Belçika’nın yasadışı ağaçları

“Bütün dünya bir sahnedir... Ve bütün erkekler ve kadınlar sadece birer oyuncu...” diye başlayan William Shakespeare’in “Nasıl Hoşunuza Giderse” adlı oyununun 3. Bölüm 7. Tragedyası “İnsanın Yedi Çağı”nda “İlk rol bebeklik çağıdır, dadısının kollarında agucuk yaparken...” sözleri dikkatimizi çeker.

26 Ocak 2020 Pazar, 07:30
Abone Ol google-news

“Bütün dünya bir sahnedir...  Ve bütün erkekler ve kadınlar sadece birer oyuncu...” diye başlayan William Shakespeare’in “Nasıl Hoşunuza Giderse” adlı oyununun 3. Bölüm 7. Tragedyası “İnsanın Yedi Çağı”nda “İlk rol bebeklik çağıdır, dadısının kollarında agucuk yaparken...” sözleri dikkatimizi çeker. Bebekler dil gelişimleri sürerken “agu”lardan, yarım cümlelerden ve kelimelerden oluşan kendilerine özgü bir “bebekçe” dili kullanırlar. Yarım ve komik cümleler bizleri güldürür. Anne babanın “Ay oy homini momini” diye onlara yanıt vermesi ise insanı gülümsetir. Bebekçe “yetişkinlerin bebeklerle konuşurken harfleri değiştirip ses tonunu tizleştirmesi” olarak tanımlanıyor. Ee peki birbiriyle bebek gibi konuşan yetişkinlere ne demeli? Eşinizle ya da sevgilinizle aranızda,  “Seygilim ne getiydin ?/ Agu mugu gıgı gıbı/ Ay oy homini momini” benzeri konuşmalar geçiyorsa “çocukluğumu yaşayamamış biri miyim, normal miyim” diye dert etmeyin. Bebekçe konuşmak yakınlık sinyali gönderirken, çiftlerden birinin diğerinde aynı duyguları uyandırmasında ve bağlarının güçlenmesinde yardımcı oluyor. Üstelik sayınız da az değil. Örneğin Belçika’da çiftlerin üçte ikisi hayat arkadaşıyla ara sıra bebek dili konuşuyor. Kendisi de eşi ile sıkça bebekçe dili konuşan biri olan Leuven Katolik Üniversitesi’nden (KU Leuven) seksolog Audrey Aerens, kadınlı erkekli 1142 kişiyle anket yaparak durumu araştırmış. Sonuçlar Audrey’i rahatlatmış. Çiftler kendi aralarında ne kadar bebekçe konuşurlarsa ilişkileri o kadar mutluymuş. 

Üniversitede flört dersi

Belçika’nın üniversiteleri gerçekten bir acayip. Gent Üniversitesi de tutmuş öğrencilerine “Yasal Flört Etme” dersi vermeyi planlıyor. Gençlere tacizle flört arasındaki fark açıklanacak. Işıltılı gözlerle, tutkulu ve sevgi dolu romantik bir bakışla, istemediğin halde bedeninde hissettiğin el arasındaki farkı ders olarak anlatacaklar. 

Ansızın dikebilirim!

“Hukuk devletinin olduğu yerlerde adalet vardır. Yasalar vardır. Burası dağ başı değil. Orman kanunları uygulanamaz» deriz genellikle. Bazı yasa ihlalleri ise nedense insanidir ve alkışlamak isteriz. Geçen yıl 14 Aralık’ta eylemciler (Cepemenec grubu) Brüksel’in göbeğinde De Brouckère Meydanı’nda evsizlerin barınma sorununa dikkat çekmek için Allianz sigorta şirketinin, UGC sinemasının yanındaki artık kullanılmayan eski binasını işgal etmiş, Noel anne ve babalar evsizlere yemek dağıtmıştı. Avrupa’da binlerce bina terk edilmiş ve boş dururken, evsizler sokaklarda kalıyor. Tahminen Brüksel’de 15 bin ile 30 bin arasında bina boş duruyor. 

Evsiz sayısı ise 5 bin.10 yıl önce boş duran evlerin kullanıma açılmasıyla ilgili özel yasa çıkarılmasına karşın Brüksel’in önemli sorunlardan biri olmaya devam ediyor kullanılmayan bakımsız binalar. Soğukların artmasıyla birlikte daha iyi anlıyorum evsizlerin durumunu. İşgalcilerin yasadışı insanca davranışlarını ise alkışlıyorum.

Çevreci eylemciler, Puurs ve Sint-Amands yerleşim birimlerindeki 2 hektar kamu arazisine 10 günde 500 fidan dikti.18-48 yaş arasındaki çevrecilerden oluşan The Phantom Tree Company adlı iklim değişimi eylemcisi grubun, “doğanın ocağına incir ağacı” diken Belçika’daki merkezi ve yerel yönetimlerin arazilerine izinsiz ağaç dikmesi de alkışlanacak bir girişim. Bu eylemin Belçika’da ve Avrupa’da benzeri girişimlere esin kaynağı olmasını umut ediyor eylemciler. İlk 300 fidan A12 otoyolu ve Endüstri Bölgesi arasında Clothilde su kayağı kulübü ve De Vliet petrol istasyonu ortasındaki Gansbroek Sokağı civarındaki arazilere 10 Ocak’ta bir gece ansızın dikilmişti.

Bir ağaç, 1600 metrekare çimenin temizlediği karbondioksiti temizliyor. “Biyolojik çeşitliliği de dikkate alarak farklı türlerden fidanlar dikiyoruz» diyen eylemciler huş ağacı, meşe, kızılağaç, çobanpüskülü ve farklı türlerden fidanlar için arazi sahiplerinden izin almadılar. Özel mülkiyet bahçelerine ve arazilerine dokunmayan eylemciler, “kamu kurumlarına yardım ettiklerini” düşünüyorlar.

Eylemlerin sözcüklerden daha etkili olduğuna inanan The Phantom Tree Company grubunun sözcüsü “Kasper” takma adıyla yaptığı açıklamada, “kamu arazilerine fidan dikmeye devam edeceklerini” açıkladı. Eylemciler yasadışı ağaç dikme nedeniyle cezalandırılmaktan korkmuyorlar. Amaçları kalbi iklim için atan diğer çevreye duyarlı insanların desteğini almak ve diğerlerine esin kaynağı olmak. Ormanların yok olmasına göz yumulan bir ortamda “yasadışı ağaç dikmek” gibi orman kanunları işe yarayabilir.


[email protected]