Çin işkencesi

Dünyanın parlayan yıldızı olarak anılan Çin’in yaldızları dökülmeye başladı. ‘Çin küresel ekonomiyi yavaşlama dalgasına sokacak’ endişesi piyasaları çökertti.

24 Ağustos 2015 Pazartesi, 22:49
Abone Ol google-news

Dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin’de yavaşlama problemi giderek büyürken, bunun bir virüs gibi yayılarak küresel ekonomiyi etkileyeceği endişeleri artıyor. Ülkede devalüasyon ve arka arkaya gelen zayıf veriler yatırımcıları korkuturken, artık daha görünür hale gelen depresyon kâbusunun nedenleri ve sonuçlarını New York Üniversitesi’nden Dr. Ümit Akçay ve İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdürü Şant Manukyan ile konuştuk.

Krizin son aşaması

Ümit Akçay, içinden geçtiğimiz dönemi 2008’de başlayan küresel ekonomik krizin üçüncü evresi olarak tanımlamak gerektiğine dikkat çekiyor. Akçay, Çin’de yaşananları şöyle tanımlıyor:

“2008’de Lehman Brothers’ın iflası sonrası krizin ilk aşaması başladı. Bu süreçte ABD hızla krize müdahale etti ve önce kurtarma, ardından da destekleme paketleriyle finansal sektörün borcunu toplumsallaştırdı. Ancak küresel finans sisteminin entegre yapısı nedeniyle kriz ABD ile sınırlı kalmadı. İkinci aşama krizin Avrupa’ya sirayet etmesiyle yaşandı. Firmalardan devletlerin iflasları aşamasına geçildi. Avrupa bu krizden hâlâ çıkamamışken üçüncü aşamaya geçtik. O da krizin derinleşmesi. Bu aşamada artık krizin dünyaya yayılması tamamlandı. Çin gibi üretim üslerinde durgunlaşma daha belirgin hale geldi.”

1994’ten daha kötü

Gelecek dönemde ABD Merkez Bankası (Fed) ve diğer büyük merkez bankalarının 2008’den beri uyguladığı kredi genişlemesi ile ileriye ötelenen krizin derinleşebileceğini belirten Akçay şöyle devam etti: “Kredi genişlemesiyle yüzdürülmeye çalışılan küresel ekonominin karaya oturması gündeme gelebilir. Başta Fed, büyük merkez bankalarının bu sefer gelen dalgayı engellemek için kullanabilecekleri bir faiz silahı yok. Üretken yatırımlar tahrip olacak. Bu durgunluğun daha da yayılması anlamına gelebilir. Süreç 1994 Asya Krizi gibi bir bölgeyle sınırlı kalmayacak. Asya piyasaları 1994 krizinden sonra küresel finansal mimariye dahil edildi. Bu nedenle sistemin bir yerinde çıkan sorun hızla diğer noktalara yayılacak.

AKP farkında değil

Türkiye’de ekonomi yönetiminin özellikle Ekonomi Bakanı’nın yaptığı açıklamalara dikkat çeken Akçay, “Gelen bu dalganın büyüklüğünün ve ciddiyetinin kavrandığından emin olamıyorum. İthalatta vergi indirimleri, kredi kartı sınırlamalarının gevşetilmesinin gündeme gelmesi gibi tali adımlar atıldı ancak bu önlemlerin gelen dalgayı karşılaması mümkün değil” dedi.

Piyasalarda büyük çöküş

Çin’in tetiklediği küresel yavaşlama korkusu şimdiden emtia fiyatlarında düşüşe neden olurken, dünya borsalarını da dibe çekti. Asya’dan Avrupa’ya, ABD’den Türkiye’nin de aralarında olduğu gelişen ülkelere kadar dünyanın dört bir yanında borsalar rekor kayıplar verdi. Petrol fiyatları yüzde 4’ün üzerinde düştü.

