CHP lideri Kılıçdaroğlu'ndan önemli açıklamalar: O'na biat etmedikleri için içerdeler

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi öncesi yaptığı konuşmada, gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Koronavirüs sürecinde güvenin yitirildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, vaka sayılarının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Yarın görülecek Oda TV davasının siyasi intikam davası olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, içerdeki gazeteci, siyasetçi, aktivist tutukluların AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a biat etmedikleri için içerde olduklarını ifade etti.

08 Eylül 2020 Salı, 12:21
CHP lideri Kılıçdaroğlu'ndan önemli açıklamalar: O'na biat etmedikleri için içerdeler
Abone Ol google-news

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi Toplantısı'nın açılışında konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şunlar: 

KORONAVİRÜS SÜRECİNİ YÖNETEMEDİLER

Bu rakamların gerçek olmadığını ben de, siz de, doktorlar da biliyor. Ama ne olursa olsun bizler mücadelemizi sürdüreceğiz.

Hastaneler, yoğun bakımlar tıka basa dolu. Bu devletin, ülkenin iyi yönetilmediğini gösteriyor. Bilim Kurulu'nun sözcüsü yok her kafadan bir ses çıkıyor. Vatandaş bu kişilerin çelişkili sözlerine tanık oldu. Bu süre içinde sürekli muhalefet yapmamaya, hükümeti doğru yönlendirmeye çalıştık. Ama ne yazık ki Sağlık Bakanı bir süre sonra bütün güveni yitirdi. Çünkü 'sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla...' dedi. Sayın Cumhurbaşkanı doktor değil ki. Erdoğan ne talimatı veriyor size? Bu talimattan sonra olaylar tamamen güvensiz bir ortama sürüklendi. Bugün vaka sayıları da ölümler de gerçeği yansıtmıyor, bunu herkes biliyor.

TÜRKİYE TARİHİNDE İLKTİR BU BASİRETSİZ YÖNETİM

18 yıldır bu ülkeyi yöneten bir kişi 5 maskeyi dağıtamıyor. 5 maskeyi dağıtamayan bir siyasal iktidarın Türkiye'yi bu buhrandan çıkarmasının imkanı yoktur. Saray'dan Türkiye farklı mı görünüyor? Bu kadar kısır, bu kadar öngörüsüz, bu kadar basiretsiz bir yönetim Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilktir.

İNFİALİ CHP'Lİ BELEDİYELER ÖNLEDİ

Herkesi kendi köleleri olarak görüyorlar. Bu mantıkla devlet yönetilmez, bu mantıkla bir ülke ancak felakete sürüklenir. Bunlar yatsınlar kalksınlar CHP'li belediyelere dua etsinler. Eğer bu ülkede bir infial yoksa bunun sebebi CHP'li belediyelerin bütün engellemelere rağmen hiçbir ayrım yapmadan hizmet yapmasıdır. Yardım paraya bile el koydular bunlar, bunların bu dünyada yatacak yeri yoktur!

BU MİLLET SENİ GÖNDERECEK

Ekonomik buhran giderek derinleşiyor. Erdoğan'a sesleniyorum, senin sarayında ve senin beslemelerinin hanelerinde 1168 lirayla çalışan var mı? Birden fazla aylık alanlar varken 1168 liraya yüzbinleri mahkum ettin. Sonra da ortaya çıkıp 'Türkiye güçlüdür' diyorsun, sen güçlüsün! Yargıyı, parlamentoyu arkana aldın. Bu güç geçici, bu millet sandığa gidecek ve seni yolcu edecek.

TARİHİN EN BÜYÜK BÜTÇE AÇIĞI, HALKIN ÜZERİNDE

Türkiye sarayın ve beslemelerinin çiftliği gibi yönetiliyor. Güç kontrolsüz olduğu zaman güç olmaktan çıkar. Adaletle pekiştirirseniz gerçek güç olur. Erdoğan’ın yaptığı 83 milyona zulümdür. Önümüzdeki aylarda 171 milyar dolar borç ödeyecekler. Bunu ödemek için borçlanacaklar. Nereden bulacaklar parayı? Bu yılın ilk 7 ayında bütçe açığı 139 milyar TL. Olmayan para harcanmış. Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçe açığı. Yine geçen 7 ayda 80 milyar TL faiz ödendi. Ana parayı ödemek için, faizi ödemek için, bütçe açığını kapatmak için borçlanıyorsun. Sonu; borç alan emir alır. Emir alıyorsun, Trump’ın bir dediğini iki etmiyorsun. Papazı nasıl bıraktı. Trump’ın bir sözü yetti. “Bak senin mal varlığını incelerim”dedi. Bunu ben açıkladım bana dava açtı. Bana ne açıyorsun, Trump’a aç bunu sana o söyledi… Açamaz, açamaz.

