"Böyle bir şey yoktur açıklaması beklerdim"

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Ben şahsen Sayın Baykal'dan ve orada mevcut olduğu iddia edilen hanımefendiden 'böyle bir şey kesinlikle yoktur' açıklamasını çok kısa da olsa şahsen bekliyorum'' dedi.

10 Mayıs 2010 Pazartesi, 09:31
Abone Ol google-news

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay'ı ziyareti sırasında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a ile CHP Ankara Milletvekili Nesrin Baytok'a ait olduğu iddia edilen görüntülere ilişkin bir soru üzerine Arınç, şunları söyledi:
''Sayın Baykal ile ilgili olduğu söylenen özel hayatına ilişkin bir kasetin varlığı medya organlarında da yazılıp çiziliyor. Öncelikle şunu ifade edeyim; Sayın Baykal bir siyasetçidir, deneyimli ve Ana Muhalefet Partisi'nin genel başkanıdır. Ne olursa olsun, sadece Sayın Baykal değil, bir insanın mahremine ilişmemek lazım. Özel hayatıyla ilgili, kişilik haklarını rencide eden, böyle bir kasetin varlığı ve bunun yayınlanması, bizleri derinden üzmüştür. Bu bakımdan Sayın Baykal'a büyük geçmiş olsun diyorum. İnsanların duygularına, düşüncelerine, özel hayatına, kişilik haklarına saygı gösterilmesini istiyoruz. Bunlar bizim en kutsal varlıklarımızdır. Kimsenin rızası olmadan habersizce yerleştirilmiş teknolojik imkanlarla özel hayatının tespit edilmesi ve bunların ifşa edilmesi büyük bir insanlık suçudur. Bunu kabul etmek mümkün değildir.
Dolayısıyla bunu kim yaptıysa ve ne amaçla yayınlamış olursa olsun böyle bir olayı tasvip etmek kesinlikle mümkün değildir. Sayın Baykal da bir siyasetçidir, o kasette varlığı iddia edilen hanımefendi de eğer doğruysa, bir siyasetçidir ve milletvekilidir. İki taraf da evlidirler. Dolayısıyla böyle bir mizansenin, böyle bir kurgunun ortaya ne amaçla çıkarılmış olursa olsun aile hayatlarına da büyük bir saldırı olduğunu düşünüyorum. Bu konuyla ilgili tarafların konuşmadığını, konuşmak istemediğini de biliyorum.
Ancak ben bütün bu paylaştığım ve samimi olarak inandığım konunun yanında bir şey daha benim için çok önemli. Ben de yıllardan beri siyasetteyim. Sayın Baykal ile görüşlerimiz çok farklı ve biz birbirimizi de hep eleştiriyoruz. Belki bazen yüksek dozda, belki bazen biraz daha az. Ama birbirimizin görüşlerini, davranışlarını, siyasi fikirlerini bugüne kadar hep eleştirdik. Ancak benim ve çevremin Baykal'ı eleştirmediğimiz tek konu var. O da özel hayatında, aile hayatındaki eşine karşı sadakati, mazbut bir aile hayatı içinde olması. Her şeyini eleştirdik bugüne kadar Sayın Baykal'ın ama bizim camiada da arkadaşlarımın içinde de Sayın Baykal'ın eşine çok bağlı bir insan olduğu, aile hayatına çok önem verdiği ve çocuklarıyla ve eşiyle ilişkilerinin topluma örnek olacak bir düzeyde olduğu hep söylendi, biz de buna büyük bir saygı gösterdik.
Ortaya atılan bu iddia, bu saygınlığı zedelememeli. Dolayısıyla, ben şahsen Sayın Baykal'dan ve orada mevcut olduğu iddia edilen hanımefendiden 'böyle bir şey kesinlikle yoktur' açıklamasını çok kısa da olsa şahsen bekliyorum. Çünkü kimsenin bizi sükutu hayale uğratmaya hakkı yoktur. Çünkü toplumda bu değerlere hepimizin ihtiyacı var. Aile değerlerinin ne kadar çok değerli olduğunu biliyoruz. Bu siyasetçiler için de böyledir, hepimiz için de böyledir. Lütfen kısa bir açıklama yaparlar da; 'Bu montajdır, sahtedir, yalandır, bir hayal ürünüdür, kesinlikle ilişkimiz olmamıştır' derlerse şahsen ben bundan büyük bir memnuniyet duyacağım. Sayın Baykal'ın özel hayatındaki eşine sadakati noktasında büyük bir memnuniyet içinde olacağım. Bunu yaparlar veya yapmazlar, benim gibi toplumdaki pek çok insanın da bu video, internette yayınlanan görüntülerin gerçek olmadığını duymak istediğini ben şahsen hissediyorum.''

