"Beyaz yalan"a inanınca

Orta birinci sınıfta ve 11 yaşındaydım. Bursa’da yaşıyorduk. Annemin zoruyla tanıdık bir öğretmenden haftada bir kez özel İngilizce dersi alıyordum. Annem o dönem avukatlık yapıyordu ve dersleri de onun yazıhanesinde yapıyorduk.

03 Aralık 2019 Salı, 17:15
Abone Ol google-news


Bir bayram tatili öncesi iki teyzem ve yaşıtım olan çok sevdiğim iki kuzenimin Bursa’ya geleceği haberini aldım. Bayramdan 2 gün önce geleceklerdi. Nasıl sevindim anlatamam. 

Tam gelecekleri gün de benim şu hiç sevmediğim özel İngilizce dersi vardı. Annem teyzelerimi karşılamak için eve erken gitmiş, yazıhanenin anahtarını da hemen yan bürodaki muhasebeci Osman Abi’ye bırakmıştı. Ben okuldan çıkıp yazıhaneye gidecek, Osman Abi’den anahtarı alıp yazıhaneyi açacak, ders bittikten sonra da kapıyı kilitleyip eve gidecektim.

---

Osman Abi’den anahtarı alıp yazıhane girdim ve öğretmeni beklemeye başladım ki masadaki telefon çaldı. O zamanlar cep telefonu falan daha hayal tabii. Telefonu açtım, annem, teyzelerimin geldiğini ancak bayram tatili öncesi kuzenlerimin okuldan izin alamadıkları için gelemediğini söyledi.

---

İnanmak istemedim ancak sonuçta bu bilgiyi veren annemdi. Hani zararsız oldukları için “beyaz yalan” denen yalanlar vardır ya, annem onlardan bile söylemezdi. O kadar üzüldüm ki telefonu kaparken başıma korkunç bir ağrı girdi. Derken öğretmen geldi ve biz derse başladık. 

Bir saat boyunca başımdaki ağrı iyice dayanılmaz hale gelirken dersten de tek kelime bile anlamadım. Ders bitti, kapıyı kilitleyip eve doğru yola çıktım. Başım çatlıyordu, çok üzgündüm ve feci dalgındım. Hatta bir köşede az kalsın bir araba çarpıyordu, son anda adam fren yaptı da kurtuldum.

Eve iyice yaklaşmıştım ki arkamdan sırtıma birileri atladı. Yaşadığım sarsıntıyla beynim sanki çatlayan başımdan çıkacak gibi oldu. Kesin mahalleden arkadaşlar diye kızgınca arkama döndüğümde bir de baktım iki kuzenim evin yakınında bana sürpriz yapıyorlar. Yani gelmişler. 

---

Onları görünce o kadar sevindim ki bir saniye önce çatlamak üzere olan başımda ağrıdan eser kalmadı. Annem ve teyzelerim benim derse konsantrasyonumun bozulmaması için böyle bir şey yapmışlardı. Çok şaşırdım, ama yapmışlardı işte. Neyse...

---

Artık buna, “yalan iyi niyetle söylense de beklenen dışında sonuçlar getirir” mı, “karşındakinde ‘beyaz’ da olsa yalana başvurarak yaratmaya çalıştığın psikoloji tam ters sonuçlar doğurabilir” mı dersiniz?

Yoksa “psikoloji, algı, farkındalık ve sağlık üzerinde olumlu ya da olumsuz en büyük etkendir” diye bir sonuca mı bağlarsınız yoksa başka bir sonuç mu çıkarırsınız size kalmış. Ama ben üç sonuç için de kefilim.