Baykal kaset için AKP'yi hedef göstermişti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Deniz Baykal'a yapılan komplonun görüntülerini servis ettiği iddia edildi. Deniz Baykal 2010'da istifa ettiği konuşmada da direkt olarak AKP hükümetini suçlamıştı.

26 Mart 2014 Çarşamba, 14:24
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok'a ait olduğu ileri sürülen kasetin internette yayınlanmasının siyasette yarattığı deprem sonrası Deniz Baykal istifa etmişti. Baykal istifa konuşmasında 'kasetteki görüntüler' için komplo diyerek, hükümeti işaret etmişti.

ERDOĞAN VE BAYKAL'IN KASET POLEMİĞİ
 
CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, yasadışı dinlemeler ve internete sızdırılan ses kayıtları konusunda kendisini ses çıkarmamakla eleştiren Başbakan Erdoğan'a yanıt vermişti.
 
CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ın ''Sayın Baykal bütün bu olanlardan sonra hala sen niye bekliyorsun? O kasedi bunlar servis etti'' açıklamasına,  ''Başbakan'ın elindeki delilleri açıklamasını bekliyorum. Ben zaten siyasi duruşumu ayrılırken ifade etmiştim'' sözleri ile yanıt vermiş ve kaset konusunda Gülen Cemaatini suçlamaktan kaçınmıştı. 

Deniz Baykal daha sonra Tarafsız Bölge programında Ahmet Hakan'a da Başbakan Erdoğan'ın seçim meydanlarında söylediği "Baykal'a komployu da Paralel Yapı yaptı" sözlerine cevap vermişti. Baykal Erdoğan'a açık delil belge bekliyorum diyerek yüklenmiş, Erdoğan ise aynı iddiayı tekrarlamasına rağmen konu ile ilgili açıklayıcı bilgi ve belge gösterememişti.


Meydanlardan sık sık "Kılıçdaroğlu'na da şantaj yapılıyor. Şantajla teslim aldılar" diyen Erdoğan, söz konusu ses kaydında "Kılıçdaroğlu için de çalışma yapılabilir" diyor. 

İŞTE DENİZ BAYKAL'IN OGÜN YAPTIĞI AÇIKLAMANIN TAM METNİ

'Bu bir kaset olayı değildir, bir komplodur'' diyen Baykal şunları söyledi:

“Komplo, hukuk dışı, ahlak  dışı bir tertip demektir. Bir komplo yaparken bazen haneye tecavüz edersiniz.  Duvarlara, eşyalara gizli kameralar yerleştirirsiniz. Gizli çekimlerle insanların  en korunaksız görüntülerini alırsınız, kesersiniz, biçersiniz, aktarırsınız,  montaj yaparsınız çarpıtırsınız. Böyle yaparken de dünyanın her yerinde bütün  dinlerin, bütün rejimlerin, bütün ahlak anlayışlarının güvencesi altında olan  insanoğlunun mahremiyetine tecavüz edersiniz. Ağır haya ve utanç bunu yapanlar  için anlamını kaybeder. İnsanların şerefleri onların umurlarında değildir.  Önümüzdeki komployu gerçekleştirenler, bunu sapık oldukları için ya da ticari  kazanç sağlamak için veya şantaj yapmak için düzenlememişler, siyaset yapmak için  düzenlemişlerdir. Ahlaklarına, vicdanlarına uygun bir siyaset.

"KOMPLOYU CEMAAT KURMADI" DEMİŞTİ

Ana muhalefet liderine yönelik bu kadar kaba kanunsuzluk, bu kadar kaba  ahlaksızlık, bugünlerin ortamında iktidarın bilgisi ve onayı olmadan  gerçekleştirilemez, piyasaya sürülemez. Komployu ayıplar gibi yapanlar aslında  bizzat ayıbı işleyenlerdir. Bu çerçevede başka bir sorumlu arayışına çıkacaklara  yardımcı olmak üzere, ABD'den, Pensillvanya'dan aldığım üzüntü ve destek  mesajlarının samimiyetine inandığımı da belirtmek isterim.

Hukuksuz ve ahlaksız komploları temel alan, 'çok ayıp ama' diye başlayan  yorumlarla hesap sormaya, siyaset düzenlemeye çalışanlara da söyleyecek bir sözüm  var; ahlaksız ve hukuksuz komplolara itibar ederek ne ahlakı ne hukuku ne de  siyaseti savunamazsınız.

Komplo yapanlar zaten işlerini sizlere güvenerek yapıyorlar. Komploculuğa  hayat alanı açanlar 'çok ayıp ama' diyenlerdir. Hukuksuz ve ahlaksız komploları  hazırlayanların ve onların komplolarına itibar edenlerin, dürüst ve onurlu  insanların manevi cesetlerini çiğneyerek nereye kadar gidebileceklerini hep  beraber göreceğiz. Bunun nasıl bir Türkiye oluşturmakta olduğunu er geç  anlayacağız.