AYNI DOĞALGAZI DAHA PAHALI ALIYORUZ

Düşünün bir ülkede yaşayan vatandaşlar birikimlerinin bankada döviz olarak tutuyorlar. Dolar 7 TL’yi aşmasın diye 19 ayda 105 milyar dolar sattılar. Kim aldı? Türkiye Cumhuriyeti içinde yaşan kimler aldı. Bir avuç dolar lobisi elemanı aldı ve bunların tamamı köşeyi döndüler. Kamu bankalarının döviz açığı 5 Eylül itibariyle 4 milyarı aştı. Rus doğalgazını biz 190 dolardan alıyoruz. Avrupalı aynı gaz 60 dolardan alıyor. Vatandaşa 250 dolara satıyoruz. Şimdi sormak isterim bu mudur Türkiye’nin iyi hali. 

Erdoğan'a ve damadına soruyorum: Türkiye'yi bu ekonomik buhrandan nasıl çıkaracağını madde madde açıkla. Ben de vatandaş da bunu bekliyor. Bu buhrana sen soktun, nasıl çıkaracağını çık millete anlat.

GAZETECİLER BOŞU BOŞUNA İÇERİDE YATIYOR

Barış Pehlivan, Murat Ağırel. Efendim bunların suçu çok önceden açıklanmış bir MİT mensubunun kimliğini açıklanması oldu. Erdoğan açıkladı, definin yapılacağı yerde muhtar çağrı yaptı. Ve bunları Oda TV yayınladı. Erdoğan açıklıyor, milletvekili açıklıyor, muhtar açıklıyor suç değil ama Oda TV’de yayınlanınca suç. Barış Pehlivan, Murat Ağırel boşu boşuna içeride yatıyor. Devletin en mahrem bilgilerini terör örgütüne açan Kozmik Oda’yı açan Erdoğan’dır. Devletin bütün bilgilerinin yabancı servislere gitmesinin sebebi de Erdoğan’dır. 

Tutukluluk nedenleri ne: Kaçma şüpheleriymiş. Suçlular kaçar, bunlar suçlu değil ki.

Müyesser Yıldız, Ankara’da hapiste… İşin garip tarafı, hala iddianamesi hazırlanmıyor. Neden hazırlanmıyor, Trump’ın Merkel’in mi telefon etmesi lazım. Kimin bir günde yargılanıp Almanya’ya gönderildiğini herkes biliyor.Aynı şekilde Erdoğan’ın emirlerinin dışına çıkmayan RTÜK de Tele 1’e 5 gün kapatma cezası veriyor. Suçu ne; gerçekleri halka anlatmak… Gerçeklere tahammül edemiyorlar, korkuyorlar. Kimin gücüyle RTÜK’ün gücüyle. 

SANA BİAT ETMEYECEKLER

Osman Kavala neden içeride? AİHM hak ihlali var diyor. Erdoğan istedi diye içeride. Selahattin Demirtaş... AİHM tahliye edilmesi lazım diyor. Anayasa'ya göre de AİHM kararlarının iç hukuka üstünlüğü var. Erdoğan diyor ki uygulamayın. Niçin? Selahattin Demirtaş 'seni başkan yaptırmayacağız' dedi. Madem sen beni yaptırmayacaksın o zaman içeride kalacaksın diyor. Sanıyor ki Osman Kavala da Selahattin Demirtaş da ben ettim sen etme diyecekler. Asla demezler.

Haksız yere içeride tutulanlar içeride kaldıkları süreyi göğüslerinde hep bir şeref madalyası olarak taşıyacaklardır. Adaletsizliğe karşı en büyük mücadeleyi bedel ödeyerek biz yerine getirdik diyeceklerdir.