’den Hatay’a, İzmir’den Mersin, Ordu, Trabzon ve Rize’ye dek. Çiftlik balıklarının denizleri kirletmesi büyük tepki çekti; çevreciler Bodrum, Karaburun ve pek çok yerde eylemler yaptı. Durum yürekler acısıydı... Kıyıdan 100 metre ileride 30 metre derinliğinde çiftlik balığı üretimi Türkiye geneline yayıldı... Karaburun Yarımadası’nda; soyu tükenmekte olan uluslararası sözleşmelerle korunan akdenizfoklarının en önemli üreme yeri.

 

Aç gözlü sermaye

Sermaye paraya doymuyor... Daha açıkçası açgözlü! Kültür balıkları yüzde 40 ihraç ediliyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre, sektör 2013 yılında 558 milyon dolarlık dışsatım gerçekleşti. 2014’ün ilkyarısındaki ithalat ise 341 milyon dolar. Rusya AB ülkelerine kota uyguladığı için, su ürünleri ihracı daha da artabilir. Bizim ihracatımız daha çok Rusya, ABD ve AB ülkeleri. Karaburun Kent Konseyi, eylemler yapıyor deniz kirliliğine karşı. Kıyıdan bir kilometre uzaklıkta olma koşulu kimi yerlerde çiğneniyor. Balık çiftlikleri, antibiyotik ve parazit ilaçları, balık dışkıları, yemleri, mazot ve su atıklarıyla Karaburun’un o güzelim koylarında zehir saçıyor...

 

Tunç Soyer’in çığlığı

Korumaya alınan akdenizfoklarının soyunu yok ediyor... Üstelik kıyı balıkçılığını baltalıyor... Denizlerimizi kirletenlerin ise savına bakın: “Biz ülkemize döviz getiriyoruz!” Doğru getiriyorsunuz! İyi kazanıyorsunuz! Ya denizlerimiz ne olacak? Göllerimizin, ırmaklarımızın, ağlarımızın, ovalarımızın durumu ortada... Balık ihraç ediyoruz ama 2013 yılında 188 milyon dolarlık balık ithal ettik, bu neyin nesi? İzmir Seferihisar’ın Sığıcak koyunda kurulmak istenen orkinos çiftliğine karşı yıllardır mücadele veriliyor. Pek çok dava açıldı, çevreciler tarafından... Sessiz şehir Seferihisar... Belediye Başkanı Tunç Soyer’in çığlığını duyuyor musunuz: “Orkinos çiftliğinin kurulmasına yıllardır karşı çıkıyoruz. ÇED’in olumlu kararını doğru bulmuyoruz. Orkinos balık çiftlikleri kapalı bir koya kurulmaz, açık denizlere kurulur. Biz çevreye, doğaya, denizlere, ağaçlara, ırmaklara sahip çıkıyoruz. İnsanlığa duyarlı bir ‘sakin kent’ bizim ilçemiz. Sıcacık kapalı bir koy. Mücadelemiz sürecek.”