Cumhurbaşkanlığı DDK'dan şok EPDK raporu

DDK'nın raporunda "Bazı Kurul üyelerinin, toplantı tarihlerine isabet eden 1-2 günlük yıllık izin kullandıkları görülmüştür. Üyelerin Kurul kararlarına iştirakten imtina ettikleri kanaati oluşturacak şekilde sık sık tek günlük izin kullanmaları uygulamasına son verilmesi ve geçerli bir sebep olmadıkça Kurul toplantılarının tamamına katılmalarının sağlanması yerinde olacaktır" denildi.

21 Mayıs 2010 Cuma, 15:05
Abone Ol google-news

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu işlem ve faaliyetlerini incelediği raporunda, EPDK üyelerinin sık sık 1-2 gün yıllık izin alıp toplantılara katılmadıklarını belirterek, bu duruma son verilmesini istedi. Raporda EPDK Başkan ve üyelerinin mal bildirimlerinin Kurumda herhangi bir inceleme ve kıyaslamaya tabi tutulmaksızın muhafaza edildiği belirtilerek, "Mal bildirimlerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından Kurum Başkanlığından teslim alınarak incelenmesi sağlanmalıdır. Öte yandan, Kurumda çalışan personelden bazılarının ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma ve sektörde faaliyet gösterme yasağına uymadıkları yolunda kuvvetli şüphelerin varlığı tespit edilmiştir" denildi. Petrol ve LPG piyasalarının, TÜPRAŞ ve Petrol Ofisi A.Ş.'nin devriyle birlikte tamamen özel sektör kuruluşlarının faaliyet gösterdiği piyasalar haline geldiğini kaydeden DDK buna karşın, bu piyasalarda, rekabeti engelleyen bazı hususların henüz giderilemediğini, mevcut durumun, kamu tekelinden bazı aşamalar bakımından özel sektör tekeline bir gidiş olduğu kanaatini güçlendirdiğini belirtti.

 

Özel sektör tekeline gidiş var iddiası

Cumhurbaşkanlığı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) 2006, 2007 ve 2008 yıllarındaki faaliyet ve işlemlerini denetledi. DDK raporunda elektrikte henüz hedeflenen düzeyde özelleştirmenin gerçekleştirilmediği belirtildi. Raporda, "Petrol ve LPG piyasaları ise, TÜPRAŞ ve Petrol Ofisi A.Ş.'nin devriyle birlikte tamamen özel sektör kuruluşlarının faaliyet gösterdiği piyasalar haline gelmiştir. Buna karşın, bu piyasalarda, rekabeti engelleyen bazı hususlar henüz giderilememiştir. Mevcut durum, kamu tekelinden bazı aşamalar bakımından özel sektör tekeline bir gidiş olduğu kanaatini güçlendirmektedir" denildi. Raporda şu satırlar yer aldı: "Petrol piyasasında kısmen mevzuat kaynaklı ve EPDK ya da diğer kamu kurumlarının uygulamaları nedeniyle tam rekabete izin vermeyen bir yapı oluşmuştur. Kamu tekelinden özel sektör esaslı yapıya geçilmesi sürecinde özelleştirmeler; kimi zaman özel sektör tekelini oluşturmuş ve aynı grubun rafinerici, dağıtıcı ve bayi olarak faaliyet gösterdiği dikey bütünleşik yapılar ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, mevcut oligopolist yapıların giderilmesi amacıyla; dağıtım/bayilik yöntemi, minimum satış sınırı, istasyonsuz bayilik ve serbest kullanıcı uygulamalarının gözden geçirilmesi ve ithalatın önündeki engeller ve zorlaştırıcı gümrük uygulamalarının ortadan kaldırılması gerekmektedir."

Kömürde yetersizlikler bulunduğu, güneş ve rüzgar enerjisine geçilmede çekingen davranıldığı, biran önce nükleer santral kurulması gerektiği belirtilen raporda, "Elektrik piyasasında, çözümü gittikçe imkansız hale gelmekte olan kurumlar arası borç sarmalı oluşmuştur. Sorunun çözümü için ilgili kurum ve kuruluşların bir an önce ortak çalışma yapmaları gerekmektedir. Doğal gaz piyasasında rekabetçi bir ortamın sağlanmasını teminen kontrat devirleri yoluyla BOTAŞ'ın piyasa payının %20'nin altına düşürülmesine ilişkin Kanuni sure dolduğu halde anılan şirketin piyasa payının hala %70 duzeyinde olduğu tespit edilmiştir" denildi.

