Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde açılan “Piri Reis ve 1513 Dünya Haritası: 500 Yılın Gizemi” sergisini eğer hâlâ görmediyseniz biraz acele etmelisiniz. Zira UNESCO tarafından dünya kültürel miras tarihinin önemli varlıkları arasında gösterilen ve günümüze kalan en eski dünya haritalarından Piri Reis’in haritasını odağına alan sergi, 31 Mayıs’ta sona erdikten sonra Ankara, Çanakkale, Eskişehir ve İzmir’i de dolaşacak. Bu arada, sergi kapsamında hazırlanan kitaplar ve haritalar geçenlerde Londra Kitap Fuarı’nda da sergilendi.
Piri Reis’e ait 1513 tarihli dünya haritasının yapılışının 500. yılı sebebiyle, UNESCO tarafından 2013 yılı Piri Reis adına kutlama ve anma programına alınmıştı. Karar kapsamında Atlas dergisinin desteğiyle, İstanbul Exhibitions ve Boyut Yayın Grubu, Piri Reis ve dünya haritasını daha fazla tanıtmak amacıyla “Piri Reis ve 1513 Dünya Haritası 500 Yılın Gizemi Sergisi”ni hazırladı.
Sergide, Piri Reis öncesi dünyaya bakışı, 1929’dan günümüze haritanın hikâyesi, 1513 Dünya Haritası’nın özellikleri ve haritaların geleneksel çini sanatına yansıtılmış halini içeren bilgiler bulmak mümkün... Boyut Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Bülent Özükan, Piri Reis’e ilişkin bilinmeyenleri anlattı...
Piri Reis Türkiye’de neden bir kahramanmış gibi bilinir de onun gerçekten kim olduğu merak edilmez?
Biz Piri Reis kitabı için çalışmalar yaparken, Türkiye’de onunla ilgili daha önce ne üniversitelerde ne de başkaca bir kurum ya da kişi tarafından hiçbir şey yapılmadığın fark ettik. Haritanın Osmanlı sarayında bulunması 1929’da gerçekleşiyor, 1931’de kayıtlara geçiyor. 1935’te Türk Tarih Kurumu küçük bir neşriyatta bulunuyor. 1954’te Afet İnan’ın broşür niteliğinde bir izahnamesi var. Hepsi bu.
- Peki dünyanın Piri Reis’e olan ilgisi nereden kaynaklanıyor?
Piri Reis, 1513 tarihli haritasında nerelerden yararlandığını, ne yapmak istediğini ve ne yaptığını açık bir şekilde yazmış. “Kitab-ı Bahriyesi”nde, “8 tane portakal (Portekiz) haritasından, İslam haritasından bir de Kolomb denen kafirin haritasından yararlanarak yaptım” diyor. Şu an Kolomb’un hiçbir haritası dünya üzerinde yok, hepsi kayıp. Dünya Kolomb’un haritasını ilk kez Piri Reis’in haritasında görüyor. İlgi de bundan kaynaklanıyor.
- İslam coğrafyasında haritacılık algısına ilişkin ne gibi unsurlar öne çıkıyor?
Haritacılık her ne kadar 15-16. yüzyıllarda denizcilik hareketleriyle birlikte ortaya çıkmış olsa da, dünyayı tanıma çabaları bunun çok öncesinde var. İslam coğrafyasında 9. yüzyılda Memun’un haritasından başlayarak dünyanın nasıl algılandığını görmek mümkün. İslam haritacıları dünyaya Batılılar gibi güneyden değil, yukardan bakıyorlar, bu nedenle de tüm haritalar baş aşağıdır. Ondan sonra sırasıyla İstahri’nin haritalarında, yani İslam coğrafyasında dünyanın hayal edilme şeklinin nasıl evrim geçirdiğini görüyoruz. Önceleri Arabistan’ı dünyanın merkezi olarak gösteren, gittikçe dünyanın yuvarlaklığı içinde şekil bulmaya çalışan haritalar bunlar.
Piri Reis’in haritacılık üzerine etkilerini nasıl anlatırsınız?
Piri Reis bugünkü bilim insanlarında bile az görülür bir erdeme ve dürüstlüğe sahip bir insan. Bir haritayı yaptıktan sonra kaynaklarını gösteriyor. İkincisi, Piri Reis yalnızca haritacı değil, “Kitab-ı Bahriyesi”nde yer alan metinler çok önemli. Kendisi ve amcası devletin görevlendirdiği korsanlardı. Deniz savaşları ve karaya çıkmalar yoluyla elde ettikleri haritalara ekledikleri gözlemleri de çok önemliydi. Haritada geminin hangi limana nereden yaklaşması gerektiğini işaret etmiş örneğin. Gemi karaya yaklaştığında yiyecek ve su ihtiyacını gidermesi için su kaynaklarının, hayvan türlerinin yerini anlatıyor. Bir de oradaki kalıntılarını anlatıyor, yani tarihi anlatıyor. Hayatta kalma mücadelesini verirken bize o döneme ilişkin çok önemli bilgiler sunuyor.