Başbakan Erdoğan Büyükada'da

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir demokratik açılımın mücadelesini, kavgasını verdiklerini ifade ederek, ''Eğer birilerinin ağzına bakacak olsak, bu adımı atmamız mümkün değil'' dedi.

15 Ağustos 2009 Cumartesi, 13:30
Abone Ol google-news

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Büyükada Anadolu Kulübü'nde Adalar'daki cemaat vakıfları, bazı sivil toplum kuruluşları ve Adalar Vakfı işbirliğiyle organize edilen yemekte, diğer dinlerin liderleri ve temsilcileriyle bir araya geldi.

Yemekte konuşan Erdoğan, Türkiye'nin şu anda bir geçişi yaşadığını söyledi. ''Bu geçiş esnasında tabii ki ülkemizin de vatandaşlarımızın da soydaşlarla ilgili konularda çektiğimiz sıkıntılar var'' diyen Erdoğan, bunların zaman zaman önlerine getirildiğini ancak bütün bunlara rağmen asli görevlerinin hak ve hukuku gözetmek olduğunu vurguladı.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Şu anda biliyorsunuz bir demokratik açılımın mücadelesini veriyoruz, kavgasını veriyoruz. Eğer birilerinin ağzına bakacak olsak, bu adımı atmamız mümkün değil. Ancak biz bunun kararını verdik ve bunu da milletçe, tüm sivil toplum örgütlerimizle beraber, tüm partilerimizle beraber tüm bu ülkede bu konuda konuşacak kim varsa akademisyenlerimiz, gazetecilerimiz, gerek görsel gerek yazılı nerede olursa olsun hepsi ile beraber çözmek istiyoruz ki bu sorunu aşalım. Bu sorunu aşmaya mecburuz. Çünkü bizim birliğe beraberliğe ihtiyacımız var. 71,5 milyon vatan evladının birbiri ile saygı içerisinde, sevgi içerisinde kucaklaşması artık bizim olmazsa olmazımız.''

Başbakan Erdoğan, 8 yıl önce bu yola çıkarken 3 kırmızı çizgileri olduğunu ve bölgesel, etnik ve dinsel milliyetçilik yapmayacaklarını söylediklerini hatırlatarak, bunun şu anda ilkelerinin içerisinde mevcut olduğunu ve aynen uygulamanın gayreti içinde bulunduklarını kaydetti. Bölgesel milliyetçilik yaparak Doğu'nun, Güneydoğu'nun, Doğu Karadeniz'in ve Ortadoğu'nun belli bir kısmının ihmal edildiğini, hep batıya yatırım yapmanın gayreti içerisinde olunduğunu belirten Erdoğan, 780 bin kilometrekarelik vatan toprağının bir yeri tamamen ihmal edilirken bir yerinin de ayağa kalktığını söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bu tabii büyük bir haksızlık. Bu tabii ister istemez tahrik ediyordu olumsuz istikamette... İşte bunu gidermenin gayreti içerisinde olduk. Hala da şu anda bir gerçeği gören var, görmeyen var. O da şu, Güneydoğu, Doğu bütün buralarda sadece sorunlar psikolojik değil, sosyolojik değil, buralarda askeri, siyasi, diplomatik sorunlarımız var, ekonomik sorunlarımız var.''

İktidarları döneminde Güneydoğu'ya yaptıkları yatırımların toplam tutarının 13,5 milyar lira olduğunu anlatan Erdoğan, yoğun bir şekilde bu çalışmaları devam ettirdiklerini, çalışmalarının öncelikle eğitim ardından sağlık, adalet, emniyet ve enerji konularında olduğunu söyledi. Erdoğan, Köydes Projesi ile en ücra köylere kadar yolu ve suyu götürmeyi de başardıklarını ve bu sürecin aynı kararlılıkla devam ettiğini belirtti.
 

Etnik ve dinsel milliyetçilik karşıtlığı

Başbakan Erdoğan, etnik milliyetçiliğe da karşı olduklarını, bu ülkede Türkü, Kürtü, Lazı, Çerkezi, Gürcüsü ve Abhazının hiçbir zaman hiçbir ayrıma tabi olmaması gerektiğini kaydetti.

