BDP ve DTK'nin "Sivil itaatsizlik eylemi"

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile Demokratik Toplum Kongresin'in (DTK) ''sivil itaatsizlik eylemi'' adı altında başlattığı oturma eylemi Diyarbakır'da sürüyor. Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ''Bu taleplerimiz hükümet tarafından duyulana, buna karşı somut bir adım atılana kadar alanlardayız, meydanlardayız, taleplerimizin arkasındayız'' dedi.

25 Mart 2011 Cuma, 12:40
Abone Ol google-news

Aralarında BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, DTK Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile bazı milletvekilleri ve belediye başkanlarının da bulunduğu BDP'li ve DTK'lı grubun Belediye Konukevi önündeki alanda başlattığı oturma eylemi ikinci gününe girdi.

Baydemir'in polis ile yaptığı görüşmenin ardından dün oturma eyleminin yapıldığı alana girişlerine izin verilmeyen ve çevrede oturarak eyleme uzaktan destek verenler bugün alana alındı.

BDP ile Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) ''sivil itaatsizlik'' adı altında başlattığı oturma eyleminin, Büyükşehir Belediyesi Konukevi önündeki bölümüne son verildi.

Demirtaş, konukevi önünde yaptığı konuşmada, Kürt sorununun çözümünde son derece önemli 4 temel talep için oturma eylemi başlattıklarını söyledi.

''Anadilde eğitim, siyasi tutsakların serbest bırakılması, seçim barajının kaldırılması ve operasyonların son bulmasını'' istediklerini ifade eden Demirtaş, ''Biz (bir demokratik direniş süreci başlatıyoruz) dedik. Bu taleplerimiz hükümet tarafından duyulana, buna karşı somut bir adım atılana kadar alanlardayız, meydanlardayız, taleplerimizin arkasındayız'' ifadesini kullandı.

Taleplerinde ısrarcı olacaklarını, muhataplarının Başbakan ve hükümet olduğunu bildiren Demirtaş, meydanların halkın demokratik eylemine kapatıldığını, hartilerinin seçime girmesinin engellenmeye çalışıldığını öne sürdü. Demirtaş, ''Sivil inisiyatifin de önünü kapatmak, bu ülkede demokrasinin yerleşmediğinin ve demokrasi önünde en büyük engelin de AK Parti zihniyetinin olduğunun fotoğrafı ortaya çıktı'' diye konuştu.


"Bu halk, zaten Tahrir ruhuyla alanlardadır"

''Tahrir Meydanı'na selam gönderip, bize panzer, gaz bombası gönderen Başbakan iyi bilmeli ki bu halk zaten yıllardır Tahrir Meydanı'nda özgürlüğünü arıyor. Taleplerini haykırıyor. Bu halk, zaten Tahrir ruhuyla alanlardadır. Ama siz tahrik ruhuyla bütün bu demokratik eylemleri provoke etmeye çalışıyorsunuz'' diyen Demirtaş, meydanların halka kapatılmamasını istedi.

Demirtaş, toplu mezarlara dikkati çekmek amacıyla 28 Mart'ta Batman'dan Siirt'e yürüyeceklerini belirterek, daha sonra 4 Nisan'da da Şanlıurfa yürüyüşü ile bir kez daha halkın demokratik iradesini ortaya koyacaklarına dikkati çekti.

