"Balyoz'u 11 Eylül'ü tasarlayanlar başlattı"

Balyoz davasındaki 17 sanığın avukatı Hakan Tunçkol, Balyoz operasyonunu, 11 Eylül saldırısını tasarlayanların başlattığını ve delil CD’leri de onların koyduğunu savundu.

24 Ağustos 2012 Cuma, 15:47
Abone Ol google-news

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Cezaevi duruşma salonunda görülen davanın 101. duruşmasına avukatlar bugün de girmedi. Başkan Ömer Diken, sanıkların esas hakkındaki mütalaa, sanık savunmaları, tanık ifadeleri ve deliller hakkındaki son savunmalarının alınmasına devam edileceğini açıkladı.

Necdet Özel’in ismi çıkarıldı

Emekli Korgeneral Doğan Temel, “Sözde bir darbe planının Ek-A görevlendirmede yetkili personel listesinde ismimin yazılı olması nedeniyle suçlanmaktayım” diye konuştu. Savcının mütalaasında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in adının yer aldığı suçlamanın kaldırıldığına dikkat çeken Doğan Temel şunları anlattı:
“İddianame ve mütalaa arasındaki benimle ilgili tek fark ‘Gen etüd’ adlı sözde çizelgede Tümgeneral Necdet Özel’in karşısına yazılan ‘mutlaka ikna edilmeli, Doğan Paşa Takip’ suçlamasının, nedenini anlamadığım şekilde mütalaada kaldırılmış olmasıdır.”

Çetin Doğan ile anlaşamıyorum

Doğan Temel, esas hakkındaki mütalaada eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın kendisini görevlendirdiği iddiasının yinelendiğine dikkat çekerek şunları anlattı: “43 yıllık askeri yaşamımda emir-komuta altında sanık Çetin Doğan ile hiç çalışmadım. 1999 yılından beri aramızda anlaşmazlık vardır ve halen de devam etmektedir. Ağustos 2003’te doğrudan emekliye sevk edilmemde ve Harp Akademileri Komutan Yardımcılığı gibi son derece pasif bir göreve atanmamda başrolü Çetin Doğan oynamıştır.”

“Harp Akademileri Komutanlığı’nda 3 listenin hazırlanmasında görev aldığı” iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirten Doğan Temel şu anımsatmada bulundu: “İlk savunmamda Harp Akademileri Komutan Yardımcısı olarak hiçbir yetkimin olmadığını, gerek öğretim üyeleri, gerekse öğrenci subayları tanımamın, değerlendirmemin ve görev vermemin mümkün olmadığını, bu yetkinin Kara Harp Akademileri Komutanı Tümgeneral Necdet Özel’e ait olduğunu belirttim.”

Hak ihlalleri

Tutuklu sanık Tümgeneral Salim Erkal Bektaş ve Tümgeneral Bekir Memiş Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olarak adil yargılanma hakklarının ihlal edildiği söylediler.

Emekli Korgeneral Hayri Güner, son savunmasında “Görevlendirmede Yetkili Personel” listesine adının iradesi ve rızası dışında yazıldığını ifade ederek, “Duruşmalarda yeni bir delil sunulmamıştır. Savunmam ve çapraz sorguda iddia makamı ve mahkeme heyeti tarafından herhangi bir soru sorulmamıştır. Hiçbir delil olmadığı halde kaanate dayalı suçlamayı kabul etmiyorum. Hiç kimse ile irtibatı geçip yasa dışı görevlendirme emirleri vermedim. Emekli orgeneral Çetin Doğan veya görevlendirdiği kişiler tarafından yasadışı faaliyet teklifine muhatap omadım” dedi. Tutuklu sanık Yarbay Şafak Duruer, tek bir dijital listeye dayanarak illegal bir oluşumda görevlendirildiği iddialarıyla tutuklu yargılandığını vurgulayarak  “Ön savunmamda bu delilsiz dijital iddia ile ilgimin olmadığını ve suçsuz olduğumu ifade ettim. Ortada aklın, bilimin ve en önemlisi vicdanın kabul edebileceği somut delilere dayanan bir suçlama yoktur” dedi.

