Beril Kayar: Kadınlar ve LGBTİ bireyler için tedirginim

Bugünlerin sevilen dizisi 'Cam Tavanlar'ın Aylin'i Beril Kayar, birçok festivalden ödülle dönen Hayaletler'de aktivist Ela'ya hayat verdi. Oyuncu. Kendi dahil tüm kadınlar ve LGBTİ bireyler için tedirgin olduğunu söylüyor.

26 Haziran 2021 Cumartesi, 16:03
Beril Kayar: Kadınlar ve LGBTİ bireyler için tedirginim
Abone Ol google-news

 'Cam Tavanlar'ın Aylin'i Beril Kayar, birçok festivalden ödülle dönen Hayaletler'de aktivist Ela'ya hayat verdi. Oyuncu, "İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçiyoruz demek, ölmeniz ya da yaşamanız umrumuzda değil demek. Bir insan evladının yüzüne bakıp, "Senin hayatının hiçbir değeri yok" deyip kabul etmesini bekleyemezsin" diyor.

Kadınların kariyer mücadelesinde karşılaştığı zorluklara göz atan Cam Tavanlar’da Aylin’i Beril Kayar canlandırıyor. Aylin uzatmalı sevgilisi yüzünden sinir krizleri geçiren yetenekli bir şef. Duygu durumu karışık, uçlarda yaşıyor. Beril Kayar ise daha ayakları yere basan biri, “Yaş aldıkça antrasitler açılmaya başladı” diyor. Kayar’ı TV ekranlarının yanı sıra, birçok festivalden ödülle dönen Hayaletler’de izledik. Azra Deniz Okyay’ın yönettiği film Venedik Film Festivali’nde eleştirmenlerin büyük ödülüne layık görüldü. Beril Karay filmde çevresindeki dünyayı cep telefonuyla belgeleyen aktivist Ela’ya hayat verdi. Kayar’la cam tavanları, Hayaletler macerasını, İstanbul’u ve İstanbul Sözleşmesi’ni konuştuk…

- Anneniz Mısır kökenliymiş. Öyku¨su¨ nedir?

Annemin dedesinin dedesi Mısır-Tu¨rkiye arası at ticareti yaparmış. Önce Bitlis’e, ardından İstanbul’a yerleşmiş. Hikaye böyle başlamış.

- Babanızla nasıl tanışıyorlar?

İş arkadaşının ağabeyi (babam) çalıştıkları yere ziyarete geliyor; annem diyor ki, “Bu adam bana çok tanıdık geliyor ama nereden?” Sonra hatırlıyor ki 3 sene evvel Hıdırellez gecesi, tanıştıkları gu¨nku¨ giyimiyle kuşamıyla ru¨yasında görmu¨ş babamı. İlk göru¨şte yıldırım aşkı. Annemin babası, yaş farkından dolayı karşı çıkıyor ama annem tu¨rlu¨ tehditlerle babasını ikna edip, babamla evleniyor.

- Erken yaşta babanızı kaybetmişsiniz, bu sizde nasıl izler bıraktı?

Çok intim izler bunlar tabii ama yaşadığımız coğrafyada tek başına bir kadının çocuk bu¨yu¨tmesinin ne menem bir savaş olduğuna anne-kız olarak hakimiz diyelim. Zor kısmı travmalarla barışmak değil, hala değişen bir şey olmamasıyla her an yu¨zleşiyor olmak.

- Sanırım annenize benziyorsunuz değil mi? Neler almışsınız annenizden? Peki babanızdan?

Genetik ve huy olarak terazideler gibi ama annem huylarımın da, mimiklerimin de babama daha çok benzediğini hatta çok benzediğimden dolayı, babamı istese de unutmasının mu¨mku¨n olmadığını söyler.

- Anneniz Mısır'a özgu¨ yemekler yapar mı? Neler seversiniz?

Mısır ku¨ltu¨ru¨ne dair aktarılmış bir bilgi yok ailede. Dedemin babası İstanbul’da bu¨yu¨yor ve bir daha Mısır’a dönmu¨yor. Klasik Tu¨rk mutfağına hakimdir annem.