Rapora şöyle devam edildi: "Petrol ürünlerinde ulusal stok tutulması konusunda aksaklıklar ve kamu menfaatine aykırı uygulamaların bulunduğu anlaşılmıştır. Aksaklıkların giderilmesi için; özelleştirme sonucu özel mülkiyete geçen TÜPRAŞ'ın kontrol ve muhasebesine bırakılmış olan gelir payı hesabının kamu kurumlarından birinin yönetimine verilmesi, Ulusal Petrol Stoğu Komisyonunun etkin çalışmasının sağlanması, ulusal stoğun verimli kullanılması için lisanslı depoculuk ve benzeri modeller üzerinde çalışılması gerekmektedir."

Doğalgaz sorunu

Türkiye'de ithal edilen doğal gazın sadece yüzde 5.7'sinin depolanabildiği, bu durumun Avrupa ülkelerinin çok gerisinde olduğu, yasanın öngördüğü miktarın yarısına bile ulaşılamadığı belirtilen DDK raporunda, "Kanuni zorunluluk olan yüzde 10'luk miktarın bile yetersiz olduğu değerlendirildiğinde; bir an önce kanuni miktarda depolamaya imkan verecek yatırımların yapılması ve akabinde zorunlu depolama oranının artırılması uygun olacaktır" denildi. Raporda, "EPDK, elektrik, doğal gaz, petrol ve LPG piyasalarının, uygun fiyat ve kaliteli enerji teminini mümkün kılacak şekilde, tamamen rekabete dayalı bir ortamda piyasa şartlarında işlediği bir yapıya geçişi sağlamak amacıyla kurulmuştur. Ancak gelinen noktada sistemin tam olarak başarılı olduğunu söylemek mümkün görülmemektedir" ifadesi yer aldı.

 

EPDK izinleri

DDK raporunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun yapısına ilişkin şu çarpıcı tespit ve öneriler de yer aldı.

- Görev süresi biten Kurul üyelerinin tekrar aynı göreve Bakanlar Kurulu kararıyla atanabilme olanağının bulunması, görev suresi sonunda tekrar aynı göreve atanmak isteyen Kurul üyelerinin görevlerini yaparken bağımsız/tarafsız hareket etme ve karar alma kapasitesini etkileyebilecek bir durum olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle üyelerin nitelikleri ve görev süresinin tekrar gözden geçirilmesi ve ikinci defa atanma imkanının kaldırılması gerekmektedir.

-Bazı Kurul üyelerinin, toplantı tarihlerine isabet eden 1-2 günlük yıllık izin kullandıkları görülmüştür. Üyelerin Kurul kararlarına iştirakten imtina ettikleri kanaati oluşturacak şekilde sık sık tek günlük izin kullanmaları uygulamasına son verilmesi ve geçerli bir sebep olmadıkça Kurul toplantılarının tamamına katılmalarının sağlanması yerinde olacaktır. Bu nedenle, Kurul üyelerinin Kurul toplantılarına düzenli katılımı ve uygulama birliğinin sağlanması acısından mazeret ve izin kullanımı ile Kurul toplantılarına ilişkin planlamaların sağlıklı yapılması amacıyla ilgili mevzuatın yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

- Kurulun aynı nesnel nedene dayanan bazı olaylarda farklı kararlar verdiği ve bazı kararlarda hukuka uygunluk, eşitlik ve istikrar ilkesinden uzaklaşıldığı kanaati edinilmiştir.

-Özel sektör kuruluşları tarafından üstlenilen Hidroelektrik Santrali (HES) projelerinin yatırıma dönüştürülmesi ve üretime başlanmasında gecikmeler yaşandığı; bazı firmaların aldıkları lisanslarla yatırıma girişmek yerine lisans ticareti yapma yoluna gittikleri anlaşılmıştır

-Akaryakıt kaçakçılığıyla ile mücadele için EPDK bütçesinden protokolcü kuruluşlara aktarılan ödeneklerin kullanımı konusunda Kuruma gerekli bilgilendirmelerin yapılmadığının tespiti üzerine Kurulumuzca talep edilen bilgi ve belgeler de ilgili kurumlarca tam olarak gönderilmemiştir. Denetimsiz ve hesap verilebilirlikten uzak bir şekilde harcandığı anlaşılan ödeneklerin kullanımları konusunda Başbakanlıkça inceleme/soruşturma yapılması/yaptırılması gerekmektedir. Öte yandan, protokolcu kuruluşların akaryakıt kaçakçılığını önleme konusunda kendi mevzuatları erçevesinde görevli oldukları dikkate alınarak EPDK'dan bu iş için ödenek aktarılması uygulamasına son verilmesi gerekmektedir.

-Ulusal Marker uygulamasının, tek başına akaryakıt kaçakçılığını önlemede yetersiz kaldığı anlaşılmaktadır.

-Akaryakıt test ve analizi laboratuvarı kurulması için EPDK'nın ödenek aktardığı üniversitelerin ihale ve inşaat süreçlerinde gecikmeler olduğu tespit edilmiştir. TUBİTAK'ın test ve analiz işlemlerindeki yığılmalar nedeniyle sonuçların çok geç alındığı, bu arada akaryakıt istasyonlarının kapalı kaldığı göz önünde bulundurularak söz konusu laboratuvarların bir an önce tamamlatılması gerekmektedir.