Mahkemeye davetiye

Emekli Albay Mehmet Yoleri ise iddianameye dayanak oluşturan dijital delillerde 1400 sahteciliğin tespit edildiğine dikkat çekti. Çeşitli hastalıkları nedeniyle aldığı raporları mahkemeye gösteren Yoleri “CHP milletvekilleri sağlık durumumla ilgili soru önergesi verdiler. Kızımın nişanını 5 No’lu cezaevinde kantinden aldığımız çikolata ile kutladık. 16 Eylül’deki nikahına da gidemiyorum. Buyurun kızımın davetiyesi. Ben gidemiyorum, siz gidin” diyerek mübaşir ile kızının nikah davetiyesini heyetteki hakimlere gönderdi.

11 Eylül’ü tasarlayanlar

Eski Havelsan Genel Müdürü Ömer Faruk Ağa Yarman’ın da aralarında bulunduğu 17 sanığın avukatı Hakan Tunçkol, “Balyoz sürecinin TSK’deki çok değerli subayların tasfiyesi ile sonuçlanacağını söylemiştik. Bu operasyonu, 11 Eylül saldırısını tasarlayanlar başlatmış ve delil CD’leri de onlar koymuşlardır. Türkiye bir ada ülkesidir. Tasfiye edilen denizcileri 50 metre sahili olan Afrika ülkesinde görevlendirseniz o ülkeyi Akdeniz’in fatihi yaparlar” diye konuştu.

Necdet Özel neden dinlenmedi

Darbe planı yapıldığı iddia edilen 2003 yılında görevde olan emekli orgeneraller Hilmi Özkök ve Aytaç Yalman’ın tanık olarak dinlenilmediğinin altını çizen Tunçkol “Dönemin Kara Harp Akademileri Komutanlığı görevinde bulunan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in de tanık olarak dinlenilmemesini anlayamadık” dedi. Tunçkol, beyin ameliyatı olan müvekkili Albay Levent Kerim Uça’nın, rahatsızlığının da ciddi boyutlarda olduğunu belirtti.Tutuklu sanık emekli Albay Mümtaz Can’ın avukatı Erhan Ergün, savunma makamının da savcı gibi kamu görevi yaptığını belirterek “Mahkemenin kararını etkilemese dahi en azından toplumun vicdanını rahatlatmak için tanık dinleme taleplerinin bir kısmını kabul ederek savunmanın duruşmalara katılımını sağlaması gerekir” diye konuştu. Bunun üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken de yasaya göre savcı ve mahkeme heyetinin duruşmada bulunması gerektiğini, zorunlu müdafi gerektirmeyen suçların olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: “Benim, ‘Bugün canım istemedi, duruşmaya çıkmıyorum’ deme hakkım yok. Duruşmaya çıkmadığım anda meslekten bile atarlar. Ama savunma bunu yapıyor. Savunmanın meslek kuruluşunun da bir yaptırımını göremiyorum. Savunmanın yerini alması için gereğini yapacak olan İstanbul Barosu’dur. Biz üzerimize düşeni yaptık. Durumu baroya bildirdik.”

Tutuklu sanık Zafer Karadaş avukatı bulunmadığından savunma yapmayacağını belirtence Başkan Diken, “Avukatınız duruşmaya katılıyor ama dinleyici kısmında” diye konuştu.

Karar yazılı

Tuğamiral Fatih Ilgar, davayı sanık ve avukatların uzatmadığını ifade ederek “Karar bellidir, hatta yazılmıştır. Yakında da bize tebliğ edilecektir. Karar menfi çıkarsa meşru sayılmayacaktır. Türk hukuk dokusu bu kararı kabul etmeyecektir. Adil yargılandığıma inancım yoktur. Bu nedenle savunmamı yapmayacağım” diye konuştu.