Demirtaş, şöyle devam etti:
''Her geçen gün sesimizi hükümete duyurabilmenin, bütün demokratik yol ve yöntemi ile (ya özgürlük, ya özgürlük) şiarıyla, alanlarda çoğalarak büyümeye devam edeceğiz. Sembolik olarak kurulan demokratik çözüm çadırları etrafında taleplerimizi sahiplenmeye devam edeceğiz. Bu meydanda yasaklanan, el konulan, 2 gündür gözaltında olan çadırımızı da derhal geri istiyoruz. O çadır bu meydanda demokratik özgürlük şiarıyla kurulacaktır. Halkımızı da demokratik çözüm çadırları altında kendi taleplerini haykırmaya, daha güçlü sahiplenmeye davet ediyoruz. Demokratik çözüm çadırı aynı zamanda bu yol haritamızın, çözüm önerilerimizin tartışıldığı güçlü platformalar olacaktır. Iğdır'dan, İstanbul'a kadar, Hakkari'den Adana'ya, Mersin'e kadar her yerde bu çözüm çadırları, halkımızın el ele verdiği, taleplerini hükümete duyurmak için kullandığı birer mekan olacaktır. Bu nedenle hükümet, demokratik çözüm çadırlarına karşı, daha dikkatli, daha saygılı, daha demokratik bir yaklaşım göstermelidir. Bunu engellemek, demokratik eylemleri durdurmak, baskılamak, demokratik kanalları tıkamaktır. Hükümet böylesi bir yanlış içerisine, böylesi kritik bir dönemde girmeyi tercih etmemelidir. Bunun yerine bu somut taleplere karşı ciddi bir duruş, saygın bir duruş bekliyoruz. BDP ve DTK olarak bu sonucu alıncaya kadar hep birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.''

BDP ve DTK ''sivil itaatsizlik eylemi'' adı altında dün oturma eylemi başlatmış, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir, kendilerine uzaktan destek veren gruba çıktığı polis panzerinin üzerinden seslenmişti.

BDP il örgütü tarafından Turgut Özal Bulvarı üzerindeki belediye çay bahçesine yeniden kurulan çadır için bahçede bulunan bazı ağaçlar yerlerinden sökülürken, bahçe duvarı da yıkıldı. Belediye iş makineleri ise yeşil alana mucur döküldü.

Çadırın kurulması sırasında BDP'liler davul-zurna eşliğinde halay çekti. Kurulan çadır için izin alınmadığı ve buradan da kaldırılma ihtimalinin olduğu belirtildi.

BDP İl Örgütü tarafından kent merkezindeki bir hastane yanında bulunan boş bir alanda, 15 Mart'ta kurulan ve ''Demokratik Çözüm Çadırı'' adı verilen çadır, dün, Batman Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından kaldırılmıştı.

Çadırda bir ruhsatsız tabanca, 34 kar maskesi ve örgütsel dokümanlar ele geçirilmiş, çadırda bulanan ve çeşitli olaylara karıştığı bildirilen 4 kişi gözaltına alınmıştı.

 

Muş'ta çadıra izin yok

Muş'un Bulanık ilçesinde Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) ''Sivil itaatsizlik eylemi'' kapsamında BDP Bulanık İlçe Başkanlığı tarafından kurulmak istenen Demokratik Çözüm Çadırı'na izin verilmedi.

BDP Bulanık İlçe Başkanlığına mensup bir grup, ilçedeki İnsan Hakları Parkı'na gelerek burada çadır kurma girişiminde bulundu. Emniyet yetkililerince uyarılan grup üyelerine ilgili mercilerden izin alınmadan söz konusu çadırın kurulamayacağı bildirildi.

Yaklaşık yarım saat süren sözlü tartışmaların ardından grup üyeleri BDP ilçe binasına giderken, çevrede geniş güvenlik önlemleri alındı.

Bulanık İlçe Kaymakamı Ferit Görükmez, AA muhabirine yaptığı açıklamada, BDP'li yetkililerin söz konusu çadırın kurulması yönünde kendilerine müracaatta bulunmadığını söyledi.

Parti yetkililerine konuya ilişkin görüşme talebinde bulunduklarını da ifade eden Görükmez, ''Çadırın kurulması için bizden herhangi bir talepte bulunulmamıştır. Biz BDP yöneticilerine 'Gelin görüşelim' dedik. 'Bizim muhatabımız Başbakandır' yanıtı aldık. Biz kesinlikle vatandaşın kulanım alanları ve ulaşımı engelleyecek yerlerde çadır kurulmasına izin vermeyeceğiz. Ancak eğer isterlerse parti binası önünde veya 700. Yıl Cami civarında ulaşımı aksatmayacak şekilde çadır kurabilirler'' diye konuştu.