-"ÇED Olumlu Kararı" veya "ÇED Gerekli Değildir Kararı" alınmasına ilişkin yasal süreç tamamlanmadan üretim lisansı verilmesi ve konuya ilişkin mahkeme kararlarının uygulanmasında çeşitli sorunlar yaşandığı tespit edilmiştir.

-2009 yılı Haziran ayından itibaren iki ay süre ile geçerli kılınan, 'tavan fiyat' uygulamasının beklenen olumlu ve kalıcı etkiyi sağlamadığı görülmüştür.

 

AKP'li Denizli Belediyesi'nin işlemi

DDK raporunda AKP'li Denizli Belediyesi'nin bir işlemiyle ilgili bir pasajda "Kaçak akaryakıt denetimlerinde görev yapan protokolcü kuruluşların ihtiyacı için 2006 yılında gerçekleştirilen '232 Adet Araç Kiralama İhalesini' kazanan firmanın ihaleye tahrif edilmiş iş deneyim belgesi sunduğu, söz konunu tahrif edilmiş belgenin noter onaylı olduğu, İhale Komisyonunun usul kurallarına uymadığı ve iş deneyimi düzenleyen Denizli Belediyesinin yaptırdığı işin seviyesi bakımından hiç verilmemesi gerektiği halde iş deneyimi verdiği tespit edilmiştir. Yüklenici acısından ihaleye fesat karıştırma fiili yanında kamu personelinin ve noterler ile Denizli Belediyesinin konuyla olan ilgileri nedeniyle söz konusu hususlar ile ilgili olarak sorumluluğun ve sorumluların belirlenebilmesi amacıyla Başbakanlıkça inceleme/soruşturma yapılması/yaptırılması gerekmektedir" ifadeleri yer aldı.

 

EPDK yetki aşımında bulundu

-Kurulun otoprodüktörlerin piyasada satabilecekleri elektrik miktarına ilişkin 2006 ve 2007 yıllarında aldığı kararlarda yetki aşımında bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, söz konusu hususlar ile ilgili olarak sorumluluğun ve sorumluların belirlenebilmesi amacıyla Başbakanlıkça inceleme/soruşturma yapılması/yaptırılması gerekmektedir.

-Mevzuatında yazılı yükümlülüklerini yerine getirmediği denetimler sonucunda belirlenen firmalara, denetim raporları gereğince verilmesi gereken cezaların verilmeyerek konunun 2003 yılından bu yana ötelendiği tespit edilmiştir. Sektör paydaşlarının Kanun'un amaçları doğrultusunda hizmet vermelerini temin etmek amacıyla getirilen ve Kurula herhangi bir takdir hakkı tanınmayan kanuni müeyyideler uygulanmalıdır.

-Personel çalıştırma hususunda başlangıçta yapılan hatalar nedeniyle, Kurum için gerekli nitelikleri taşımayan ve gerekli sınavlardan geçmeyen personelin Kuruma alınmasına yol açıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan, Kurumda daire başkanı, grup başkanı, müdür, müdür yardımcısı unvanlarındaki bazı personelin, bu unvanların karşılığı olan ücretleri aldıkları halde fiilen bu işleri yapmadıkları tespit edilmiştir. Aynı zamanda, Kurumun değişik birimlerinde ve İstanbul İrtibat Bürosunda üst düzey kadro unvanına sahip personel atıl durumda tutulmaktadır.

Başlangıçtaki eleman alımı politikasına eleştiri

-Kuruma ait 19 Başkan Danışmanı kadrosunun 2009 yılı sonu itibarıyla 15 tanesinin dolu olduğu anlaşılmıştır. Aktif olarak görev yapmayan danışman kadrosundaki personelin ilgili oldukları kurum veya birimlere gönderilerek danışmanlık kadrosundaki gereksiz fazlalığa son verilmelidir.

-Kurul Başkan ve üyelerinin mal bildirimlerinin Kurumda herhangi bir inceleme ve kıyaslamaya tabi tutulmaksızın muhafaza edildiği görülmüştür. Mal bildirimlerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından Kurum Başkanlığından teslim alınarak incelenmesi sağlanmalıdır. Ote yandan, Kurumda çalışan personelden bazılarının ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma ve sektörde faaliyet gösterme yasağına uymadıkları yolunda kuvvetli şüphelerin varlığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, söz konusu kişilerin sektörde faaliyet yasağına ve ticari faaliyette bulunma yasağına aykırı davranıp davranmadıklarının tespit edilmesi amacıyla Kurumca inceleme/soruşturma yapılması ve adı gecen kişilerin mal varlıklarında artışın olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.