Tarihi kayıplar

Çin’de borsalar yüzde 9’a yakın düşüş kaydederken bu, 2007 yılındaki finansal krizden bu yana en keskin düşüş oldu. Haziran ayında yılbaşına kıyasla yüzde 50 artıda olan endeksler yılbaşı seviyelerine geriledi.

Asya borsaları Çin borsalarında üç aydır devam eden düşüşün kontrolden çıkacağı kaygılarıyla üç yılın dibine indi. Avrupa borsalarında kayıplar gün içinde yüzde 6’yı aştı. Küresel finansal krizin en ağır döneminin yaşandığı Ekim 2008’den bu yana en sert düşüş yaşandı.

ABD’de sert düşüş

Avrupa’nın 300 büyük şirketini izleyen FTSEurofirst 300, yüzde 5.44 gerilerken, endeksteki şirketlerin piyasa değerindeki kayıp 400 milyar Avro’yu geçti. ABD borsaları da keskin düşüşle açıldı. Açılışta Dow Jones yüzde 3.25, Standard&Poor’s 500 Endeksi yüzde 3.43, Nasdaq da yüzde 8.32 çakıldı. Güvenli liman olarak görülen ABD ve Alman devlet tahvili faizleri geriledi, yen ve Avro ise dolar karşısında keskin değer kazandı. Merrill Lynch’in raporuna göre geçen hafta küresel hisse senedi fonlarından 8.3 milyar dolar kaçtı.

Türkiye’de hisse senetleri çakıldı

Türkiye’deki kayıplar dış finansman açığı ve siyasi belirsizliklerin etkisiyle ağır oldu. Küresel hisse piyasalarının keskin gerilemesine paralel olarak Borsa İstanbul da kayıplarını gün içinde yüzde 5’in üzerine taşıdı.

Dolar 6 kuruş arttı

Gün içinde 69 bin 797 puana kadar gerileyen BIST-100 2014 Mart sonu seviyelerine geriledi. ABD borsaları öncülüğündeki toparlanmanın desteğiyle Avrupa borsalarıyla beraber kayıplarının bir kısmını telafi eden endeks yüzde 3.33 kayıpla 71 bin 342 puandan kapandı. Geçen hafta 2.92 civarında tamamlayan dolar/ TL ise gün içinde 2.98’i aştı. İki yıllık gösterge faiz yüzde 11’i geçti.

Gelişen ülkeler zaten krizde

İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdürü Şant Manukyan ise Çin’deki problemlerin sadece borsayla sınırlı olmadığını, ülkede çok birikmiş ciddi bir problem olduğunu söyledi. Manukyan şu değerlendirmeyi yaptı: “Çin’in önceki büyüme oranları sürdürülemezdi. Devalüasyonlar ve biraz daha kötüleşen verilerle piyasa bunu net görmeye başladı. Çin merkez bankasının adım atsa da bu gerçeği değiştirmeyecek. Çin bundan önceki 10 yıllık büyüme modelini değiştirecek. Bunu değiştirirken de büyüme hızı yüzde 3’lere 4’lere gerileyecek. Hemen gerilemesiyle zamana yayılmış bir gerileme arasında bir seçim yapabiliriz ama gerilememesi gibi bir alternatifi yok. Ama yuanın ayarını kaybederlerse dünya açısından çok tehlikeli bir hadise olur. Deflasyon ihraç etmeye başlarlar. Zaten ordaki üretici enflasyonu 42-44 aydır çok ekside. Çok daha sert bir deflasyon dalgası getirmiş olur. Fed, eylülde faiz artıracak. Amerika faiz artırmadan bir krize girmeyecek. Zaten şu anda gelişen piyasalarda bir kriz var. Küresel ticarette son 10 yılların en düşük büyümesi bekleniyor. Gelişen piyasalardan gelen bir ekonomik kriz var. Amerika bir, bir buçuk sene daha kendisini kurtaracak.”