İSTİFA EDİYORUM

Kendinden menkul bir ahlak zabıtalığını bizzat deruhte edenlerin insanlık  tarihi boyunca Hz. Peygamberden başlayarak günümüze kadar ne mağduriyetlere yol  açtıklarını çok iyi biliyoruz. Bu tablo karşısında bana da bir görev düştüğünün  farkındayım. Bu kara kampanyaya teslim olmayacağım. Bu hukuksuz ve ahlaksız  komplo nedeniyle kimsenin beni sorgulamasına izin vermeyeceğim. Eğer bunun bir  bedeli varsa ve bu bedel CHP Genel Başkanlığından ayrılmaksa o bedeli de ödemeye  hazırım. Benim CHP Genel Başkanlığından istifa etmem hiçbir şekilde bu komploya  teslim olmak ya da kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu bir meydan okumadır. Bu  anlayışla bugün CHP Genel Başkanlığından istifa ediyorum.

KOMPLONUN HEDEFİ AYNI ZAMANDA CHP

Bu komplonun hedefi sadece ben değilim, aynı zamanda CHP'dir. CHP de bu  kirli tezgahlar karşısında yolunu seçmek zorundadır. Benim istifa kararım, hem  Türkiye siyasetini hem CHP'yi yeniden tanzim etmek isteyenlere bir imkan  tanıyacak hem de CHP'ye bu komplo ile hesaplaşma fırsatı verecektir.”

TAZE İKİ HAFTALIK BİR KOMPLO VAR

Baykal, “Meskene  tecavüz ve ileri teknoloji kullanımı yoluyla tezgahlanan, bu komplonun iktidar  gücü ve olanakları seferber edilmeden, bir muhalefet partisi genel başkanına  karşı bu kadar fütursuzca icra edilebilmesi mümkün değildir” diye konuştu.

“Bu komplo bugünkü siyasi konjonktürün eseridir, yıllardır bekletilen  bir kaset yoktur. Bir kaset ele geçirilmiş değildir. Bir komplo imal edilmiştir,  taze, iki haftalık bir komplo vardır. Bu komplonun hedefi bir kişi değildir, onun  çok ötesinde CHP'nin neredeyse tek başına yürüttüğü, Cumhuriyete, demokrasiye,  hukukun üstünlüğüne sahip çıkan sivil darbeye, sivil dikta rejimlerine karşı  vermekte karşı vermekte olduğu mücadelesidir. Bu komplo CHP'nin Anayaysa ve rejim  kavgası vermekte olduğu bu son iki hafta içinde düzenlenmiş ve piyasaya  sürülmüştür. Komplo tezgahı malzemeleriyle çekimleriyle günceldir, tazedir.

Meskene tecavüz ve ileri teknoloji kullanımı yoluyla tezgahlanan, bu  komplonun iktidar gücü ve olanakları seferber edilmeden, bir muhalefet partisi  genel başkanına karşı bu kadar fütursuzca icra edilebilmesi mümkün değildir. Ana  muhalefet liderinin hukukuna, ahlakına tecavüz eden, bu kadar kaba bir komplo  tezgahının iktidar zirvesinin bilgisi ve onayı olmadan son iki hafta içinde  hazırlanıp piyasaya sürülmesi söz konusu bile olamaz. Olay sonrasında sergilenen  sözde iyi niyetli, hakşinas olmaya çalışan yapay tavırlar, üzüntü beyanları perde  arkasındaki tezgahın suçluluğunu örtbas etmeye yetmez.”

HAKKINIZI HELAL EDİN

Baykal, “Deniz  Baykal'ın ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin ötesinde, bütün Türkiye olarak hepimiz  hileye ve şerre dayalı bir kalleşlik politikasına 'dur' demek zorundayız. Umarım  bütün bu yaşananlar ve benim istifam Türkiye'de yeni bir uyanışın başlangıcı  olur” şeklinde konuştu.

Baykal, konuşmasının son bölümünde şunları söyledi:

“Yalansız, dürüst, cesur bir duruş sergilemek sadece benim işim  olmamalıdır. Deniz Baykal'ın ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin ötesinde bütün  Türkiye olarak hepimiz hileye ve şerre dayalı bir kalleşlik politikasına 'dur'  demek zorundayız. Umarım bütün bu yaşananlar ve benim istifam Türkiye'de yeni bir  uyanışın başlangıcı olur. İnşallah, bir kez daha şerden bir hayır çıkar, hile  hurda yapanlar değil dürüst ve namuslu olanlar kazanır. Bu olayda ve bugüne kadar  bütün iyi kötü günlerimde bana destek olanlar, sahip çıkan her siyasi düşünceden  vatandaşlarıma, Cumhuriyet Halk Partisi'nin vefakar, fedakar, yiğit örgütüne,  birlikte görev yaptığım çalışma arkadaşlarıma, üzerimde emeği olan, hakkı olan  tanıdığım, tanımadığım bütün insanlara, refahları ve mutlulukları için yaşam boyu  uğrunda mücadele ettiğim bütün vatandaşlarıma, bize kızan, bizi seven, oy veren  vermeyen, üzerimde hakkı olan olmayan herkese yaşamımın her anını anlamlı  kıldıkları için teşekkür ediyorum. Ben sizlere hakkımı helal ediyorum, siz de  hakkınızı bana helal ediniz.”