- İstanbul'a hayransınız. Ne du¨şu¨nu¨yorsunuz kent hakkında? Betondan bir kentte yaşıyoruz bir yandan da Marmara'nın gözu¨mu¨zu¨n önu¨ndeki ölu¨mu¨...

İstanbul’a ancak turistik olarak hayran olunabilir. Yaşayan nu¨fusu kaldırmıyor ve itiyor şehir. Yanlış yapılanma, endu¨striyel atık, bilinçsiz tu¨ketim her bir yanımızdan fışkırarak boğuyor ve biz de burnumuzu tıkıyoruz. Du¨nyanın en kıymetli boğazlarından birine birkaç fabrika sahibi kafasına göre endu¨striyel atıklarını boşaltıp bizi göz göre göre zehirleyebiliyor mesela. Bunu nasıl kabul edebilir insan.

- Ada'da yaşıyorsunuz. Nasıl karar verdiniz? Artıları eksileri neler?

Ada’ya on seneyi aşkındır taşınmaya çalışıyor ve su¨rekli ucundan dönu¨yordum aslında. Pandeminin başında dört duvar arasına kısılınca, bu kadar trafiğin, binanın, kavgaya tacize teşneliğin içinde yaşamanın ne kadar acımasız olduğuyla yu¨zleşip önce Datça’ya sonra da Ada’ya taşınmaya karar verdim. Reklam panosuz, arabasız, agresyonsuz yaşamanın şu¨ku¨rleri, eksileri su¨pu¨ru¨yor.

- Cam Tavanlar’daki karakteriniz uçlarda yaşıyor. Mutluysa hep mutlu, u¨zgu¨nse dibine kadar u¨zgu¨n. Siz de öyle misinizdir, yoksa grileriniz var mıdır?

Aylin kadar uçlarda değilim. Yaş aldıkça antrasitler açılmaya başladı…

- Cam Tavanlar’ı sizin için farklı kılan, kabul etmenizi sağlayan ilham verici yanları nedir?

Yönetmenimiz Fehmi Öztu¨rk, Antalya Film Festivali’nde “Bir Annenin Sonatı” filmini izlediğimden beri yeni işlerini merak ettiğim bir yönetmendi. Senaristiyle, yönetmeniyle, yapımcısıyla zaten çok değerli bir ekip. Senaryoya gelince, kadın karakterlerin edilgen karakter olmamaları ve hayatlarına yön vermekte risk almaktan çekinmemeleri çok kıymetli ve tabii şahsına mu¨nhasır, Aylin’in de ! Okuyup da ben oynamasaydım çok u¨zu¨leceğim bir karakterdi.

- Bir dönem modellik de yaptınız. Peki oyunculuğa geçişiniz nasıl oluyor?

Modelliğe de, oyunculuğa da aklımda yokken, bir noktada ikna edilip başladım. Gelen teklifleri değerlendirip, oyunculuğa cesaret etmem bayağı zamanımı aldı. Eğitim aldığım kıymetli öğretmenlerin yu¨reklendirmesi ve içine girdikçe mesleğe aşık olmamla hikaye aktı.

- Cam Tavanlar kadınların kariyer mu¨cadelesindeki göru¨nmez engelleri anlatıyor. Siz yaşadınız mı hiç sırf cinsiyetiniz yu¨zu¨nden herhangi bir ayrımcılık?

Annem başta olmak u¨zere, çevremde yaşayan birçok kadının hikayesiyle bu¨yu¨du¨m.

- Hayatınızın bir köşesinde, sırf erkek olduğu için kariyer kapılarını daha kolay açan erkeklere rastladınız mı?

Bunu birebir yaşamaya gerek yok aslında. İlkokuldaki sınıf başkanlarından, meclisteki kadın erkek eşitsizliğine kadar her yerde gözu¨mu¨zu¨n önu¨nde zaten.