 

''Diğer meseleyi beklemeye gerek yoktu''

Arınç, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay'ı ziyareti sırasında, gazetecilerin CHP Genel Başkanı Baykal'a suikast iddiasının da gündeme gelmesinin sorulması üzerine, şunları kaydetti:
''Bu olayla hiçbir ilgisi olmadığı halde bir suikast yapılacağı iddiası Sayın Sav tarafından ortaya atılmış. Birbiriyle bağlantı olmaması lazım. Doğrudur, siyasetçiler için bu tür kötülük düşünenler mutlaka olabilir. Allah saklasın bu amaçla hareket eden illegal örgütler, çıkar amaçlı suç örgütleri de bulunabilir. İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürünün bu konuda açıklamaları oldu, 'Böyle bir ihbar geldi, gereğini yaptık'. Ama sanıyorum 'bu konuda bir yargı kararı yok' demişlerdi. Bence bu iddianın ortaya atılması için diğer meseleyi beklemeye gerek yoktu. Çünkü aradan geçen zaman zarfında eğer bu suikast iddiası ciddi bulunmuş olsaydı anında, ertesi gün, 3 gün sonra, 5 gün sonra, bunların bir şekilde takip edilmesi gerekirdi. Ama olaya bağımsız bir olay gözüyle baktığımız zaman olay vahimdir, bu konu üzerinde mutlaka durulmalıdır. Bu iddiayı ortaya atanlarla, iddianın içinde olanlar konusunda çok ciddi bir inceleme başlatılmalıdır.
Bu vesileyle bir şey daha söylemek istiyorum, gönlümden geçtiği için. Türkiye'de önde gelen siyasetçiler için bu tür iddialar zaman zaman ortaya atılıyor. Benim de 18 Aralıkta evimin önünde gözetleme amacıyla bulunduğu iddia edilen kişiler, bu kişilerin bağlantıları, bu kişilerin çalıştığı iş yerinde ve evlerinde yapılan aramalarla ilgili uzun bir süreç yaşandı. TV'lerin ekranlarında günlerce evimin gösterildiğini, Bülent Arınç'a suikast iddiasıyla günlerce konuşulduğunu hepiniz hatırlayacaksınız.''

Arınç, kendisinin Deniz Baykal kadar belki çok önde gelen bir siyasetçi olmadığını, Meclis Başkanlığı yaptığını ve halen Başbakan Yardımcılığı yapıyor olduğunu hatırlattı. Baykal ile ilgili bir iddianın nasıl karşılanırsa karşılansın, ciddi bulunması ve bu konunun da takipçisi olunması gerektiğini belirten Arınç, şöyle devam etti:
''Ancak Sayın Baykal bu konuda olayı karikatürize etmeye çalışmıştı ve hatta kozmik odada yapıldığı iddia edilen araştırmalara 'kozmik odadan kozmik patates çıktı' diye alay etmeye kalkışmıştı. Ben de bir siyasetçiyim. Dolayısıyla fikirleriyle uyuşmadığı hatta muhalif olduğu bilinse bile bir siyasetçinin maruz kaldığı bir olay karşısında Sayın Baykal ve arkadaşlarının meseleye sahip çıkması, bunu ciddi bulması en azından bir geçmiş olsun dileğinde bulunması gerekirken. Söz konusu Bülent Arınç olunca 'vur gitsin' düşüncesiyle maalesef bir yerler, bu işin neticeye ulaşamamasında üzüntü duymuşlardı.''

 

"Sayın Baykal'a mutlaka sahip çıkılmalı"

Kendisinin, Baykal'la ilgili olay karşısında tersini yaptığını kaydeden Arınç, şöyle konuştu:
''Sayın Baykal, Türkiye için, hepimiz için önemli bir siyasetçidir. Bir insan olarak bir kişi olarak mutlaka onun canı, malı, ırzı, namusu hepimizin ortak sorumluluğundadır. Ona karşı yürütülen bir kötü niyet, düşünce, suikast olsun veya olmasın herhangi bir eylem söz konusu ise, Sayın Baykal'a mutlaka sahip çıkılmalı ve bu olayın içinde bulunanlar kimlerse, ister siyasetçi, ister çıkar amaçlı hareket eden... Bunlar yargılanır. Mutlaka yargının önüne çıkarılmalıdır. Bütün siyasetçiler için hatta Türkiye'de yaşayan bütün yurttaşlar için düşünebileceğimiz en doğru şey budur. Birileri için alay etmek, ama birileri için de bu işi ciddiye almak hiçbirimize yakışmaz. Ben her konuyu ciddi kabul etmek ve buna maruz kalan insanları korumak gerektiğini düşünüyorum''.