Bitlis'te Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı endişesi

Bitlis Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Emine Kübra Dindar Demiray, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının son dönemde Bitlis'te de görülmeye başlandığını belirtti.

26 Mayıs 2021 Çarşamba, 13:45
Bitlis'te Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı endişesi
Abone Ol google-news

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı konusunda uyarılarda bulunan Dr. Emine Kübra Dindar Demiray, özellikle İç Anadolu ve bu Doğu Anadolu bölgelerinde sıklıkla görülen kene ısırmasının daha çok kırsal bölgelerde meydana geldiğini ifade etti.

'KIRSAL ALANDAN DÖNDÜKTEN SONRA VÜCUDUNUZU KONTROL EDİN'

Kene ısırmasına maruz kalan vatandaşların kendi kendilerine müdahale etmeleri yerine en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğinin altını çizen Dr. Demiray, "Bitlis ilimizde ve ilçelerimizde son dönemde karşımıza Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı çıkmaktadır. Özellikle kırsallara çıkan vatandaşlarımız bu konuya çok dikkat etmeleri gerekmektedir. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı kenelerle bulaşıyor. Türkiye'de en çok hyalomma marginatum marginatumla bulaşmış. İlk olarak 2002 yılında görülen bu hastalık, son dönemde İç Anadolu ile bölgemizde de görülmektedir. Kırsal alana çıkan vatandaşlarımız özellikle kırsal alandan döndükten sonra vücutlarını kontrol etmeleri gerekiyor. Ciltte bulunan herhangi kene varlığından en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekiyor. Kendi başlarına çıkardıkları zaman kenenin tamamı çıkmayabilir ve vücudu zehirleyebilir. Bu sebeple buna önem göstermeliyiz. Aynı zamanda kırsaldaki vatandaşlarımız pantolon paçalarını çoraplarının içine sokmaları gerekiyor. Çünkü cildin herhangi bir yerine kene yapışmaması gerekiyor" diye konuştu.

GENEL BİR TEDAVİSİ YOK

Vücuttaki keneyi çıkardıktan sonra hastanın kan tahlillerine bakıldığını ve yakın takibe aldıklarını belirten Dr. Demiray, "Hastalarımız ilk olarak hastaneye başvurduğu zaman keneyi çıkartıp kan tahlillerine bakıyoruz. Tahlillerde herhangi bir anormallik yok ise yakın kan takibi ile birlikte taburcu ediyoruz. Eğer hastada herhangi bir gribal semptom, ateşlenme, baş ağrısı ve psikolojik bir değişiklik varsa aynı zamanda kan değerlerinde de düşme varsa hastalarımızı yatırıyoruz. KKKA hastalığı için genel bir tedavi bulunmamakla birlikte ilaç tedavisine başlıyoruz. Eğer semptomatik olarak kan eksikliği varsa hastalarımıza bu bağlamda da destek oluyoruz. Eğer kanları ile ilgili belirgin bir düşüklük varsa hastalarımız gereken yerlere sevk ediliyor. Vatandaşlarımızdan isteğimiz şudur ki kırsal alanlara çıktıktan sonra kendilerinin ve çocuklarının vücutlarını iyice araştırsınlar" dedi.