Erdoğan, dinsel milliyetçiliğe de karşı olduklarını vurgulayarak, Türkiye'de hangi dinin, hangi mezhebin mensubu olursa olsun herkese aynı mesafede bulunduklarını belirtti. Türkiye'nin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti: ''Uygulamada eksikler yok mu? Var. İşte bunları da yine hep beraber verilecek bu mücadele ile aşacağız ve inanıyorum ki bu demokratik açılım birçok şeyi ülkemizde değiştirecek. Ama el ele verirsek, omuz omuza verirsek... Acemlerin bir sözü var, 'Oturdular, konuştular ve dağıldılar.' Biz de oturup, konuşup, dağılanlardan olmamalıyız. Buradan bir netice çıkmalı. Bunları başarmamız, netice almamız gerekiyor ve inanıyorum ki bunun neticesinde hakikaten halkımız büyük bir mutluluğu yakalayacak ve Türkiye bir sıçramayı yakalayacaktır. Türkiye'nin bu gücü var. İnanın büyük bir potansiyele ve büyük bir güce sahibiz. Bizim petrolümüz yok, ama çok büyük kaynaklarımız var. Yeter ki şu enerjimizi biz içeride değil, dışarıya harcayalım. Göreceksiniz çok farklı bir patlamayı yapacağız.''

 

'Herkese yaklaşımım aynı mesafede olmuştur'

Erdoğan, ''doğadaki müstesna yerlerden biri'' olan Büyükada'da bir araya gelmenin çok farklı bir zemin oluşturduğunu vurgulayarak, buluşmanın sonuçlarının da çok farklı olacağını söyledi. Toplantıya bazı bakanlar ve milletvekillerinin yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, il ve ilçe başkanlarıyla katıldığını belirten Erdoğan, ''Bu zemini hazırlayan, emek ve katkı veren herkese teşekkür ediyorum'' dedi. Türkiye'nin en önemli meselelerinden biriyle ilgili olarak kapsamlı bir rapor hazırlandığını avukat Kezban Hatemi'den öğrendiğini ve bundan mutluluk duyduğunu dile getiren Erdoğan, raporun kendilerine teslim edileceği anı beklediğini kaydetti.

''Siyasi hayatım boyunca ülkemin neresinde olursa olsun, neresinde yaşarsa yaşasın, hangi etnik unsura mensup olursa olsun herkese yaklaşım tarzım hep aynı mesafede olmuştur'' diyen Erdoğan, Yunus Emre'nin ''Yaradılanı yaradandan ötürü sevmek'' yaklaşımını hiçbir zaman ihmal etmediklerini dile getirdi.

Bu ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlı olan her insanın, her türlü farklılığıyla gönlünde, yüreğinde, dünyasında her zaman ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Ülkemizdeki tüm insanları vatandaşlık ortak paydasında bir defa, bir arada gördük. Onun için de kucaklaştık. Futbolla ilgilendiğim zaman da Ermeni vatandaşlarımız arasından beraber top oynadığım arkadaşlarım oldu. Bunları hep yaşadık. Bu özellikleri ortaya koyarken şahsıma buradan bir övgü vesilesi çıkarmak, kendime bir gurur zemini oluşturmak için ifade etmiyorum. Bu ülke insanının meselelerine, sizlerin meselelerine karşı bu zamana kadar duyarlılığımızı gösterdiğimizi ve bundan sonra da göstermeye devam edeceğimizi ortaya koymak istiyorum. Ne Kürt ne Alevi ne azınlık kardeşlerimin sorunları hiçbir zaman birbirine üstün veya az değildir. Hepsine yaklaşım tarzımız aynıdır.''
 

'Hep gündemimde oldu'