YAŞ’ta emekliye sevk edilen eski Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, mahkemenin tanık ve bilirkişi taleplerini reddettiğinin altını çizerek “Bu koşullar altında yapmam mümkün değil. Bu yargılama tarihte hak ettiği yeri bulacaktır” diye konuştu.

Poyrazköy davasında da yargılanan tutuklu sanık emekli Koramiral Feyyaz Öğütçü “Darbe teşebbüsünü önlediğini söyleyen dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman ile dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ün tanık olarak dinlenmesi, bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi ve diğer taleplerinin kabul edilmemesi nedeniyle avukatlarımız duruşmalara katılmıyor. Ara kararınızla beni mecbur ettiğiniz için avukatımın yokluğunda savunmamı yapıyorum. Esasa ilişkin mütalaada üzerime atılı suçlamaların tamamını şiddetle reddediyorum” diye açıklama yaptı.

Düzmece delillerle tutuklandıklarını ifade eden Öğütçü, “Dijital verilerde bulunduğu iddia edilen görevlendirmelerle ilgili olarak hiç kimseden emir almadım ve hiç kimseye emir vermedim”  diye konuştu.

Tutuklu sanık Albay Hasan Nurgören “Adil yargılanma hakkımın ihlal edildiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Tutuklu sanık Albay Sırrı Yılmaz da lehine olacak delillerin toplanmadığını öne sürerek, “Savunma hakkım da kısıtlandı. 19 aydır hukuka aykırı deliller nedeniyle tutukluyum. Savunmamı, ne zaman adil yargılandığıma inanırsam o zaman yapacağım” diye konuştu.

Tutuklu sanık Albay Murat Ataç ise bilirkişi raporlarında dijital verilerin yer, kişi ve zaman bilgilerindeki çelişkilere karşın hukuki durumunda bir değişiklik olmadığını belirterek “Bu durum yargıya olan güvenimi sarstı” dedi. Albay Nedim Ulusan ise şöyle konuştu: “Savcılık, suçlamayı yapıp benim suçsuz olduğumu ispat etmemi istiyor. Yargılanmam için gereken adil şartların oluşmadığını düşünüyorum ve savunmamı yapamıyorum.”

Emekli Koramiral Lütfü Sancar, isnat edilen suç tarihinde Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanı olmasına karşın iddianamede ve mütalaada Kuzey Deniz Saha Komutanı olarak yazıldığını anlatarak “Bu yanlışlar savunmanın dikkate alınmadığını, mütalaanın özensiz hazırlandığını gösteriyor” dedi.

Sanıkların “açıklamalarının son savunma olarak değerlendirilmemesini” istemeleri üzerine Ömer Diken “Yani susma hakkınızı kullanıyorsunuz” diye konuştu.

Sanıklar ise susma haklarını kullanmadıklarını, tanık dinletme ve bilirkişi taleplerinin yerine getirilmesi koşuluyla savunma yapacaklarını dile getirdiler. Diken  “Kanun bunu susma hakkı olarak görüyor” dedi. Bazı sanıkların gülmesi üzerine Başkan Diken, “Gülmeniz bir şey değiştirmiyor sayın sanıklar. Mahkemeye verilen metinlerin üzerinde ‘esas hakkındaki savunmam kapsamında’ ifadeleri geçiyor. Mahkeme duruşmadaki bu açıklamayarı savunma olarak değerlendiriyor” dedi.

Tutuklu sanık emekli Tümamiral Özer Karabulut, 21 aydır devam eden mahkemede kendisini sadece 15 dakika savunduğunu, 20 aydır tutuklu olduğunu vurguladı.
Tutuklu sanık emekli Tuğamiral Hüseyin Hoşgit, “Dava dosyası usul açısından mütalaa aşamasında değildir. Tüm dijital verilerin sahte olduğu ortaya çıkmasına rağmen tüm taleplerimiz reddedildi. Yargılamanın geldiği bu noktada mahkemenin tarafsızlığını yitirdiğini düşünüyorum” diye konuştu.