Çiçeklerin arasında öldü

Bağdat Caddesi’nde bir BMW, Mehmet Emin Kaya’yı 18 yıldır sattığı çiçeklerin ortasında öldürdü. Yanında Orhan Pamuk’un “Sessiz Ev” romanı ve kardeşlerinin eğitimi için göndereceği 50 lira vardı.

18 Temmuz 2015 Cumartesi, 21:00
Abone Ol google-news

Mehmet Emin Kaya’yı ölüm 18 yıldır satıcılığını yaptığı çiçeklerin ortasında buldu. Kaya, çiçeklerin ortasında can verirken Orhan Pamuk’un “Sessiz Ev” romanı sağında, kardeşlerinin eğitimi için İzmir’e göndereceği 50 lira kazancı da cebinde kaldı.

Yarış pistine çevrilen Bağdat Caddesi’nin kaldırımları bile artık yayalar için güvenli olmaktan çıkmış durumda. Bağdat Caddesi sahil yolu boyunca hız tutkunu sürücülerin ve onlara göz yuman kamu görevlilerinin yarattığı trafik terörü, son kurbanını da 11 Temmuz günü aldı. Yarış yapan BMW marka bir araç kontrolden çıkmış kaldırımdaki çiçek tezgâhına çarparak durmuştu. Tezgâhın içinde de 18 yıldır satıcılık yapan Mehmet Emin Kaya vardı. Kaya, 1981 yılında İstanbul’da dünyaya gelmişti. Mehmet henüz kundaktayken Kaya ailesi memleketleri olan Malatya’ya taşınmayı planladı. Ardından Kaya’nın annesinin bir doğum yapması ve Malatya’da geçim sıkıntısı yaşama kaygısıyla aile rotasını İzmir’e çevirmişti. Mehmet Emin ilk, ortaokulu İzmir’de tamamladı. Lise eğitimine de İzmir’de başlayan Mehmet Emin Kaya 1996 yılında geçim sıkıntısı çeken ailesine destek olmak için “taşı toprağı altın” diyerek İstanbul’a akrabalarının yanına taşındı.

Üniversite bitirdi

Bağdat Caddesi üzerinde çiçek satmaya ilk 16 yaşında başladı Kaya. Bir yandan eğitimine devam ediyor bir yandan da çiçeklerini satıyordu. Lise bitti üniversite sınavına giren Mehmet Emin Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü’nü kazandı. Açıköğretim programıyla üniversite eğitimini tamamlarken de çiçek satmaya devam etti. 2009 yılında üniversiteden de mezun oldu. KPSS sınavlarına hazırlanıp memur olmayı da denedi, polis okulları sınavına girip polis olmayı da... İki hayali de sonuca ulaşmayınca, “Daimi sigortalı iş olsun yeter” diyerek muhasebe bürolarından, sigorta şirketlerine kadar çalmadık kapı bırakmadı. İş arama sürecinde de çiçeklerini satmaya devam etti. Kartal’da kiraladığı tek göz evde yaşıyordu.

Kardeşleri için...

İzmir’de pazarcılık yapan babası artık pazara çıkamıyordu. Kaya’nın 5 kardeşi de İzmir’de ailesiyle yaşamaya devam ediyordu. Babasının dışarıdan ödeyerek sağladığı emekli maaşı ailenin yaşamlarını idame ettirmelerini sağlıyor, Kaya’nın tezgâhının kazancı da kardeşlerin okumasını... Kaya’yı ölüm hem kardeşlerini hem de kendi eğitimini sağlayan bu tezgâhın önünde gece 03.30’da buldu. Kaya o gün tezgâhını toparladıktan sonra evinin yolunu tutmadan önce bankaya gidip kardeşleri için babasının hesabına 50 lira para yatıracaktı.

Çiçekler onun için

Kaya’nın en sevdiği yazar Orhan Pamuk’tu. Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romanındaki “Ben ağacın kendisi değil, manası olmak istiyorum” dizeleri de Kaya’nın dilinden düşmeyen dizelerdi. Ölüm günü de Kaya’nın sağında yine Pamuk’un “Sessiz Ev” romanı vardı. Şimdi Çiçekçi Mehmet’in öldüğü yerdeki duvarda “Çiçekçi Mehmet buradaydı” yazıyor. Kaldırımın üstünde duran çiçekler de artık Mehmet Emin’in sattığı değil, anısına bırakılan çiçekler. Mehmet Emin’in yaşam hikâyesini dinlediğimiz İstanbul’da yaşayan dayısı Mehmet Tunç’un da tek temennisi yeğeninin yaşamını lüks otomobiliyle son buldurtan İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Murathan Ö.’nün cezasını çekmesi. Kaya’nın avukat dayısı Mehmet Tunç yeğeninin ölümüne ilişkin davada adaletin peşine düşecek.