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin sorunlarını düşünmeye, konuşmaya, tartışmaya başladığı günden itibaren bu konuların her zaman gündeminde olduğunu belirterek, ''Hiçbir zaman gündemimin dışında kalmadı ve çözümü için her zaman gayret gösterdim. Son 7 yıllık dönemde burada bulunan birçok dostumuz, arkadaşımız var ki ya birebir ya da karşılıklı gruplar halinde bir araya gelerek sorunlarını görüşme, çözüme kavuşturma yollarına gittik. Ciddi bir kısmında başarılar sağladık'' diye konuştu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, paslanmış tankerlerle su taşınan Adalar'ın bu sorununu çözdüklerini, denizin altından su getirdiklerini, bu dönemde de doğal gaza kavuşturduklarını anlatan Erdoğan, artık Adalar'da vatandaşların denize girebildiğini söyledi.
İDO seferleriyle ulaşım sorununu da çözdüklerini ifade eden Erdoğan, ''Hiçbir kompleksimiz olmadı. Bundan sonra da böyle bir çekincemiz olmayacak. Demokrasi ve yasalar çerçevesinde, her şeyden önemlisi insani duyguların rehberliğinde ortak bir yaşam alanını hep birlikte kullanmaya devam edeceğiz'' dedi. Erdoğan, Türkiye'ye gelen herkesin insanca yaşamasını, seyahat etmesini, can ve mal güvenliğini sağlamanın ev sahibi olarak görevleri olduğunu vurgulayarak, bunun için de ellerinden gelen azami tedbiri aldıklarını kaydetti. ''Bütün sorunlar A'dan Z'ye çözülmüştür'' demediğini, sıkıntıların olduğunu ifade eden Erdoğan, bu sıkıntıların ilginç boyutları bulunduğunu, bunu zaman zaman dostlarıyla yaptıkları görüşmelerde ifade ettiklerini anlattı.
 

'Harbiye Kongre Vadisi IMF toplantısına hazır'

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin sadece turizmden elde ettiği gelirin 8,5 milyar dolardan 22 milyar dolara çıktığını belirterek, ancak bunun da yeterli olmadığını, 22 milyar doları İstanbul'un tek başına toplaması gerektiğini söyledi. İstanbul'un 6-7 Ekim 2009'da Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası'nın 2009 Guvernörler Toplantısı'na ev sahipliği yapacağını anımsatan Erdoğan, yaklaşık 15 bin kişinin geleceği bu toplantı için 11 ayda Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ile Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu arasında yerin 7 kat altında muhteşem bir kongre merkezi kurduklarını anlattı.

''Harbiye Kongre Vadisi''nde aynı anda 850 toplantının ikili görüşmeler şeklinde yapılabileceğini, 500 metrekareden 1500 metrekareye kadar toplantı salonlarının bulunduğunu ve ana toplantı salonunun 3500 kişilik olduğunu belirten Erdoğan, İstanbul'un artık kongre merkezi olarak dünyadaki örnek yerlerden biri haline geldiğini vurguladı. Haliç Kongre Merkezi'nin de önemli bir kongre merkezi olduğunu anlatan Erdoğan, ancak İstanbul'da oteller konusunda sıkıntı bulunduğunu ve daha çok otel yapılması gerektiğini ifade etti. Başbakan Erdoğan, yemeğin ardından Rum Yetimhanesi, Aya Yorgi Kilisesi ve Hamidiye Camisi'ni de gezdi. Başbakan Erdoğan, Büyükada'ya, Bostancı'dan bindiği Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait tekneyle geldi.

Yemeğin organizasyonunda görevli avukat Kezban Hatemi de özellikle 1960'lardan sonra bazı olumsuzlukların yaşandığı İstanbul adalarının son derece değerli tarih, kültür ve tabiat varlıkları olarak korunması gereken yerler olduğunu söyledi. Hatemi, ''İstanbul adalarını bir ideal düzen örneği olarak düşlesek, her türlü farklılıklarımızın üzerinde ortak ilke ve değerlerimizin bilincinde olmanın coşkusuyla bu adaların acıklı tarihi izlerini İmralı, Yassıada, Sedef, Büyükada, Heybeli, Kınalı ve Burgazada'dan silerek yeryüzü cenneti olarak yaratılmış bu adaların değerini bilsek, acaba bu düşüncelerimiz bir ütopya olarak karşılanır mı?'' diye konuştu. Düşlerini ve bunların gerçekleşmesine ilişkin düşüncelerini yazılı olarak Başbakan Erdoğan'a sunacağını kaydeden Hatemi, ''Bu yıl Ramazan Bayramı ile birlikte büyük bir uygarlık açılımını Büyükada'dan başlatabiliriz'' dedi.

Büyükada Anadolu Kulübü'ndeki yemeğe, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Devlet Bakanı Faruk Çelik, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, bazı AK Partili milletvekilleri, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Süryani Kadim Kilisesi Patrik Vekili Yusuf Sağ, Ermeni Patrikhanesi temsilcisi Başpiskopos Aram Ateşyan, Süryani Ortodoks Kilisesi Metropoliti Yusuf Çetin, İstanbul Valisi Muammer Güler, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, iş adamları Cem Hakko ve İshak Alaton da katıldı.