'Bomba Ankara’da patlayacak' tweetini Polatsoy atmamış

“Bomba Ankara’da patlayacak” paylaşımını yaptığı ileri sürülerek 12 Ekim’de gözaltına alınan HDP’nin Şanlıufra milletvekili aday adayı Mehmet Serhat Polatsoy, twitter hesabının kendisine ait olmadığı anlaşılınca serbet bırakıldı.

26 Aralık 2015 Cumartesi, 13:05
Abone Ol google-news

 

 

Ankara’da 10 Ekim’de yapılacak barış yürüyüşü öncesi IŞİD tarafından düzenlenen ve 103 kişinin öldüğü canlı bomba saldısından önce Twitter’daki bir hesaptan “Bomba Ankara’da patlayacak” paylaşımını yaptığı ileri sürülerek 12 Ekim’de gözaltına alınan HDP’nin Şanlıufra milletvekili aday adayı Mehmet Serhat Polatsoy, twitter hesabının kendisine ait olmadığı anlaşılınca serbet bırakıldı. 26 Ekim tarihinde evinde patlayıcı yönünde polise yapılan ihbar üzerine Polatsoy, Mahmut A. ve Ahmet D. polis tarafından tekrar gözaltına alındı. Evde bomba ve patlayıcı bulunmazken, Mehmet Serhat Polatsoy ise “terör örgütü üyesi olmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla tutuklandı Yaklaşık 2 ay Şanlıurfa E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu olarak kalan Polatsoy, önceki gün yapılan duruşmada tahliye edildi. Gazetemize konuşan Polatsoy, “Bir insanın kendisini ifade edememesi kadar kökü bir durum yok. O tweeti ben atmadım ama herkes beni o tweeti atan kişi olarak biliyor. İlk gözaltına alındığımda o tweeti atmadığım anlaşıldığı için serbest bırakıldım ama benim ve partimin üzerinde bu çamur kaldı. HDP’li birinin attığı tweeti diyerek beni ve partimi o katliamla ilişkilendirdiler” dedi.

Tutuklanacağımı 8 saat önce televizyonda duydum

AKP’li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in kendisini kanal kanal gezerek hedef gösterdiğini anlatan Polatsoy, “Gökçek, 37 kanalın ortak yanınana çıkarak benim için ‘PKK’li, ÖSB Şanlıurfa Komutanı, bu adam 15-20 yıl yatmalı savcılara çağrıda bulunuyorum’ dedi. Gözaltına alınmadan önceki gece TGRT Haber’de Gökçek benim hakıkmda konuşurken program sunucusu ‘HDP’li Polatsoy tutuklandı’ dedi. Ben evde programı izliyordum eşimle birbirimize bakakaldık. Sabah 06.30’da özel hareket polisleri kapımıza geldi. Kapıyı açar açmaz benim ve eşimin üzerine silah doğrulttular.Eğer ani bir hareket yapsaydık Dilek Doğan gibi öldürülecektik belkide. Yere yatırıp üzerimiez bastılar. Eve köpek salmışlar eşim ciddi olarak yaralandı” dedi.

Köşe yazıları ve Facebook paylaşımlarıyla suçlandım

Polise geldiği söylenen bir ihbar telefonu üzerine gözaltına alındığını belirten Polatsoy, şunları anlattı: “Evde bomba olduğu, benim gözaltına alınıp bırakıldığımı için polis benden şüphelenmez diye bombaları eve aldığım iddia edildi. Ne bomba ne silah parmak izi bile çıkmadı. Katliamı benim ve partimle ilişkilendirmek için suç ürettiler. 2013’te tutuklanmam da aynı gerekçeler üretilmişti. her üç olayda da yani 2013’teki tutuklanmam, 12 Ekim’de gözaltına alınmam ve 26 Ekim’de tutuklanmam da hiçbir delil yoktu karşıma hep köşe yazılarım çıktı. 2013’te ‘Gülen cemaatinin kili ilişkileri’ başlıklı yazım soruldu. 26 Ekim’de gözaltına alındığımda da ‘Öcalan ile görüştün mü?’ diye sordular. Öcalan ile nasıl görüşeyim? Özgür Gündem ve Yeni Özgür Politika’daki 3-4 köşe yazımı sordular.Facebook hesabımdaki siyasal değerlendirmeleri ‘örgüt propagandası’ gibi gösterdiler. Şanlıurfa’da arkadaşlarımla bir kalede çektirdiğim fotoğrafı ‘örgütün hücre evi’ olduğunu iddia ettiler. Hiçbir delil bulamadıkları için 2013’teki tutuklanmamda boşa düşen ve hala devam eden davada gizli tanık ifadesini ortaya çıkardılar. Okuyunca ben kendime inanamadım. Özgür Gündem’de 3 ay önce yazdığım ‘Öcalan müdahil olmalı’ yazımı alıp koymuşlar. Öcalan’ı övüyor, Erdoğan’ı eleştiriyor’ diye suçladılar. Ben hem kendimi hem partimi bu çamurdan kurtarmak için ‘Ben DrDineberedayi değilim’ adlı bir kitap yazıyorum. Çünkü herkes beni o tweeti atan Ankara katliamıyla bağlantılı HDP’li Polatsoy olarak, evinde bomba bulunduğu iddia edilen Polatsoy olarak biliyor. ”

Erdem Gül ve Can Dündar’a selam

Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Can Dündar’ın tutuklamasına değinen Polatsoy, “Cazevindeyken Can Dündar ve Erdem Gül’e mektup yazmış, bu zulme karşı hep beraber mücadele etmemiz gerektiğini belirtmiştim. Mektup ellerine geçti mi bilmiyorum. Şimdi dışarıdan Can Dündar ve Erdem Gül’e selamlarımı gönderiyorum” dedi.