Cumhuriyetçilerin büyük buluşması

"Cumhuriyet bir okuldur" sözü vardır Babıali'de. Her ne kadar bugün Babıali yok olsa da medya dünyasında neredeyse her gazete, televizyon ya da internet sitesinde mutlaka yolu bir şekilde Cumhuriyet'ten geçmiş bir gazeteci mutlaka vardır. Cumhuriyet öyle bir okuldur ki, bir yıl da on yıl da çalışan kendisini her daim Cumhuriyetçi görür.

03 Kasım 2012 Cumartesi, 11:01
Abone Ol google-news

Önceki gün İstanbul Cağaloğlu'ndaki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Lokali, eski yeni tüm Cumhuriyetçilerin buluşmasına sahne oldu.

Aslında her şey gecenin mimarı Nurgün Erdinç'in bir kaç hafta önce gazeteyi ziyaret edip, "Neden bir araya gelmiyoruz" sözleriyle başladı. Cumhuriyet'in eski editörlerinden edebiyat dünyasının yeni yazarlarından Nurgün'ün çalışkanlığı sayesinde kısa sürede bir telefon zinciri kuruldu. Hakan Bayhan'ın hazırladığı davetiye metni mailden maile ulaştı. Sonuçta Cumhuriyetçilerin geçidine sahne olan gecede dostluklar tazelendi, hasret giderildi ve bol bol medya dedikodusu yapıldı. Atilla Dorsay elindeki fotoğraf makinasıyla geceyi ölümsüzleştirirken neşe içindeydi. Yalçın Bayer, Oktay Ekinci'yle sohbet ederken her zamanki gibi defterine notlar almakla meşguldü. İbrahim Yıldız, "yazıyı kim yazıyor" derken sitede gördüğünüz fotoğrafları çekmek yine eski bir Cumhuriyet fotomuhabirine Uğur Günyüz'e düştü. Unutulmaz sağlık muhabiri Gündüz İmşir'in herkese sağlık soruları sıralamasına kimse şaşırmadı. Füsun Özbilgen, şen kahkalarıyla ortalığı daha da şenlendirdi. Buluşma için o gün özellikle Ankara'dan gelen Ragıp Duran, haliyle valiziyle arzı endam etti. Fatih Güllapoğlu, yeni kitap projesini, Güner Sungurtekin Marmaris'teki emeklilik günlerinin güzelliğinden bol bol sohbet etti. Tan Oral'ın geceye özel hazırladığı karikatürler hem buluşmayı ölümsüzleştirdi, hem de katılanlara hoş bir sürpriz oldu.

Gecenin sonunda şöyle bir etrafa bakıp da "Bu kadar insan aynı anda aynı gazetede olsa ne olur?" diyenlerin sayısı tahmin edebileceğiniz gibi oldukça fazlaydı.

Bu ilk buluşmaydı, bir çok arkadaşımız haberdar olamadı belki. Ama gelenekselleşeceği müjdesini de buradan ben vermiş olayım.

 

Kimler vardı

Nurgün Erdinç, Ahmet Kurt, Asena Özkan, Güner Sungurtekin, Yalçın Pekşen, Güman Birincioğlu, Tan Oral, Mustafa Sağlamer, Faruk Özakbulut, Mehmet Saraç, Gündüz İmşir, Nihat Bük, Figen Atalay, Ayşe Yıldırım, Celal Başlangıç, Adalet Can, Hakan Bayhan, Metin Yener, Edibe Buğra, Nurgün Erdinç, Yalçın Bayer, Süleyman Sarılar, Süleyman Abay, Ruşen Çakır, Sanlı Ergin, İbrahim Yıldız, Atilla Dorsay, Tayfun Gönüllü, Figen Atalay, Fikret Eser, Erdal Güven, Ragıp Duran, Arzu Çakır, Hasan Ercan, Hıdır Ercan, Füsun Özbilgen, Sevim Ertemur, İpek Yezdani, Şule Kaya, Cengiz Yıldırım, Serpil Gündüz, Dinç Tayanç, Neşe Tayanç, Yahya Koçoğlu, Ali Er, Uğur Günyüz, İbrahim Ruhi Tamer, Halit Çatalorman, Şölen Karaman, Reha Işıtman, Şenay Çalışgan, Günseli Özaltay, Zafer Aknar, Mehmet Akif Göğüsgeren, Nihat Bük, Şirin Yığcı, Murat Yığcı, Mine Esen, Fatih Güllapoğlu, Dilek Ahıskalı, Kader Tuğla, Mustafa Çetin, Nuri Erman, Hasan İlhan, Atila Kuturman, Erol Barlas, Ergin Saymaz, Mücella Saymaz, Özlem Yüzak, Orhan Bursalı, Esra Karaveli, Azmi Karaveli, Oktay Ekinci, Kerem Ilgaz, Ender Erkek, Oktay Şimşek, Kamil Masaracı, Nuri Malkoçoğlu, Necmettin Yılmaz, Miyase İlknur, Naci Karaman, İdris Akyüz, Şerife İnce, Egemen Berköz, Serhan Hazan, Meltem Kerar, Ali Tevfik Berber, Gülşah Durak.

(İsmini yazmayı unuttuğum bir arkadaşımız varsa bir dahaki buluşmanın haberinde onu iki kez yazacağım, söz.)