Beyoğlu'nun genelevleri New York Times'da

İstanbul Beyoğlu'nun genel evlerinin ilginç detayları yabancı basında yer aldı. New York Times'ın Pazar dergisinde İstanbul Beyoğlu'ndaki genel evlerin yoğunlaştığı Kadem sokağı için, "Dar bir çıkmaz ve ülkenin kalan az sayıda kırmızı ışıklı semtlerinden biri" nitelemesini yaptı. Girişinde polis kontrolünün olduğu ve eskiye oranla bakımsız olan Kadem sokakta "temel hizmetin" 35 lira olduğunu ve bunun 20 lirasının eve geri kalanının kadına verildiği belirtilen dergiye göre, Türkiye'de seks endüstrisinde lisanssız en az 100 bin kadın çalışıyor ve seks işçisi bir kadın ayda 6 bin dolar kazanıyor.

19 Ağustos 2011 Cuma, 15:40
Abone Ol google-news

New York Times gazetesi, "Türkiye'nin Kırmızı Işıkları Kısıldı" başlıklı İstanbul'un genel evlerini anlattığı geniş röportajında, bir Pazartesi öğleden sonra yüzlerce Türk erkeğinin İstanbul Modern Sanatlar Müzesine 5 dakika uzaklıktaki bir yolda gözden kaybolduklarını belirterek, erkeklerin çöp torbaları yığınları arasında yürüyerek metal bir kapıya ulaştığına dikkat çekiliyor.

Anna Louie Sussman imzalı röportajda, Kadem sokağın Türkiye'de kalan birkaç genel ev bölgesinden biri olduğu belirtilerek, "Sokak boyunca yarım düzine evin kapısında iç çamaşırlarıyla büyük göğüslü geniş kalçalı kadınların olduğu karışıklığın içinde, bir polis erkeklerin kimlik kartlarını kontrol ediyor ve bir metal dedektörden geçiriyor. Reşit olmayanlar 20 lira rüşvet vermeden giremiyorlar" görüşüne yer veriliyor.

1970'lerden itibaren fuhuşun Beyoğlu bölgesinde Kadem ve onun kardeş sokağı Zurafa'daki evlerde geliştiği ifade edilerek, Ermeni Matild Manukyan'ın Beyoğlu genel evleri imparatorluğunu işlettiğini ve yıllık 4 milyon dolar kazandığına işaret ediliyor.

"Salatalık, muz ve parlayan ayakkabılar"

Kadem sokakta su tesisatı dükkanlarının uzandığı ve bu dükkanların hepsinin Pazar günü kapalı olduğu belirtilerek, günün çoğunda tek ticaret yapanların salatalık soyan seyyar satıcı bir adam, gözü kanlanmış bir ayakkabı boyacısı ve muz satan bir başka seyyar satıcı olduğu ifade ediliyor.

"Yalnız bir erkeğim buna ihtiyacım var"

Röportajda, eski karısına nafaka ödeyemediği için hapse giren ve hapisten yeni çıkan işsiz bir inşaat işçisinin, "Enerji için salatalık ve muz" açıklamasına dikkat çekilerek, inşaat işçisinin "Yalnız bir erkeğim buna ihtiyacım var" dediği vurgulanıyor.

Dergi, genel evde "temel hizmetin" maliyetinin 35 Türk lirası olduğunu ve bunun 20 lirasının eve gittiği kalanının kadına verildiğine işaret ederek, "Biraz şevkat, öpüşme, dokunuş, tatlı söz fazladan 15-20 liraya mal oluyor" ifadelerini kullanıyor.

Ayrıca, inşaat işçisinin, "Eğer fazladan 20 lira vermezseniz çok kaba davranıyorlar. Sadece sek yapıp seni dışarı atıyorlar" dediği belirtiliyor.

Diğer bir seçeneğin de, telefonla ya da internetten ulaşılan "tele kızlar" olduğunu vurgulayan dergi, doğu Avrupa kadınlarının ya da "nataşaların" lisanssız evler ve pavyonlar, hostes barlar dışında çalıştığını ifade ediyor.

"Evlenmeden seks yapmak söz konusu değil"

Akşamın geç saatleri evinin yanındaki parkta buluştuğu bir kız arkadaşı olmasına rağmen Kadem sokağı düzenli olarak ziyaret eden bir erkeğe ilişkin, "Öpüşüyorlar ancak, evlenmeden önce seks yapmak söz konusu değil" yorumu yapılıyor.

"Türkiye'de 100 bin lisansız seks işçisi var"

Türkiye'de seks endüstrisinde lisanssız en az 100 bin kadının yer aldığına dikkat çekilerek, 45 yaşındaki seks işçisi Yasemin adında bir kadının, içeride telefonundan müzik dinleyerek beklediği belirtilerek şu ifadelere yer veriliyor:
"Yasemin, bir günde çoğu düzenli olarak gelen 5 ya da 15 müşteriyle birlikte oluyor, ayda net 6 bin dolar kazanıyor. Onun arkadaşı 12 saatlik iş gününde 50 erkekle bir araya gelebileceğini söyledi."


"Bir zamanlar bunlar aşk evleriydi"


Yasemin'in arkadaşının buradaki kadınların bütün ahlaki değerlerini kaybettiğini, müşterilerle ilgilenmediklerini söylediği belirterek, "Bir zamanlar bunlar aşk evleriydi" ifadelerine yer veriliyor.