Çok problemli liseler!

KOBİ'lere ucuz işgücü kaynağı olarak görülen çok programlı liselerde öğretmen de öğrenci de mutsuz.

16 Mart 2013 Cumartesi, 09:25
Abone Ol google-news

Türkiye’nin “Çok Programlı Liseleri’’, Güney Afrika Cumhuriyeti’nde siyahların, ABD’de Afro Amerikalı’ların ya da Avrupa’da göçmenlerin çocuklarının devam ettiği okullar gibi. Ezilmişlik ve dışlanmışlık duygularının hakim olduğu bu okullar, eğitim sisteminin en dezavantajlı okulları olarak nitelendiriliyor.

561 çok programlı lisede, 95.235 erkek,75.319 kız olmak üzere 170.550 öğrenci öğrenim görüyor, 10 bin öğretmen görev yapıyor. Bu okullarda bir dersliğe 24, bir öğretmene ise 21 öğrenci düşüyor. Eski Eğitim Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer, bu liselerde yaşananlara ayna tutmak amacıyla idareci ve öğretmenlerin değerlendirme ve katkılarıyla bir rapor hazırladı. Rapora göre, çok programlı liseler, nüfusu az ve dağınık yerleşim birimlerinde çevrenin ihtiyacına göre temel eğitim üzerine 4 yıllık ortaöğretim programları uygulanmak üzere yaşama, mesleğe ve yükseköğretime öğrenci hazırlamak üzere kuruldular. Çok programlı liseler, bünyesinde birden fazla lise türünü; genel lise başta olmak üzere meslek lise türlerinin tamamını barındıran okullar. Diğer liselerde uygulanan programların tamamı bu liselerde de uygulanıyor ve esas olarak ilgiye ve isteğe bağlı program seçilmesi amaçlanıyor. Ancak mesleki eğitimin sağlıklı yürütülebilmesi için sadece derslik ihtiyacının giderilmesi yeterli değil, yeterli sayıda ve yeterli niteliklere sahip atölye ve laboratuvarların da kurulması gerekiyor. Çok programlı liselerin bu özellikler; açısından diğer okulların çok daha gerisinde bulunduğu da bir başka gerçek.

Rehber öğretmenlerin kaleminden çok programlı liselerde durum: “Çocuklarda, yerel kültürün yaratığı geleneksel tutum ve alışkanlıklar yaygın. Ezilmişlik ve dışlanmışlık duygusu hâkim. Rehber öğretmen ihtiyacı çok. Ailelerin eğitim ve gelir düzeyleri çok düşük. Çocuklarda; benlik ve kişilik gelişimi oldukça yavaş ve antisosyal davranışlar görülüyor, kişilik gelişiminde gecikmelere, özgüven yoksunluğuna rastlanıyor.”

 

Okul değil uyum kampı

Diğer öğretmen ve idarecilerin gözlem ve izlenimleri:

• Fiziki yetersizliklerle birlikte öğrenme koşullarının ortadan kalktığı okullar olarak Nasrettin Hoca’nın budadığı ‘kafaya göre okul’ dur. Türkiye eğitiminin artık neye göre ve nasıl belirleneceği tartışmasını bitiren ‘uyum kampları’dır artık ÇPL’ler.

• Kontrol edilebilir ‘baldırı çıplaklar’ yaratmanın diğer adıdır ÇPL. Okulların atölye, bilim odaları, spor alanları, kantin, sanat-kültür salonları ve sınıfları konusunda eğitimin fiziki eksikleri başta olmak üzere öğrenme ediminin yapılması için hiçbir alanı yeterli olmayan bir olgudur ÇPL’de eğitim.

• Başarısızlık ve niteliksizlik üzerinden yeni yapılanmanın ihtiyaç haline getirilmesi projesidir bu. Üniversite sonuçları ile başarı grafikleri çöküntü halinin resmini çizmektir.

• Öğretmenleri mesleki yabancılaşmanın kucağına iten kaosun öğrenciye yansıması, hedefsizlik ve mutsuzluktur.

• Hükümetin gözde okulları olan imam hatip liseleri sürekli gündem de tutulurken, çok programlı liselerin görmezden gelinmesini oldukça manidar karşılamaktayız. Okullarımızda genellikle kırsal bölgelerden ve yoksul halk çocukları okumaktadır.
\t