Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘açıkça ikaz ediyoruz’ dedi ve uyardı: Buyrun çıkın meydana

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, video konferansla katıldığı Amasya Çevre Yolu'nun açılış töreninde, "Ülkemize karşı ne siyasetle, ne diplomasiyle, ne sağduyuyla, ne akılla bağdaşan sözler sarf eden davranışlar sergileyenleri açıkça ikaz ediyoruz; Şayet bizim ödediğimiz bedelleri göze alıyorsanız buyurun çıkın meydana” dedi.

25 Temmuz 2020 Cumartesi, 17:13
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘açıkça ikaz ediyoruz’ dedi ve uyardı: Buyrun çıkın meydana
Abone Ol google-news

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amasya Çevre Yolu'nun açılış törenie video konferans yöntemiyle katıldı. 

“TÜRKİYE’NİN TÖKEZLEMESİNİ BEKLEYENLERİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATTIK”

Törende konuşan Erdoğan, dünya salgın hastalıkla boğuşurken sadece en yüksek standartta sağlık hizmeti vermekte kalmadıklarını, aynı zamanda açılışlar ve temel atmalar yaparak, Türkiye’yi kalkındırmaya devam ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Aynı şekilde sınırlarımız içinde ve dışında, karada, denizde havada ve her yerde, milletimizin ve ülkemizin, dostlarımızın hakkını hukukunu çıkarlarını savunduk. Irak’tan Suriye’ye, Libya’dan Ege’ye kadar nerede ülkemize yönelik bir tehdit varsa hiç tereddüt etmeden gidip, gücümüzü ve kararlılığımızı ortaya koyduk. Ekonomimize kurulan tuzakları birer birer bozarken, sağladığımız desteklerle milletimizin her kesiminin yanında olduğumuzu gösterdik. Maruz kaldığı her saldırının ardından Türkiye’nin tökezlemesini, diz çökmesini bekleyenleri hamdolsun bu süreçte bir kez daha hayal kırıklığına uğrattık. Ülkemizin önünde, salgın sonrası yeniden yapılanacak küresel siyasi ve ekonomik sistemde, çok önemli bir yer edinme imkanı doğmuştur. Daha düne kadar sürekli gizli, açık yaptırım ambargo bedel ödetme tehditlerine maruz kalırken bugün herkesin birlikte çalışmak, fırsatları birlikte değerlendirmek istediği bir ülke haline geldik.”  

“GAYELERİ AYASOFYA VE DOĞU AKDENİZ DEĞİL”

Erdoğan, "Egemenlik haklarımızın kullanımı konusunda attığımız adımlar, zahiri birtakım itirazlar dışında, genel olarak kabul görmekte, saygıyla karşılanmaktadır. Son günlerde çok fazla gürültü çıkaran ülkelerin gayelerinin, Ayasofya veya Doğu Akdeniz değil, bizatihi Türk Milleti’nin ve Müslümanların bu coğrafyadaki varlığı olduğunu zaten biliyoruz. Bu gerçeği yavaş yavaş herkes görmekte, tutumunu ve söylemini dengeli hale getirmektedir” dedi.  

“MAKROEKONOMİMİZİ SAĞLAM TEMELLERE OTURTTUK”

Türkiye’nin bugün her alanda sergilediği onurlu ve sonuç alıcı duruşa öyle kolay gelinmediğini dile getiren  Erdoğan, şöyle konuştu:

“Eskiler, ‘Düt demeye dudak ister’ derler. Ülkemiz ve milletimiz adına bağımsız ve haysiyetli bir politika ortaya koyabilmeniz için bunu sağlayacak siyasi, ekonomik, askeri, diplomatik güce sahip olmanız gerekir. Siyasi istikrarsızlık içinde çırpınan bir ülke böyle yapamazdı. Bunun için milletimizin desteğiyle Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini hayata geçirdik. Ekonomik olarak dibe vurmuş bir ülke böyle yapamazdı. Geçtiğimiz 18 yılda attığımız adımlarla hem alt yapımızı güçlendirdik hem makroekonomimizi sağlam temellere oturttuk. Askeri bakımdan tamamen dışa bağımlı bir ülke böyle yapamazdı. Bunun için bir yandan savunma sanayimizi geliştirirken diğer yandan ordumuzu milli çizgide güçlendirdik. Diplomatik kabiliyetleri gelişmemiş bir ülke böyle yapamazdı. Dış politikamızda uluslararası her platformda sözü geçen bir anlayışı yaygın ve etkin diplomatik kanallarımızla hakim kıldık. Bütün bunlar bir araya geldiğinde, güçlü ve büyük Türkiye vizyonumuz yavaş yavaş ete kemiğe bürünmeye, fiili neticelere dönüşmeye başladı.” 

“AÇIKÇA İKAZ EDİYORUZ”

"Türkiye’nin attığı adımlara karşı yüksek sesle itiraz edenlerin, sahada herhangi bir varlık gösterememelerinin sebebi, ülkemizin her alanda sahip olduğu gücü görmeleridir" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Elbette elde ettiğimiz her kazanım için büyük bedeller ödedik. Ama bu millet tarihinin hiçbir döneminde hedeflerine ulaşmak için bedel ödemekten çekinmemiştir. Ölürsek şehit, kalırsak gaziyiz anlayışıyla mücadele koşan bir milletin önünde duracak hiçbir güç yoktur. Terörle mücadeleden, 15 Temmuz’a ve sınır ötesi harekatlarımıza kadar bu duruşumuzu her kritik hadisede tekrara tekrar gösterdik. Ülkemize karşı ne siyasetle ne diplomasi ile ne sağduyu ile ne akılla bağdaşan sözler sarf eden davranışlar sergileyenleri açıkça ikaz ediyoruz. Şayet bizim ödediğimiz bedelleri göze alıyorsanız buyurun çıkın meydana. Böyle bir niyetiniz yoksa bir an önce müzakere kanallarını açın.”  

“GEREKİRSE DAHA FAZLASINI YAPMAKTAN ÇEKİNMEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kimsenin hakkında, hukukunda, toprağında, denizinde, doğal kaynağında gözü olmadığını söyleyerek “Ancak kendi hakkımıza, hukukumuza, çıkarımıza da kimsenin el uzatmasına izin vermeyiz. Adil, akılcı, ahlaklı olan her türlü teklifi konuşmaya, değerlendirmeye, müzakere etmeye hazırız. Dayatmalar ve zorbalıklar karşısında vereceğimiz cevabı ise zaten sahada fiilen gösteriyoruz. Gerekirse daha fazlasını yapmaktan da çekinmeyiz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunun 100’üncü yıl dönümü olan 2023’e her alanda gelişmiş, güvenli, müreffeh bir şekilde ulaştırmakta kararlıyız. Bu yolda bizimle yürüyecek her dosta gönlümüz de kapımız da açıktır. Bize düşmanlık etmeye tuzak kurmaya önümüzü kesmeye çalışanlar ise hiç kusura bakmasından kendileri kaybederler. Dün Ayasofya’nın yeniden ibadete açılışı vesilesiyle Fatih Sultan Mehmet Han’ı rahmetle yad ettik. 25 Ağustos’ta Ahlat’ta, 26 Ağustos’ta Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını milletimize açan Sultan Alparslan’ı rahmetle yad edeceğiz” şeklinde konuştu.