- Uzatmalı aşklarla aranız nasıl?

İyi olduğu söylenemez.

- 30'lu yaşlarda aşka bakışınız ne?

Emek vermekten kaçmamak en kıymetli öğretisi 30’ların.

- ‘Cam Tavanlar’daki gibi aşk ve rekabet bir arada olabilir mi? Birbirlerinden nasıl etkilenirler sizce?

Rekabet, içinde bir varoluş hissedebildiğim ve rahat empati kurabildiğim bir alan değil. “Aşk ve rekabet”e gelince, kişinin öz farkındalığının, değerinin ve komplekslerinin sağlıklı bir seviyede olması gerekir ki durumla eğlenebilsin diye du¨şu¨nu¨yorum.

- Sizin de başrolu¨nde yer aldığınız Hayaletler filmi Kazablanka'dan, Altın Portakal'dan ve Venedik'ten ödu¨llerle döndu¨. Filme nasıl dahil oldunuz?

Filmin yönetmeni Azra Deniz Okyay da Fehmi gibi filmini (Sulukule Mon Amour & Ku¨çu¨k Kara Balıklar) izleyip izleyici olarak radarıma aldığım yönetmenlerdendi ve bir su¨redir takipleşiyorduk. Bir klipte benimle çalışmak istediğini söyledi. Çok gu¨zel geçti klip su¨reci. Kısa bir su¨re sonra, Hayaletler için audition (deneme çekimi) istedi ve hikaye gelişti…

- Hayaletler distopik yanı da olan bir film. Tu¨m u¨lkede elektrik kesiliyor, öyku¨su¨nu¨ dört karakter u¨zerinden anlatıyor. Siz de filmde aktivist Ela'yı canlandırıyorsunuz. Rolu¨nu¨z sizde nasıl izler bıraktı?

2021 du¨nyasında Hayaletler’i distopik olarak tanımlamazdım. Filmi izleyip herhangi bir karaktere empati kurmayacak biri yoktur herhalde coğrafyamızda. Ela’nın en ilham veren tarafı, kişisel olarak rahatsız eden, u¨zen konulara karşı yu¨zeysel şikayetlerde bulunmak yerine, hareketin bu¨yu¨ğu¨ ku¨çu¨ğu¨ olmaz diyerek birilerinin hayatını iyileştirmek u¨zere dokunmaya cesaret etmesi.

- Film Tu¨rkiye'nin birçok sorununa değiniyor. Kentsel dönu¨şu¨m, mu¨lteciler, kadın cinayetleri, 'namus' meselesi.. Hangi öyku¨ler sizi etkiledi?

Herhangi birinin etkilememesi mu¨mku¨n değil ki sırça köşkte yaşamıyorsan. Her biri, her gu¨n, herhangi bir sokağın köşesinde yu¨zleştiğimiz meseleler.

- Ve kadın cinayetleri.. İstanbul sözleşmesi.. Genç bir kadın olarak tedirgin misiniz peki?

Kendim dahil tanıdığım tanımadığım tu¨m kadınlar ve LGBTİ bireyler için tedirginim. Şehirden taşınma isteğimin temel sebeplerinden biri de kendimi gu¨vende hissetmiyor oluşum zaten. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçiyoruz demek, ölmeniz ya da yaşamanız umurumuzda değil demek. Bir insan evladını yu¨zu¨ne bakıp “Senin hayatının hiçbir değeri yok” deyip bunu kabul etmesini bekleyemezsin.

- Size de distopik bir u¨lkede yaşıyor muşuz gibi geliyor mu?

Refah seviyesi en yu¨ksek u¨lkelerde dahi böyle hissetmemek mu¨mku¨n değil artık. Kolektif bilincin içinde bireysel olarak fazla uzağa gitmek mu¨mku¨n değil uzay çağında.

- Gelecek planları yapar mısınız, yoksa kendinizi akışa mı bırakırsınız?

Hobi olarak plan yaparım ama uzun vadeli planlar bana göre değil. Akışta, kendimi güvende hissediyorum.