‘Ben mutluluğun resmini yapıyorum’

Genç kuşak ressamlarımızdan Kadir Öztoprak’ın Ankara’da, Nurol Sanat Galerisi’nde sergilediği resimleri, çevremizi saran basık ve karamsar ortamı yırtıp bahara ulaştırıyor izleyeni. Bu duygularla küçük bir söyleşi yaptık kendisiyle:

07 Ocak 2020 Salı, 02:00
‘Ben mutluluğun resmini yapıyorum’
Abone Ol google-news

Son resim serginizi gezdim. Şen şakrak resimlerle karşılaştım. “Oh, dünya varmış” diyesi geliyor insanın. Bizler soluklanalım mı istediniz?

Ben mutluluk resmi yapıyorum. Hayatın güzel yanlarını öne çıkarmayı, hatta hayatın olağan akışına pozitif yönde değer katmayı seviyorum. Sanatın iyileştirici yanına inanan bir kişi olarak, resimlerimle dünyayı daha da güzel bir yer yapmak için uğraşıyorum ve bu uğraşımdan hiçbir zaman vazgeçmeye de niyetim yok.

Kadınlar, maviler, kuşlar ve doğa. Özel bir seçim mi?

Anadolu kültürünün eşsiz değerlerini içselleştiren bir kişi olarak, yaşamımızı güzel ve özel kılan her türlü detayı resimlerimde yansıtmaya çalışırken tüm dünyada kabul gören imgeleri de kullanmaya özen gösteriyorum. Sanatın dili ne kadar yerel unsurlardan, naif değerlerden beslenirse ve bununla birlikte bu formlar ne kadar evrensel olarak ele alınırsa o kadar etkin olur diye düşünüyorum. Benim çalışmalarımdaki imgeleri ve konuları dünyanın herhangi bir köşesindeki herhangi bir kişiye gösterdiğinizde, hemen hemen aynı pozitif duygusal tepkiyi alabilirsiniz. Bu, benim için özellikle üzerinde çalışılmış çok önemli bir husustur. Sevginin, saygının, hoşgörünün, paylaşımın, iyi niyetin ve aşkın dili her yerde ve her koşulda aynıdır. İnsanlar samimiyetle, sevgiyle ve keyifle ortaya konulan şeylere karşı gerçekten aynı duyarlılıkla karşılık veriyorlar.

Resimlerinizde Nuri Abaç esintisi gözledik. Bir etkileşim mi?

Kuşkusuz, bizim kuşağımızın heyecanla ve merakla takip ettiği, deneyimlerinden ve sanat anlayışlarından yararlandığı çok değerli usta sanatçılarımız oldu. Değerli Mustafa Ayaz, Yalçın Gökçebağ, Turan Erol, Süleyman Saim Tekcan, Adnan Turani, Söbütay Özer ve Nuri Abaç hocalarımızın sanatlarına bire bir muhabbetle eşlik etme şansını yakalamış olmak, benim için ayrıcalıklı, çok büyük bir kazanımdır. Nuri Abaç Hocamızdan, Mustafa Ayaz Hocamıza kadar bütün Türk resim sanatını oluşturan, özellikle Anadolu ezgilerini resimlerinde taşıyan tüm değerli üstatların her çalışması benim için ayrı ayrı inceleme ve feyz alma argümanıdır. Bundan hiçbir zaman gocunmadığım gibi her mecrada bunu dile getirmekten de memnuniyet duyarım. Çünkü sanat, içinde yaşadığınız toplumun özellikle duygu ve düşüncelerinden süzülerek damıtıldığı zaman gerçekten anlam kazanarak evrenselleşir.